Adalet Bakanlığınca, basında yer alan “af gibi düzenleme” haberinin gerçeği yansıtmadığı bildirildi.
“BAKANLIĞIN BÖYLE BİR ÇALIŞMASI YOK”
Bakanlıktan yapılan açıklamada, bir gazetede yer alan habere ilişkin, Adalet Bakanlığının gündeminde böyle bir çalışma ve hazırlığın olmadığı belirtildi.
İDDİALAR GERÇEĞİ YASNITMIYOR
Söz konusu haberde, “yapılacak düzenleme ile infaz sürelerinin eşitlenmesinin öngörüldüğü” ve düzenlemenin yasalaşması halinde “10 yıl hapis cezası alan bir hükümlünün, 5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra kalan süresini dışarıda geçirebilmesine imkan sağlanacak, halen cezasının yüzde 50’sini çekenlere de tahliye edilmeleri fırsatı getirilecek” iddiasının gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.
İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria’da son bir haftada gözaltına alınan yaklaşık 100 Filistinlinin “aranan kişiler” olduğu iddia edildi.
Açıklamaya göre, Batı Şeria’nın orta kesimindeki 15’ten fazla beldeye düzenlenen baskınlarda 38 Filistinli gözaltına alındı. İsrail ordusu, bu kişiler arasında Hamas mensuplarının bulunduğunu öne sürdü.
İşgal altındaki Batı Şeria’nın güneyinde yer alan El Halil kentinde 18, Beyt Umar beldesinde 22 Filistinlinin gözaltına alındığı bilgisine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, Kubatiye beldesinde 16, Burukin beldesinde de 6 Filistinlinin İsrail güçlerince gözaltına alındığı belirtildi.
İsrail’in Kanal 12 televizyonu, dün yayımladığı haberinde “İran’daki gelişmeler ışığında İsrail ordusunun, İran, Lübnan ve Batı Şeria’yı kapsayan üç ana cephede ani bir savaş ihtimaline karşı hazırlıklarını hızlandırdığını” aktarmıştı.
Filistinli insan hakları kuruluşları ise İsrail’in Batı Şeria’da gözaltı ve baskı politikalarını giderek artırdığına dikkat çekiyor.
Bu kuruluşların verilerine göre, 2025 yılında yaklaşık 7 bin gözaltı vakası kaydedildi. Bunların 600’ünün çocuk, 200’ünün kadın olduğu belirtildi.
İsrail’in 8 Ekim 2023’ten bu yana 21 bin kişiyi gözaltına aldığı, bunlar arasında 1655 çocuk ve 650 kadının bulunduğu ifade edildi.
Bu sayıya Gazze ve işgal altındaki 1948 topraklarından gözaltına alınanlar dahil edilmedi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Telegram hesabından yaptığı paylaşımında GUR Başkanı Budanov’u Kiev’deki çalışma ofisinde kabul ettiğini, kendisine Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanlığı görevini teklif ettiğini aktardı.
Ukrayna Devlet Başkanı, şu ifadeleri kullandı: “Ukrayna’nın şimdi güvenlik konuları, Ukrayna savunma ve güvenlik kuvvetlerinin geliştirilmesi ve diplomatik müzakerelere daha fazla odaklanması gerekiyor ve devlet başkanlığı ofisi öncelikle devlet için bu görevlerini yerine getirmekle görevli olacaktır. Ayrıca, Devlet Başkanlığı Ofisinin yeni başkanına, Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri ve diğer gerekli liderler ve kurumlarla işbirliği içinde, devletimizin savunma ve kalkınmasının stratejik temellerini ve atılacak sonraki adımları güncellemesi ve onay için sunması talimatını verdim.”
Budanov da Telegram hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Zelenskiy’nin teklifini kabul ettiğini bildirdi.
39 yaşındaki Budanov, “Ukrayna’ya hizmet etmeye devam ediyorum. Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanlığı görevini ülkeye yönelik sorumluluğumun yeni bir aşaması olarak görüyorum.” dedi.
GUR’da çalıştığı ekibine teşekkür eden Budanov, “Düşmanı yenmek, Ukrayna’yı savunmak ve adil bir barışa ulaşmak için üzerimize düşeni yapmaya devam etmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Zelenskiy, 28 Kasım 2025’te yaptığı açıklamada, Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak’ın görevinden istifa ettiğini açıklamıştı.
Yermak’a görev süresi boyunca yürüttüğü çalışmalar için teşekkür eden Ukrayna Devlet Başkanı, “Andriy, müzakere sürecinde Ukrayna’nın tutumunu her zaman olması gerektiği şekilde temsil etti. Bu tutum daima vatansever bir duruştu.” demişti.
Ukrayna Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) ile Uzmanlaşmış Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı (SAP) 28 Kasım sabah saatlerinde, yolsuzlukla mücadalesi kapsamında yürütülen bir soruşturma nedeni ile Devlet Başkanlığı Ofisi’nde arama yapıldığını bildirmişti.
The New York Times gazetesinin haberine göre Mamdani, dün yemin ederek göreve başlamasının ardından kendinden önceki dönemde atılan bazı adımlara karşı tedbir aldı.
Mamdani, imzaladığı kararnameyle, Adams’ın yolsuzlukla suçlandığı Eylül 2024’ten itibaren yürürlüğe koyduğu tüm kararnamelerini geçersiz kıldı. İptal edilen kararnameler arasında Adams’ın, yetkisini İsrail’e destek verme amacıyla kullandığı kararlar da bulunuyor.
Bunlar arasında geçen ay imzalanan bir kararname, kentteki kurumların İsrail’i boykot etmesini veya İsrail’den yatırımlarını çekmesini yasaklıyordu.
Adams’ın Haziran 2025’te imzaladığı bir diğer kararname ise Yahudi karşıtlığı (antisemitizm) kavramının İsrail’e yönelik belirli türden eleştirileri kapsayacak şekilde genişletilmesini öngörüyordu.
NEW YORK’UN İLK MÜSLÜMAN BELEDİYE BAŞKANI
Uganda doğumlu 34 yaşındaki Mamdani, 4 Kasım’daki seçimlerin resmi olmayan sonuçlarına göre “ABD’nin en büyük kentinin başına geçen son yüzyıldaki en genç ve ilk Müslüman isim” olmuştu.
CBS News kanalının verilerine göre seçimde 2 milyondan fazla kişi oy kullanmış, bunun “1969’dan bu yana kayda geçen en yüksek katılım oranı” olduğu vurgulanmıştı.
Mamdani, dün halka açık alanda binlerce New Yorklunun katıldığı törende, Kur’an-ı Kerim üzerine yemin ederek New York’un ilk Müslüman Belediye Başkanı olarak göreve başlamıştı.
ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), Meksika’nın Guerrero eyaletinde yer alan Rancho Viejo kentinin 4,3 kilometre kuzeybatısında 6.5 büyüklüğünde deprem meydana geldiği duyurdu.
Yerel saatle 07.58’de meydana gelen depremin derinliğinin ise 35 kilometre olduğu bildirildi.
Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) dışişleri bakanları, İsrail işgali altındaki Gazze Şeridi’ndeki yaşaması güç koşullara dikkati çekerek, insani yardım akışının kesintisiz sağlanması ve Refah Sınır Kapısı’nın her iki yönde de açılması çağrısında bulundu.
Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, Gazze’deki son duruma ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, Gazze’deki insani durumun şiddetli yağışlar ve fırtınalar dahil olmak üzere ağır, sert ve değişken hava koşullarıyla daha da kötüleştiğine dikkati çekilerek, yeterli insani erişimin sağlanamamaya devam etmesi, temel yaşam malzemelerindeki ciddi eksiklikler ve temel hizmetlerin iyileştirilmesi ile geçici konutların inşası için gereken temel malzemelerin girişindeki yavaşlık nedeniyle durumun endişeyle karşılandığı belirtildi.
Açıklamada, “Bakanlar, şiddetli hava koşullarının, özellikle yetersiz barınaklarda yaşayan yaklaşık 1,9 milyon kişi ve yerinden edilmiş aileler için mevcut insani koşulların kırılganlığını gözler önüne serdiğini vurgulamıştır.” ifadesine yer verildi.
Su altında kalan kamplar, hasar gören çadırlar, hasarlı binaların çökmesi ve soğuk havaya maruz kalmanın yanı sıra yetersiz beslenmenin, başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve tıbbi açıdan hassas durumda olan bireyler arasında görülen salgın hastalıklar nedeniyle sivillerin yaşamına yönelik riskleri önemli ölçüde artırdığına işaret edilen açıklamada, son derece zor ve karmaşık koşullar altında Filistinli sivillere destek olmaya ve insani yardım ulaştırmaya devam eden başta Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) olmak üzere tüm Birleşmiş Milletler (BM) kuruluş ve ajanslarının yanı sıra uluslararası insani sivil toplum kuruluşlarının (STK) çabalarının takdirle karşılandığı vurgulandı.
Açıklamada, “Bakanlar, Gazze Şeridi’ndeki insani müdahalede üstlendikleri asli rol göz önünde bulundurularak; İsrail’den, BM ve uluslararası STK’lerin Gazze ve Batı Şeria’da kesintisiz, öngörülebilir ve kısıtlamasız bir şekilde faaliyet gösterebilmelerini sağlamasını talep etmişlerdir.” ifadesi kullanılarak, bu kuruluşların faaliyet kabiliyetlerini engellemeye yönelik her türlü girişimin kabul edilemez olduğunun altı çizildi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 2803 sayılı kararına ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’nin geleceğine yönelik planına olan tam desteğin yinelendiği açıklamada, bakanlar, ateşkesin sürdürülebilirliğini sağlamak, Gazze’deki savaşa son vermek, uzun süredir insani acılar çeken Filistin halkı için onurlu bir yaşam temin etmek ve Filistin’in kendi kaderini tayin hakkı ile devletleşmesine giden güvenilir bir yol açmak amacıyla söz konusu kararların başarıyla uygulanmasına katkıda bulunma niyetlerini teyit etti.
Açıklamada, Filistin halkını şiddetli kış koşullarından korumak amacıyla dayanıklı ve onurlu barınma imkanlarının sağlanması da dahil olmak üzere erken toparlanma çalışmalarının derhal başlatılması ve bu çalışmaların kapsamının genişletilmesinin aciliyetine işaret edildi.
Uluslararası toplumun, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmeye; çadır, barınma malzemeleri, tıbbi yardım, temiz su, yakıt ve sanitasyon desteği de dahil olmak üzere temel ihtiyaç maddelerinin girişine ve dağıtımına yönelik kısıtlamaları derhal kaldırması için işgalci güç İsrail’e baskı yapmaya çağrıldığı açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bakanlar, Gazze Şeridi’ne, BM ve kuruluşları aracılığıyla, taraflardan herhangi birinin müdahalesi olmaksızın, derhal, tam ve engelsiz bir şekilde insani yardım ulaştırılması; altyapı ile hastanelerin rehabilitasyonu ve Refah Sınır Kapısı’nın Başkan Trump’ın Kapsamlı Planı’nda öngörüldüğü şekilde her iki yönde de açılması çağrısında bulunmuştur.”