1200x675-tapuda-206-milyon-islem-ve-168-milyar-tl-harc-geliri-ile-rekor-kirildi-1767260908427

Tapuda 20,6 milyon işlem ve 168 milyar TL harç geliri ile rekor kırıldı

2025 yılında ülkemizde tüm gayrimenkul türlerinde yaklaşık 3 milyon 333 bin gayrimenkul satış işlemi yapıldı. Toplam tapu harcı geliri ise 168 milyar 146 milyon 103 bin 75 lira ile rekor kırdı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Tüm gayrimenkul türlerinde 2024 yılında ülkemizde 3 milyon 43 bin gayrimenkul satış işlemi gerçekleşmişti. Bu yıl ise yaklaşık yüzde 10 artış ile 3 milyon 333 bin seviyelerine ulaştı. Toplam işlem sayısı da yine benzer bir artış oranı ile 20 milyon 523 bini aşarak tüm zamanların en çok işlem yapılan sayısına ulaştı. Yıllık harç gelirlerinde de rekor bir artış yaşandı. Tapu harç geliri geçen yıl 96 milyar 133 milyon seviyesinde iken, 2025 yılında yaklaşık yüzde 75 artış ile 168 milyar 146 milyon seviyesine yükseldi” dedi.

Tapuda 20,6 milyon işlem ve 168 milyar TL harç geliri ile rekor kırıldı

“EN ÇOK İŞLEM ARALIK AYINDA, İLK SIRA İSTANBUL’DA”

Aralık ayında toplamda 2 milyon 207 bin üzerinde tapu işlemi yapıldığı belirten Özelmacıklı, en çok tapu harcı gelirinin de 28 milyar 970 milyon lira ile yine Aralık ayında tahsil elde edildiğini söyledi. Özelmacıklı, “İller bazında yapılan işlem sayılarına baktığımızda İstanbul 1 milyon 931 bin tapu işlemi ve 48 milyar 288 milyon lira harç geliri ile ilk sırada yer aldı. Ankara 1 milyon 284 bin işlem ve 17 milyar 561 milyon lira harç geliri ile ikinci sırada, İzmir 880 milyon işlem ve 11 milyar 314 milyon lira gelir ile üçüncü sırada yer aldı. İstanbul’da toplam satış adedi 423 bin seviyesine yaklaşırken, en çok satış yapılan ilçe 37 bin 351 satış ile Esenyurt oldu. Ankara’da toplam satış sayısı yaklaşık 231 olurken, İzmir’de 156 bin seviyelerinde gerçekleşti” dedi.

Tapuda 20,6 milyon işlem ve 168 milyar TL harç geliri ile rekor kırıldı

“2026 YILINDA TAPU MASRAFLARI ARTIYOR”

2025 yılı için yeniden değerleme oranının yüzde 25,49 olarak tespit edildiğini ifade eden Özelmacıklı, “2026 yılı döner sermaye ücretlerine ilişkin güncel tarife cetveli yürürlüğe girdi. Döner sermaye ücreti hesabında esas alınan ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılan gösterge yeni yıl itibarı ile 2 bin 227 TL olacak. Bu bedel satıştan, ipoteğe tüm Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce sunulan hizmeti etkiliyor. Örneğin İstanbul’da sadece bir satış işleminden alınan döner sermaye ücreti 5 bin 323 TL’den 6 bin 681 TL’ye yükselmiş olacak. Yetki alanı dışı tapu işlemlerinde ise yetki verilen tapu müdürlüğünün yöresel katsayısı esas alınarak hesaplanan işlem ücretinin iki katı, döner sermaye ücreti olarak tahsil ediliyor. Ayrıca 2026 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerleri olarak, 2025 yılında uygulanan vergi değerlerinin iki kat fazlası esas alınabilecek. Bu durum nedeniyle de tapu harcı gelirlerinde rekor artışlar yaşanacak. Değerli konut vergisine ilişkin olarak da 2026 yılında eşik tutar 17 milyon 711 bin TL olarak uygulanacak. Rayiçlerdeki artış ile bu kapsamda birçok yeni mükellef oluşacak. Veraset ve intikal vergisi kapsamında da füruğ kapsamlı miras hisselerinde istisna tutarı 2 milyon 907 bin 136 liraya yükselmiş oldu. Konutlara ait çevre temizlik vergisi de su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle metreküp başına büyükşehir belediyelerinde 4 TL, diğer belediyelerde 3 TL olarak hesaplanacak” dedi.

Tapuda 20,6 milyon işlem ve 168 milyar TL harç geliri ile rekor kırıldı

“YETKİ BELGELERİNE YILLIK HARÇ GETİRİLDİ”

Taşınmaz ticareti kapsamındaki sözleşmeli işletmeler dahil yetki belgelerine getirilen yıllık harç uygulamasına da değinen Özelmacıklı, “Uygulama 1 Ocak itibarı ile başladı. İşletme ve sözleşmeli işletmeler için Büyükşehir Belediyesi sınırları için yıllık olarak 40 bin TL olarak uygulanacaktır. Ödemeler Ocak ayında yapılacak. Lakin örneğin 2026 yılı Aralık ayında yetki belgesi alan kişi hem Aralık’ta hem de Ocak’ta harç ödemek zorunda kalacak. Yetki belgesi başvurularından önce de makbuzun TTBS üzerinden yüklenmesi istenecek. Düzenleme mevzuata uygun şekilde faaliyet gösteren işletmeler için önemli bir mali yük oluşturacak. Türkiye genelinde yetki belgesine sahip yaklaşık 88 bin işletme bulunuyor. Bu yeni harç ile sözleşmeli işletme sayılarından özellikle iptallerin olacağını ve kayıt dışılığın artabileceğini düşünüyorum” dedi.

Tapuda 20,6 milyon işlem ve 168 milyar TL harç geliri ile rekor kırıldı

“TAPUDA EKSİK BEYAN CEZALARI 4 KAT ARTTI”

Gayrimenkul satışlarında gerçek beyanın esas alınması amacıyla yapılan düzenleme hakkında da bilgi veren Özelmacıklı, “Harçlar Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle tapu harcındaki eksik beyanın tespit edilmesi hâlinde uygulanacak vergi ziyaı cezası da 4 kat arttı. Bu kapsamda gayrimenkul alım-satımlarında beyan edilen bedel emlak vergisi değerinden az olmamak üzere tapu harcı hesaplanacak, gerçeği yansıtmayan beyanlarda aradaki fark için uygulanacak vergi cezası mevcut durumda yüzde 25 iken bir kat fazla uygulanacak. Gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak veya trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında da hükümdeki oran uygulanacak. Burada bir beyan affı düzenlemesi de bekliyoruz” dedi.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Tapuda 20,6 milyon işlem ve 168 milyar TL harç geliri ile rekor kırıldıTapuda 20,6 milyon işlem ve 168 milyar TL harç geliri ile rekor kırıldıTapuda 20,6 milyon işlem ve 168 milyar TL harç geliri ile rekor kırıldı
1200x675-spor-camiasi-filistine-destek-olmak-icin-galata-koprusunde-duzenlenen-eyleme-katildi-1767262583760

Spor camiası, Filistin’e destek olmak için Galata Köprüsü’nde düzenlenen eyleme katıldı

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) öncülüğünde Galata Köprüsü’nde düzenlenen etkinliğe, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, Türkiye Karate Federasyonu Başkanı Ercüment Taşdemir, Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, Fenerbahçe Kulübünün yönetim kurulu üyeleri Ertan Torunoğulları, Adem Köz, İlker Alkun ve Taner Sönmezer, Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Abdullah Kavukcu, sarı-kırmızılı futbol takımının teknik direktörü Okan Buruk, milli güreşçi Rıza Kayaalp, çok sayıda federasyon ve kulüpten yöneticiler ile sporcular katıldı.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türk milletinin her zaman mazlumun yanında olduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanımız, Gazze’de yaşanan soykırımı Birleşmiş Milletler kürsüsünde ve katıldığı uluslararası toplantılarda anlatmıştır. Halkımızın, Gazze için gösterdiği hassasiyet çok önemli. Halkımız da akın akın buraya geliyor.” ifadelerini kullandı.

Gösterdikleri hassasiyet dolayısıyla spor kulüplerine teşekkür eden Osman Aşkın Bak, “Sporun birleştirici gücü çok önemli. Gençlerimizin de bu davaya sahip çıkmaları çok önemli. Davası olmayan, meşguliyeti olmayan ve hedefi olmayan gençler süreci devam ettiremez. Bizim güçlü Türkiye’ye ihtiyacımız var. Spor kulüplerimizin tepkisi ortada. Türkiye’nin dört bir yanından gençlerimiz geldi. Tüm dünyaya bu tepkiyi göstermek istediler. Gazze’deki soykırıma karşıyız. Susmayacağız ve unutturmayacağız.” diye konuştu.

TAHA AKGÜL: “MÜSLÜMANLAR OLARAK BİZİM BİR BORCUMUZ VAR”

Taha Akgül de çok önemli bir eylemde bir arada olduklarını belirterek, “Tüm Türkiye, Filistin için bir araya geliyor. Spor camiası da burada. Biz de Türkiye Güreş Federasyonu olarak bu etkinliğe destek vermek istedik. Filistin halkını unutmamak gerekiyor. Sadece dünyanın sınavı değil bu, aynı zamanda ahiretin de sınavı. Müslümanlar olarak bizim bir borcumuz var. O görüntüleri izlediğimizde içimiz parçalanıyor. Şu anda orada sel felaketi de var. Elimizden hiçbir şey gelmiyorsa da en azından protesto etmemiz lazım.” şeklinde konuştu.

Türkiye Karate Federasyonu Başkanı Ercüment Taşdemir ise sporun sadece müsabakalardan ibaret olmadığını vurgulayarak, “Karate, disiplin, saygı ve adalet demektir. Haksızlığın karşısında, masumların yanında durmak insani bir sorumluluktur.” dedi.

Milli güreşçi Rıza Kayaalp, uzun süredir Filistin’de yaşananlardan dolayı vicdanının sızladığını dile getirerek, şunları söyledi:

“Biz evimizde rahat bir şekilde uyurken, orada soğukta ve dışarıda kalan çocukları görmek vicdanımızı sızlatıyor. Tüm dünya da bunu gördü. Herkes elinden gelen desteği vermeye çalışıyor ama daha fazlası lazım. Onları kurtarmak gerekiyor. Kendi çocuğumuza bakarken de aklımıza onlar geliyor. En kısa zamanda güzel günler görmeleri için onlara destek olmaya geldik. Yapabileceğimiz şey şu anda bu. İnşallah en kısa zamanda refaha ulaşırlar. Sonuçta din kardeşiyiz. Sadece bunun dinle alakası da yok. Dünyada herkes elinden gelen desteyi vermeye çalışıyor.”

OKAN BURUK: “ONLARIN ACILARINI PAYLAŞIYORUZ”

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk da Türk halkı olarak her zaman Filistin’in yanında olduklarını aktararak, “Onların acılarını paylaşıyoruz. Biz de kendi adımıza burada destek olmak istedik. Galatasaray’ın ve diğer takımların taraftarları burada. Çok anlamlı bir gün. Biz de onlara destek verdiğimizi göstermek istedik.” ifadelerini kullandı.

Abdullah Kavukcu ise Galatasaray’ı temsilen eylemde yer aldıklarını anlatarak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ve yolunda, bu zulme dikkati çekmek için buradayız. Bu zulmün son bulması için buradayız.” değerlendirmesinde bulundu.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Spor camiası, Filistin’e destek olmak için Galata Köprüsü’nde düzenlenen eyleme katıldıSpor camiası, Filistin’e destek olmak için Galata Köprüsü’nde düzenlenen eyleme katıldıSpor camiası, Filistin’e destek olmak için Galata Köprüsü’nde düzenlenen eyleme katıldı
1200x675-israilin-somaliland-hamlesi-yemeni-atese-verdi-suudi-arabistan-sahaya-indi-1767263158674

İsrail’in Somaliland hamlesi Yemen’i ateşe verdi: Suudi Arabistan sahaya indi

İsrail, 1991’de Somali’den tek taraflı olarak ayrıldığını ilan eden ancak uluslararası toplum tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmayan Somaliland’ı 26 Aralık’ta “ülke” olarak tanıdığını duyurdu.

Bu adım şiddetli bir uluslararası tepkiye neden olurken Afrika Birliği ve Arap Birliği kararın Somali’nin iç işlerine müdahale olduğunu belirterek bölgedeki ayrılıkçı hareketleri cesaretlendireceği uyarısında bulundu; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) konu üzerine yaptığı acil toplantıda çok sayıda ülke kararı kınadı.

İsrail basını, İsrail’in Somaliland’ın ardından “Güney Yemen”i de tanıyacağı yönünde haberlere imza attı. Maariv gazetesinde yayımlanan bir haberde, “İsrail, Somaliland’ın ardından Husilere karşı Kızıldeniz kıyısında stratejik işbirliği umuduyla, BAE’nin desteklediği Güney Yemen’deki grubu tanımayı düşünüyor.” ifadelerine yer verildi.

İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararı ve sırada “Güney Yemen”in olduğuna ilişkin iddiaların ardından Suudi Arabistan’ın 30 Aralık’ta Hadramevt’in Mukalla Limanı’nda BAE destekli GGK’ya yönelik saldırılar gerçekleştirmesi dikkati çekti.

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz Al Suud başkanlığında yine 30 Aralık’ta akşam saatlerinde toplanan Bakanlar Kurulunun yaptığı açıklamada, Yemen’deki saldırının yanı sıra İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararı reddedilerek “uluslararası hukuku ihlal eden ve tek taraflı ayrılıkçı fiilleri güçlendiren adım” olarak nitelendirilmesi iki olayın birbiriyle nasıl bir ilişkisi olduğuna yönelik soruyu gündeme getirdi.

Uzmanlar, Somaliland’ın stratejik önemini, İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararının arka planını ve Suudi Arabistan’ın Yemen’deki sadırısıyla bu olay arasındaki ilişkiyi AA muhabirine değerlendirdi.

SOMALİLAND, STRATEJİK KONUMUYLA ÖNEM ARZ EDİYOR

Afrika Boynuzu’nda Kızıldeniz’in Hint Okyanusu’na açıldığı Aden Körfezi’nin kıyısındaki Somaliland, ticaret ve güvenlik açısından stratejik konumuyla önem arz ediyor.

Bugün Somali olarak isimlendirilen ülkenin geçmişte hem kuzey hem güneyi sömürgeciliğin hedeflerinden biri olduğu gibi bugün de bölgesel ve küresel güçlerin dikkatini çekiyor.

Somalili bölgesel politika uzmanı Ahmed Mohamed Moge, geçmişte bölgenin kuzeyinin İngilizler, güneyinin ise İtalyanlar tarafından sömürgeleştirildiğine işaret ederek Somaliland’ın Aden Körfezi ile Kızıldeniz’in kesişiminde stratejik bir konumda olduğunu ve İsrail’in de bu konumdan faydalanarak Yemen’in batısını kontrol altında tutmayı planladığını söyledi.

Afrika boynuzunda birçok uluslararası aktörün etkin olduğunu ve hepsinin bölgeye farklı açılardan baktığını belirten Moge, Somali’nin Türkiye’nin son yıllarda yaptığı yardımlarla önemli adımlar attığını, İsrail’in ise bölgeyi istikrarsızlaştıracak bir karar aldığını ifade etti.

İsrail, dünya ticaretinde söz sahibi olmak istiyor

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Turhan, İsrail’in uzun, orta ve kısa vadeli hedefleri çerçevesinde bu kararı aldığını belirterek “Uzun vadede, İsrail’in temel amacı bölgede Somaliland üzerinden Süveyş kanalındaki küresel ticarette ben de varım demek.” ifadelerini kullandı.

Küresel ticaret hacminin 33 trilyon dolara ulaştığına ve bunun yüzde 12’sinin Babu’l Mendeb’den geçtiğine dikkati çeken Turhan, İsrail’in bu ticarette söz sahibi olma arzusunun yanı sıra bölgeye askeri üs kurma ihtimalinin olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Turhan, böylece İsrail’in Suudi Arabistan, Yemen, Etiyopya ve Somali gibi bölge ülkelerine de açık bir mesaj verdiğini, orta vadede ise Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır’ı Afrika Boynuzu’nda dengelemek istediğini kaydetti.

GAZZE’DEKİ FİLİSTİNLİLERİN SÜRGÜNÜ İÇİN DÜŞÜNÜLEN SOMALİLAND

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ocak 2025’te Gazze’deki Filistinlileri sürgün etme fikrini ortaya atmasından sonra İsrail bunu gerçekleştirebilmek için yoğun çaba sarf etti.

İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesi, Tel Aviv’in tanıma kararının ardından yayımlanan haberinde, İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad’ın uzun süredir Somaliland yetkilileriyle gizli görüşmeler yürüttüğünü aktarırken bölgenin Gazze’deki 1 milyon Filistinlinin sürgünü için ideal bir lokasyon olarak değerlendirildiğini de ileri sürdü.

Tel Aviv yönetiminin kısa vadedeki hedefinin Trump’ın Gazze planına aykırı olmasına rağmen Filistinlileri sürgün etme planına dayandığını ifade eden Doç. Dr. Turhan, İsrail’in Gazze’deki katliamları nedeniyle uluslararası alanda büyük itibar kaybetmesine rağmen Afrika kıtasını tamamen karşısına alma pahasına Somaliland’ı tanımasının, bunun tezahürü olduğunu kaydetti.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş da İsrail’in Gazze’deki Filistinlileri Somaliland’a sürgün etme fikrinin, burayı ülke olarak tanımasının temel motivasyonlarından olduğunu dile getirdi.

SUUDİ ARABİSTAN, İSRAİL’İN YEMEN’DE GGK’YI TANIMASINDAN ENDİŞE ETTİ

Suudi Arabistan’ın Yemen’de BAE destekli GGK’ye yönelik saldırısıyla görünür hale gelen Suudi Arabistan-BAE arasındaki anlaşmazlığın İsrail’in Somaliland’ı tanımasıyla ilişkisi olduğuna işaret eden Demirtaş, Suudi Arabistan’ın açıklamasında Somali’nin egemenliğine ve uluslararası hukuka vurgu yapıldığına dikkati çekerek “GGK’nin Yemen’i bölerek İsrail tarafından tanınma riski de karşımıza çıkıyor. Suudi Arabistan, Yemen’in bölünmesini istemiyor.” dedi.

Demirtaş, İsrail’in Somaliland’ı tanımasının bölgedeki diğer ayrılıkçı hareketlerle birlikte GGK’yi de cesaretlendirdiğini aktardı.

Suudi Arabistan’ın BAE’ye karşı gösterdiği tepkinin kendileri açısından “yerinde” olduğuna ve İsrail’e bir mesaj içerdiğine işaret eden Demirtaş, şunları söyledi:

“İsrail, Somaliland’ı tanımasıyla uluslararası sistemden beklediğini alamadı. Somaliland üzerinden bir test gerçekleştirdi. Başarılı olsaydı arkasından Sudan’da ve Yemen’de aynı şeyi yapacaktı.”

“SUUDİ ARABİSTAN, NİHAYET FARK ETTİ”

Somali Kalkınma ve Araştırma Enstitüsü İcra Direktörü Salim Said Salim ise “İsrail’in Somaliland ile tek taraflı bağımsızlığını ilan ettiği 1990’lardan beri gizli ilişkileri vardı. Dönemin sözde Somaliland Cumhurbaşkanı Ibrahim Egal, İsrail Başbakanı İzac Rabin’i arayarak işbirliği talep etmiş ve tanımalarını istemişti.” diye konuştu.

İsrail’in 7 Ekim sonrasında Husi saldırıları nedeniyle strateji değişikliğine gittiğini aktaran Salim, Somaliland’in Husi saldırılarını etkisiz hale getirmek ve Suudi Arabistan ile Mısır’ı izole etmek veya kuşatmak için en uygun yer olduğunu kaydetti.

Salim, İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararının BAE’den ayrı değerlendirilemeyeceğine dikkati çekerek şunları dile getirdi:

“Yemen’in güneyinde BAE, Yemen’den ayrılacağını ilan eden bir grup kurdu. Bu grubun zaten İsrail ile ilişkileri vardı. Suudi Arabistan, İsrail’in Somaliland’ı tanıması ile BAE’nin Yemen hükümetini zayıflatma girişimleri arasında yakın bir bağlantı olduğunu fark etti.”

Tüm bunlar nedeniyle Suudi Arabistan’ın İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararının ardından Somali lehine diplomatik baskı oluşturmakta önemli rol oynadığına işaret eden Salim, Etiyopya ile İsrail’in yakın ilişkilerini ve Mısır ile rekabetini hatırlatıp Tel Aviv yönetiminin attığı adımın Etiyopya’yı güçlendirerek Somali’yi zayıflatacağını dolayısıyla Mısır için de büyük bir risk oluşturduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
İsrail’in Somaliland hamlesi Yemen’i ateşe verdi: Suudi Arabistan sahaya indiİsrail’in Somaliland hamlesi Yemen’i ateşe verdi: Suudi Arabistan sahaya indiİsrail’in Somaliland hamlesi Yemen’i ateşe verdi: Suudi Arabistan sahaya indi
1200x675-yalovada-deas-operasyonunda-yakalanan-25-supheli-adliyeye-sevk-edildi-1767264686420

Yalova’da DEAŞ operasyonunda yakalanan 25 şüpheli adliyeye sevk edildi

İsmet Paşa Mahallesi Seher Sokak’ta 29 Aralık günü saat 02.00 sıralarında DEAŞ’a yönelik düzenlenen operasyonda, bir evden açılan ateşte polis memurları İlker Pehlivan (47), Turgut Külünk (50) ve Yasin Koçyiğit (49) şehit olurken, 8 polis ile 1 bekçi yaralandı. Adreste bulunan 5 kadın ve 6 çocuk sağ olarak tahliye edilirken, çıkan çatışmada 6 terörist ölü ele geçirildi.

Olayın ardından kent genelinde eş zamanlı düzenlenen baskınlarda 25 şüpheli gözaltına alındı. Aralarında evden sağ olarak kurtarılan 3 kadının da olduğu 25 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Yalova Adliyesi’ne sevk edildi.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Yalova’da DEAŞ operasyonunda yakalanan 25 şüpheli adliyeye sevk edildiYalova’da DEAŞ operasyonunda yakalanan 25 şüpheli adliyeye sevk edildiYalova’da DEAŞ operasyonunda yakalanan 25 şüpheli adliyeye sevk edildi
1200x675-bulgaristan-avro-bolgesine-katildi-1767255390261

Bulgaristan Avro Bölgesi’ne katıldı

İlk kez 1881 yılında basılan ve dolaşıma sokulan Bulgar levası, bugün itibarıyla resmi para birimi olmaktan çıktı.

Bulgaristan Merkez Bankası (BNB) Başkanı Dimitar Radev, Avro Bölgesi’ne katılıma ilişkin yaptığı basın açıklamasında, avronun sadece bir para birimi değil, aynı zamanda bir aidiyet simgesi olduğunu ifade etti.

Bulgar levasının Bulgaristan’ın tarihinin ve toplumsal hafızasının ayrılmaz bir parçası olarak kalacağını vurgulayan Radev, “Bugün ‘Hoş geldin Bulgaristan’ sözleri Frankfurt’ta, Brüksel’de, Lüksemburg’da ve Avrupa’nın daha pek çok yerinde duyuluyor ve görülüyor. Oradaki dostlarımıza cevabımız kısa ve nettir. ‘Teşekkürler dostlar. Biz zaten evimizdeyiz.'” dedi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Bulgaristan’ın Avro Bölgesi’ne katılımının, yıllar süren kararlı çalışma ve özverinin bir sonucu olduğunu belirtti.

Bulgaristan’ı tebrik eden von der Leyen, avroya geçişin daha kolay ödemeler, daha rahat seyahat imkanları ve Bulgar işletmeleri için birçok yeni fırsat anlamına geldiğini ifade etti.

Ülkede, bir ay boyunca hem leva hem de avro tedavülde olacak. 1 Şubat’tan itibaren ise ülkede sadece avro kullanılacak.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Bulgaristan Avro Bölgesi’ne katıldıBulgaristan Avro Bölgesi’ne katıldıBulgaristan Avro Bölgesi’ne katıldı
1200x675-rusya-duyurdu-ukrayna-hersona-saldirdi-20-olu-1767255977284

Rusya duyurdu: Ukrayna Herson’a saldırdı! 20 ölü

Petrenko, Komitenin Telegram hesabından yaptığı açıklamada, gece Herson bölgesindeki Kalançak ilçesine bağlı Horlı köyünde bulunan kafeye Ukrayna’nın mühimmatla donatılmış İHA’larla büyük bir saldırı düzenlediğini belirtti.

Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin saldırısında 20’den fazla kişinin öldüğü ve çok sayıda kişinin yaralandığı bilgisini paylaşan Petrenko, “terör saldırısı” ile ilgili soruşturma başlatıldığını ifade etti.

Herson bölgesinin sözde valisi Vladimir Saldo, Telegram hesabından yaptığı açıklamada, sivillerin yılbaşını karşıladığı Karadeniz kıyısında yer alan Horlı köyündeki kafe ve otele İHA’larla düzenlenen saldırıda ilk belirlemelere göre 24 kişinin öldüğünü, 50’den fazla kişinin yaralandığını bildirdi.

Ukrayna’nın Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgeleri, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 30 Eylül 2022’de imzaladığı kararname ile yasa dışı ilhak edilmişti.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Rusya duyurdu: Ukrayna Herson’a saldırdı! 20 ölüRusya duyurdu: Ukrayna Herson’a saldırdı! 20 ölüRusya duyurdu: Ukrayna Herson’a saldırdı! 20 ölü