1200x675-israil-askerlerinin-bati-seriada-bir-koye-baskin-yaparak-araclara-zarar-verdigini-itiraf-etti-1767152374279

İsrail askerlerinden Batı Şeria’da barbarlık itirafı: Araçlara zarar verdik

İşgal güçlerinden yapılan yazılı açıklamada, 27 Aralık Cumartesi günü Paraşütçü Tugayı’na bağlı bir birliğin, talimatlara aykırı olarak ve izinsiz bir şekilde Ramallah’ın doğusundaki Deyr Dibvan köyüne girdiği ifade edildi.

Açıklamada, askerlerin, yönetmeliklere, emirlere ve İsrail işgal güçleri askerlerinden beklenenlere aykırı olarak Filistinlilere ait araçlara zarar verdiği belirtildi.

İşgal güçlerinin, olaydan haberdar olur olmaz askerlerin davranışlarını incelemek üzere kapsamlı bir soruşturma başlattığı savunulan açıklamada, soruşturma sırasında ek ihlallerin de tespit edildiği ve gereğinin yapıldığı ileri sürüldü.

SİYONİSTLER HESAP VERECEK Mİ?

Açıklamada, olayda yer alan tüm askerlerin bağlı bulundukları komutanlığa çağrılarak yargılandığı ve cezalandırıldığı iddia edildi.

Olayda yer alan grupların komutanlarının ve olayı başlatan bir askerin Paraşütçü Tugayı komutanı tarafından yargılanarak askeri hapisle cezalandırıldığı ileri sürülen açıklamada, olayda yer alan tüm komutanların işgal güçlerindeki komuta veya muharebe görevlerine geri dönmeyecekleri savunuldu.

Açıklamada, olayla ilgili ilk soruşturmanın sonuçlarının Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’e sunulduğu ve Genelkurmay Başkanı Zamir’in, olayın ciddi olduğunu ve İsrail işgal güçlerinin değerleriyle ve askerlerinden beklenen profesyonel standartlarla bağdaşmadığını belirttiği aktarıldı.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
İsrail askerlerinden Batı Şeria’da barbarlık itirafı: Araçlara zarar verdikİsrail askerlerinden Batı Şeria’da barbarlık itirafı: Araçlara zarar verdikİsrail askerlerinden Batı Şeria’da barbarlık itirafı: Araçlara zarar verdik
1200x675-1767155192811

Almanya Başbakanı Merz: Caydırıcılık gücümüzü artırmalıyız

Başbakan Merz, yeni yıl dolayısıyla bir videolu mesaj yayımladı.

Merz, mesajında “Uzun süredir güvenliğimizin güvenilir garantörü olan Amerika Birleşik Devletleri ile olan ortaklığımız da değişiyor. Biz Avrupalılar için bu, çıkarlarımızı kendi gücümüzle daha da güçlü bir şekilde savunmamız ve korumamız gerektiği anlamına geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa’da korkunç bir savaşın sürdüğünü aktaran Merz, “Bu savaş, özgürlüğümüzü ve güvenliğimizi de doğrudan tehdit ediyor. Ekonomimiz, gerekli reformlar, yüksek maliyetler ve küresel ticaret çatışmaları nedeniyle baskı altında. Ayrıca, yeni teknolojiler çalışma hayatımızı ve birlikte yaşamımızı kökten değiştiriyor.” açıklamasını yaptı.

Merz, Rusya-Ukrayna savaşının kendilerini de doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, “Çünkü giderek daha net bir şekilde görüyoruz ki Rusya’nın saldırısı, tüm Avrupa’ya yönelik bir planın parçasıydı ve halen de öyle. Almanya da her gün sabotaj, casusluk ve siber saldırılara maruz kalıyor.” ifadelerini kullandı.

Dünya ekonomisinde korumacılığın geri döndüğünü vurgulayan Merz, şunları kaydetti:

“Ham maddelere olan stratejik bağımlılığımız, giderek çıkarlarımıza aykırı bir siyasi baskı aracı olarak kullanılıyor. Bu jeopolitik dönüşümler refahımızı büyük ölçüde etkiliyor ve bunu ihracatçı bir ülke olarak özellikle hissediyoruz. Bu durumda, ekonomimizin yaratıcılığına ve üretkenliğine ihtiyacımız var. Ancak iç reformların gecikmesi, şirketlerimizin potansiyelini felce uğratıyor. Uluslararası rekabette ayakta kalmak onlar için giderek zorlaşıyor.”

“SAVUNMAK ZORUNDA KALMAMAK İÇİN”

Merz, Alman toplumunun yaşlandığını ve bunun sosyal zorlukları da beraberinde getirdiğini aktardı.

Her zorluğun üstesinden gelmenin kendi ellerinde olduğunu ve büyük güçlerin oyun topu olmadıklarını vurgulayan Merz, “Caydırıcılık gücümüzü artırmalıyız. Savunmak zorunda kalmamak için savunma gücümüzü artırmak istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Merz, Almanya ve Avrupa’da düzensiz göçü tutarlı bir şekilde azaltmak için önemli kararlar aldıklarını hatırlatarak, “Ülkemize kimin gireceğine ve kimin ülkemizi terk etmek zorunda kalacağına yeniden kendimiz karar veriyoruz. Yasal ve düzenli göç için yeni teşvikler yarattık ve aynı zamanda yasadışı ve düzensiz göç için rotaları kapattık. Bizim için insanlık ve düzen madalyonun iki yüzüdür.” ifadelerini kullandı.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Almanya Başbakanı Merz: Caydırıcılık gücümüzü artırmalıyızAlmanya Başbakanı Merz: Caydırıcılık gücümüzü artırmalıyızAlmanya Başbakanı Merz: Caydırıcılık gücümüzü artırmalıyız
1200x675-motorlu-tasitlar-vergisi-yuzde-1895-artirildi-1767133658732

Motorlu Taşıtlar Vergisi yüzde 18,95 artırıldı

Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte Motorlu Taşıtlar Vergisi, 1 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere yüzde 18,95 oranında artırıldı.

Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile Motorlu Taşıtlar Vergisi, 1 Ocak’tan geçerli olmak üzere yüzde 18,95 oranında artırıldı (Ekran görüntüsü)Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Motorlu Taşıtlar Vergisi, 1 Ocak’tan geçerli olmak üzere yüzde 18,95 oranında artırıldı (Ekran görüntüsü)

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Motorlu Taşıtlar Vergisi yüzde 18,95 artırıldıMotorlu Taşıtlar Vergisi yüzde 18,95 artırıldıMotorlu Taşıtlar Vergisi yüzde 18,95 artırıldı
1200x675-deasi-turkiyenin-uzerine-kim-suruyor-a-haberde-dikkat-ceken-analiz-1767124912019

DEAŞ’ı Türkiye’nin üzerine kim sürüyor? A Haber’de dikkat çeken analiz

Türkiye’nin dört bir yanında DEAŞ operasyonlarıyla terörle mücadele çalışmaları sürüyor. Son olarak 30 Aralık’ta yapılan baskınlarla 357 şüpheli yakalandı. “Peki DEAŞ neden hareketlendi?” A Haber’de konuşan AK Parti Milletvekili Selman Özboyacı, konuya ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“TERÖRLE GÖĞÜS GÖĞÜSE ÇARPIŞTIK”

AK Parti Milletvekili Selman Özboyacı, hayatını kaybeden 3 şehit polisleri anarak başladığı konuşmasında, terörle mücadelenin uzun yıllar devam ettiğini belirtti. Özboyacı, geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Donlald Trump’ın itiraf niteliğindeki “DEAŞ’ın kurucuları Obama ve Clinton’dur” sözlerine değinerek şu ifadeleri kullandı:

“Şehit olan polislerimize Allah’tan rahmet dileyerek, yaralılarımıza şifalar dileyerek başlamak istiyorum. Hakikaten çok üzücü bir durum. Millet olarak başımız sağ olsun. Neticede terörle mücadelemiz bizim çok uzun yıllardır devam ediyor ve hiç hız kesmeden devam edecek. Fırat Kalkanı harekatı dünyada Türkiye’yi çok ayrı bir yere taşıyan bir harekat. Çünkü sahada DEAŞ’la, IŞİD’le o zamanki adıyla göğüs göğüse çarpışan tek ordu Türk ordusu. Biz DEAŞ’la mücadelemizi ta o zamandan aslında göstermiş olduk. Hem sahada hem enformasyon sahasında her zaman DEAŞ terörünün takipçisi olduk ve bu konuda gerekeni yaptık, yapmaya da devam ediyoruz.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf – ahaber.com.tr – ekran görüntüsü)

“TRUMP’IN SÖZLERİ İTİRAF NİTELİĞİNDE”

Bu ne için önemli? Şimdi burada Trump’ın söylediği aslında bir itiraf niteliğinde. Bunu zaten Suriye sahasını birazcık takip eden herkes anlar. Çünkü DEAŞ’ın ne zaman ortaya çıktığı ve nasıl palazlandığı hikayesi bize DEAŞ’ın ne olduğunu gösteriyor. Hemen hatırlayalım; Suriye’deki otorite boşluğundan ortaya çıkmış bir DEAŞ var ve her ne hikmetse rejimin bombaladığı, adeta böyle kimyasal bombalarla insanlık dışı bazı saldırılarla bombaladığı ve insanları sivilleri kaçırdığı bütün bölgelere hemen arkasından DEAŞ girmişti ve DEAŞ terörünü orada biz zeminde sahada zemin tutarken görüyorduk. Ve şu da çok ilginçtir, bunu devamen söyleyeyim.

“TÜRKİYE OYNANAN OYUNU GÖRDÜ”

DEAŞ’ın terk ettiği her yerde YPG, SDG konuşlandı. Dolayısıyla Suriye’deki bir etnik mezhebi ve oradaki politik değişimin bir aslında maalesef küresel güçler tarafından anahtarıdır DEAŞ. Türkiye’de bu oyunu çok iyi gördüğü için ilk baştan beri DEAŞ’a karşı tedbirini almıştır. Ve dediğim gibi yani gerektiğinde göğüs göğüse çarpışmayı göze alabilen dünyadaki tek ordu Türk ordusudur.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf – ahaber.com.tr – ekran görüntüsü)

“SAHADA TERÖRLE SOSYAL MEDYADA ALGILARLA MÜCADELE”

Yani siz sadece bir iftirayı hatırlattınız. O dönem hatırlayın, siz de sahadaydınız biz de buralardan yorumluyorduk. Hakikaten Türkiye bir yandan sahada terörle mücadele ediyor, bir yandan sosyal medyada algılarla ve yalanlarla mücadele ediyordu. Ama hamdolsun süreç, zaman, tarih her zaman olduğu gibi milletimizi, ülkemizi, devletimizi haklı çıkardı. Ve DEAŞ konusunda bundan sonra da Türkiye’nin asla taviz verme gibi bir lüksü ya da şansı yok. Çünkü biz onların hangi amaca hizmet ettiğini, ne zaman güçlendirilip palazlandırıldığını, ne zaman biraz arka plana itildiğini çok iyi görüyoruz ve bu gözlemimizle sahadaki operasyonları yönetiyoruz.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf – ahaber.com.tr – ekran görüntüsü)

ARALIK AYI DEAŞ OPERASYONLARI…

Şimdi bu özellikle Aralık ayında yapılan operasyonlar DEAŞ hücrelerinin hem Suriye’nin kuzeyinde hem Türkiye’nin içerisinde bazı hazırlıklar yaptığına dair duyumlar üzerine yapılmıştır. Ama eski Türkiye’nin olmadığını bir kez daha altını çizerek söyleyelim. Çünkü eskiden maalesef istihbaratta FETÖ etkisiyle bazı zafiyetler olabiliyordu, bazı yanlış yönlendirmeler olabiliyordu ama özellikle 15 Temmuz 2016’dan sonra Türkiye çok etkin şekilde istihbarat gücünü ortaya koyuyor. İstihbarat ne işe yarar? Doğru zamanda tedbir almanıza yarar. İşte Aralık ayında yapılan operasyonlar da Türkiye’nin doğru zamanda, doğru anda, doğru zamanda aldığı tedbirlerdir. Vatandaşımız bu konuda müsterih olsun.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf – ahaber.com.tr – ekran görüntüsü)

“TÜRKİYE SURİYE’DE HUZUR VE BARIŞI BESLEYEN KONUMDA”

Biz bütün terör örgütleriyle mücadelemizi hız kesmeden sürdürüyoruz ve bizim “terörsüz Türkiye” iddiamız da Türkiye’nin aslında bu terör eşiğinden kurtulup artık küresel ve bölgesel bir güç olma yolundaki en büyük adımlarından biridir. Biz terörsüz Türkiye sürecini yürütürken aynı zamanda terörle mücadelemizi de devam ettiriyoruz. Biz nasıl gerektiğinde Suriye’de sahada göğüs göğüse bu terörle mücadele ettik, teröristlerin her türlüsüyle; şimdi de gerçekten dünyanın bu kadar kırılgan bir halde olduğu zamanlarda, vekalet savaşlarının hız kesmeden devam ettiği ve bölgede güç dengelerinin çok hızlı değişebileceği bir zamanda Türkiye istikrarıyla, kararlılığıyla, gücüyle adeta bölgede bir huzur ve refah adası olarak konumunu koruyor. Biz “terörsüz Türkiye” hedefimizi niye koyuyoruz? Çünkü biz terörsüz Türkiye’yi gerçekleştirdiğimizde sadece Türkiye’de huzur ve barış olmayacak; bu Suriye’nin de huzur ve barışını, istikrarını besleyen bir durum. Ne DEAŞ’ın ne diğer terör örgütlerinin nefes alamadığı ve bölgede refahın, huzurun kalıcı olarak sağlandığı bir denklem için Türkiye’nin rolü çok kritik.”

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
DEAŞ’ı Türkiye’nin üzerine kim sürüyor? A Haber’de dikkat çeken analizDEAŞ’ı Türkiye’nin üzerine kim sürüyor? A Haber’de dikkat çeken analizDEAŞ’ı Türkiye’nin üzerine kim sürüyor? A Haber’de dikkat çeken analiz