1200x675-niluferde-balli-dostluk-chpli-baskandan-arkadasina-200-milyonluk-imar-jesti-1768629175922

Nilüfer’de ‘ballı’ dostluk! CHP’li başkandan arkadaşına 200 milyonluk imar jesti

İmara aykırı yapı ruhsatlarıyla gündeme gelen ve CHP eliyle 25 yıldır adeta talan edilen Bursa’nın Nilüfer ilçesinde bir imar skandalı daha patlak verdi. Mevcut Başkan CHP’li Şadi Özdemir’in adı rant skandalına karıştı. 1999’da DSP’den Osmangazi Belediye Başkanı seçilen ve daha sonra CHP’ye geçen müteahhit Hilmi Şensoy, Aralık 2023’te, rezidans ve iş merkezi inşaatına başladı. Ancak Ocak 2025’te tamamlandığında planlanandan yaklaşık 2 kat büyüklükte iki blok ortaya çıktı.

Nilüfer’de ’ballı’ dostluk! CHP’li başkandan arkadaşına 200 milyonluk imar jesti

RUHSATA AYKIRI

İnşaatı inceleyen Bursa Mimarlar Odası, binada 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına göre 8 bin 300 metrekare yapı alanı olması gerekirken, 15 bin 800 metrekare inşa edildiğini tespit etti. Mimarlar Odası, 18 Şubat 2025’te hazırladığı inceleme raporunu da Nilüfer Belediyesi’ne gönderdi. 7 bin 500 metrekare fazla inşat yapılarak yaklaşık 200 milyon lira fazla kazanç sağlanan inşaatın müteahhidi ile belediye başkanı ise dava arkadaşı çıktı. Müteahhit Hilmi Şensoy’un 1999’da DSP’den Osmangazi Belediye Başkanı seçildiği, bir süre sonra o dönemde İl Başkan Yardımcısı olan Şadi Özdemir’le dostluğu nedeniyle CHP’ye geçtiği anlaşıldı. Ardından 2004’te İl Başkanlığı’na gelen ve bu görevi 5 yıl yürüten Özdemir’in, Hilmi Şensoy’u CHP Osmangazi Belediye başkan adayı olarak gösterdiği ancak seçimi kaybettikleri ortaya çıktı.

Nilüfer’de ’ballı’ dostluk! CHP’li başkandan arkadaşına 200 milyonluk imar jesti

KUR’AN KURSUNU YIKMIŞTI

Sabah’ın haberine göre; Kaçak yapı inşa eden müteahhit Hilmi Şensoy’un, Osmangazi Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde, “Kaçak” olduğu gerekçesiyle 20 yıllık bir Kur’an kursu binasını yıktığı da ortaya çıktı. Kursun yıkılmasında ise o dönemde Bursa İl Jandarma Komutanı olan Tuğgeneral Levent Ersöz’ün, 28 Şubat sürecinin de etkisiyle başrol oynadığı belirlendi. Mahkemenin, “Yıkımı durdurma” kararına rağmen, resmi yazılar yetkililere ulaşana kadar onlarca binayla birlikte Kuran kursu binası da yıkıldı. Yıkıma, Levent Ersöz de bizzat katıldı.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Nilüfer’de ’ballı’ dostluk! CHP’li başkandan arkadaşına 200 milyonluk imar jestiNilüfer’de ’ballı’ dostluk! CHP’li başkandan arkadaşına 200 milyonluk imar jestiNilüfer’de ’ballı’ dostluk! CHP’li başkandan arkadaşına 200 milyonluk imar jesti
1200x675-yeni-nesil-uyusturucu-sanal-kumar-tehlikesi-gencler-nasil-tuzaga-dusuruluyor-1768630531311

Yeni nesil uyuşturucu: Sanal kumar tehlikesi! Gençler nasıl tuzağa düşürülüyor?

Sanal kumar ve yasadışı bahis illetinin son yıllarda toplumsal bir yara haline geldiğini belirten A Haber İstanbul İstihbarat Şefi Ramazan Almaçayır, teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu tehlikenin aile kavramını ortadan kaldıracak boyutlara ulaştığını vurguladı. Sosyal medya üzerinden yayılan veda mesajları ve intihar vakalarının bu tehlikenin en acı sonucu olduğunu ifade eden Almaçayır, ailelerin ve gençlerin karşı karşıya olduğu siber kuşatmaya dikkat çekti.

TEKNOLOJİNİN GETİRDİĞİ GİZLİ TEHLİKE: SANAL KUMAR

Sanal kumarın artık bir “milli güvenlik sorunu” haline geldiğini ifade eden Ramazan Almaçayır, “Teknolojinin gelişmesiyle bu iki illet adeta aile kavramını bile ortadan kaldıracak risklere ulaşmış durumda. Sosyal medyanın aktif kullanılmasıyla beraber veda mesajları yayınlayıp hayatına son veren insanların haberlerini daha sık almaya başladık. Bu durum, sosyal medyanın olmadığı dönemlerde de vardı ancak günümüzde bir örümcek ağı gibi her yere yayılmış durumda.” ifadelerini kullandı.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

Almaçayır, kumarın evlerde “çekirdek aile” içinde bile gizlice oynandığını belirterek, “Anne ve baba birbirinden habersiz, o ufacık cep telefonlarının içindeki sanal kumar illetine bulaşmış durumda. Burada kazanan daima kasadır.” sözleriyle durumun vehametini ortaya koydu.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

GENÇLER BONUS VAADİYLE TUZAĞA ÇEKİLİYOR

Sanal kumar sitelerinin gençleri nasıl ağlarına düşürdüğünü anlatan Almaçayır, “Yurt dışı uzantılı bağlantılardan sürekli bahis ve kumar reklamları düşüyor. ‘Abonelikte şu kadar bonus’ vaadi gençlere başta cazip geliyor. İşte tam bu noktada iradenin devreye girmesi gerekiyor. O tuzağa girildikten sonra, başta sıcak gelen o bonus parası, akabinde hayatı götürecek bir silsileye dönüşüyor. Kişi önce kendi birikimini kaybediyor, sonra bankalardan krediler çekiyor ve içinden çıkılmaz bir girdaba sürükleniyor.” şeklinde konuştu.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

KİRALIK HESAPLAR VE KARA PARA AKLAMA RİSKİ

Yasadışı bahis paralarının sisteme sokulması için kullanılan yöntemlere değinen Almaçayır, özellikle üniversite öğrencilerine yönelik şu uyarılarda bulundu, “Hesabınız birileri tarafından kara para aklamak için kullanılabilir. ‘Hesabından para havale edeceğiz, sana 5-10 bin lira vereceğiz’ tekliflerine sakın kanmayın. Bu, ağır cezalık bir soruşturmaya dahil olmanıza neden olabilir. Daha da kötüsü, bu paralar terörün finansmanında kullanılıyorsa, teröre yardım ve yataklıktan yargılanma riskiniz var.” dedi.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

Almaçayır ayrıca, yasadışı bahis sitelerinin paranın izini kaybettirmek için kripto paraları ve ATM süreçlerini kullandığını belirterek, “Kiralık hesaplarla toplanan paralar kripto varlıklara dönüştürülerek ya yurt dışına kaçırılıyor ya da sistem içinde buharlaştırılıyor.” dedi.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

ÜNLÜLERİN GİZLİ REKLAMLARINA DİKKAT

Bazı ünlü isimlerin ve fenomenlerin bu sitelerin reklamını gizlice yaptığını hatırlatan Almaçayır, “Ünlü dediğimiz bazı isimler sosyal medya üzerinden program yaparken arkadan silinmeyecek şekilde bahis reklamlarını görüyoruz. Bu reklamlar beş kişiden birinin bile dikkatini çekse, sisteme yeni bir kurban dahil edilmiş oluyor.” sözleriyle dijital dünyadaki gizli tehlikelere işaret etti.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

AİLELERE ÇAĞRI: “BU UTANILACAK BİR HASTALIK DEĞİL”

Bağımlılıkla mücadelede aile desteğinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Ramazan Almaçayır, “Anne ve babaların çocuklarının telefonlarını kontrol etmesi ve bu konuda önce kendilerinin örnek olması gerekiyor. Eğer bu girdaba girilmişse, yapılacak ilk iş bunu en yakın aile çevresiyle paylaşmaktır. Bu süreç bağımlılık seviyesindeyse Yeşilay gibi kurumlardan veya devlet desteği veren kuruluşlardan mutlaka yardım alınmalı. Bu, utanılacak bir hastalık değil; profesyonel destek almadan kurtulması çok zor bir bağımlılıktır.” diyerek ailelere ve gençlere çözüm yolunu gösterdi.

Yeni nesil uyuşturucu: Sanal kumar tehlikesi! Gençler nasıl tuzağa düşürülüyor?

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Yeni nesil uyuşturucu: Sanal kumar tehlikesi! Gençler nasıl tuzağa düşürülüyor?Yeni nesil uyuşturucu: Sanal kumar tehlikesi! Gençler nasıl tuzağa düşürülüyor?Yeni nesil uyuşturucu: Sanal kumar tehlikesi! Gençler nasıl tuzağa düşürülüyor?
1200x675-1768631000608

Aidat çilesine son: “Patron artık ev sahibi” dönemi başlıyor

Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda kabul edildi.

Böylece fahiş site aidatlarının önüne geçilecek maddelerin yasalaşmasında bir adım daha atılmış oldu.

Peki bundan sonra aidatlar nasıl belirlenecek? Yeni düzenleme fahiş aidatların önüne geçebilecek mi? Teklif ne içeriyor? İşte detaylar…

Aidat çilesine son: Patron artık ev sahibi dönemi başlıyor

KANUN TEKLİFİ NE DİYOR?

Kanun teklifi kapsamında, 634 sayılı kanun uyarınca site yöneticileri, belirledikleri avans mahiyetinde aidat miktarını talep etme ve avans bittiğinde yeniden toplama yetkisini haiz olduğu, yönetici, toplayacağı avans miktarını hiçbir sınırlama olmadan belirleyebilmekte ve belli usullere göre yedi gün içerisinde itiraz gelmesi durumunda ise konu kat malikleri genel kuruluna götürülmesine ilişkin maddede değişiklik yapıldı.

Bu durum kamuoyunda site yöneticilerine sınırsız bir yetki tanındığı şeklinde algılanmakta ve kat maliklerinin mağduriyetine yol açmaktaydı.

Aidat çilesine son: Patron artık ev sahibi dönemi başlıyor

AİDAT ARTIRMA YETKİSİ KİMDE OLACAK?

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 37’inci maddesinde yapılan değişiklikle yöneticinin toplayacağı avans miktarına kat malikleri kurulunca onaylanma şartı getirilmekte olup yöneticilerin keyfi aidat belirlemesi önlenerek aidat arttırma yetkisi kat maliklerine verilecek.

ÜÇTE İKİ ÇOĞUNLUK

Kararlar nasıl alınacak?

Kanun tasarısında, malik sayısının fazla olduğu toplu yapılarda, yönetim planlarının değiştirilmesinde karşılaşılan güçlükler sebebiyle karar oranı beşte dört iken üçte iki olarak değiştirilecek.

PROJELER KAT MALİKLERİNE Mİ SORULACAK?

Yıl içinde geçici olarak ortaya çıkan işletme projeleri için gereken tutarlarda aidatlar yeniden değerleme oranı kadar artırılacak. Kat Mülkiyeti Kanunu’nda “İşletme projesinin yapılması” başlıklı 37’nci maddede yapılan değişiklikle birlikte “İşletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanır. Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa, en geç üç ay içinde kat malikleri kurulunda onaylanıncaya kadar yönetici, gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapar” düzenlemesi eklendi.

Aidat çilesine son: Patron artık ev sahibi dönemi başlıyor

ARTIŞLAR NASIL OLACAK?

Kanun teklifinin Meclis’ten geçmesi halinde geçici işletme projesi için öngörülen bedeller nedeniyle aidatlara yapılacak artış, yeniden değerleme oranını aşamayacak. Bunun dışında her yıl yeniden belirlenecek olan aidatlarda herhangi bir artış sınırı uygulanmayacak ve ihtiyaçlar doğrultusunda aidatlar site yönetimi tarafından belirlenip kat malikleri genel kurulunda onaylanacak.

SİTE SAKİNLERİNİN OLURU ALINMADAN AİDATA ZAM YAPILAMAYACAK

Sabah’ın haberine göre; TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifine ilişkin olarak şunları söyledi: “Site aidatlarıyla ilgili sitede oturanların bilgisi olmadan aidat artışları oluyordu ve hakikaten site aidatlarında astronomik rakamlar vardı. Site aidatı, o sitede yapılan masrafların toplamıyla alakalı bir şey. Bundan sonra siteyle alakalı masrafların ve çalışmaların dökümünü site sakinleri kabul ettikten sonra aidatlara zam gelebilecek veya site aidatlarıyla ilgili ödemeler yapılacak. O yüzden artık site aidatlarının gerekçesinin iyi anlatılması ve bunların güncel bir şekilde toparlanarak sitede oturanların olurları alınmadıktan sonra aidatlara zam yapamayacaklar.”

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Aidat çilesine son: Patron artık ev sahibi dönemi başlıyorAidat çilesine son: Patron artık ev sahibi dönemi başlıyorAidat çilesine son: Patron artık ev sahibi dönemi başlıyor
1200x675-muzaffer-yildirimin-gizli-cephaneligi-bebek-otel-degil-santaj-genel-merkezi-1768624336403

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! “Bebek Otel” değil şantaj genel merkezi

Ünlülere yönelik yürütülen soruşturmada Bebek Otel’in uyuşturucu ve fuhuş partilerinin merkezi olduğu ortaya çıkmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın derinleştirdiği soruşturmada otel sahibi Muzaffer Yıldırım’ın kumar partileri düzenlediği rezidansın deposunda 30’dan fazla flaş disk, yüzlerce CD ve kamera sistemlerinin kayıt cihazları bulundu.

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! Bebek Otel değil şantaj genel merkezi

Birçoğu gizli kameralarla kaydedilen görüntülerin bir kısmının açılmasıyla, iş insanlarının, ünlü isimlerinin Bebek Otel’de katıldıkları partilerin kayıt altına alındığı belirlendi.

Büyük gizlilik olduğu imajı verilerek VİP partilerin düzenlendiği otelin giriş-çıkış, katlar ve odaların girişlerine kurulan güvenlik kamerası görüntülerinin de şantaj kasetleriyle birlikte depoda arşivlendiği belirlendi.

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! Bebek Otel değil şantaj genel merkezi

Savcılık soruşturmayı derinleştirirken, görüntüler deşifre edilmesi için Siber birimlere teslim edildi. İstihbarat birimleri de arşivlenen görüntülerin, yurt dışına servis edilip edilmediğiyle ilgili çalışma başlattı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında, uyuşturucunun merkezi konumundaki Bebek Otel’de VİP uyuşturucu partileri düzenlendiği ortaya çıkmıştı.

Özellikle gizliliğe büyük önem gösterilen işletmede, ünlü isimlerin otele geldiklerinin bilinmemesi için farklı isimlerle oteldeki odalara kayıt ettirildiği belirlenmiş, otelin sahibi Muzaffer Yıldırım ile işletme müdürü Arif Altunbulak tutuklanmıştı.

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! Bebek Otel değil şantaj genel merkezi

KUMARHANEYE DÖNÜŞTÜRÜLEN REZİDANSTA BULUNDU

Muzaffer Yıldırım’ın gözaltına alındığı Şişle İlçesi’ndeki İstanbloom isimli rezidansa Başsavcılık talimatıyla tekrar yapılan baskında Yıldırım’ın evinin kumarhaneye dönüştürüldüğü belgelenmiş, gizlenmeye çalışılan poker masası, kumar çipleri (fişler), işaret aparatları ve çetele tutulan defterler de bulunmuştu.

Kumar oynayan 30’dan fazla iş adamlarının isimlerinin yer aldığı çetele defterlerinin arşivinin yanı sıra rezidansın alt katındaki depoda adeta dev bir arşiv ele geçirildi.

FLASH DİSK, CD, KAMERA KAYIT CİHAZLARI

Kumarhaneye dönüştürülen rezidansın deposunda 30’dan fazla flash disk, yüzlerce CD ile güvenlik kamera sistemlerinin kayıt cihazları ele geçirildi. Rezidansın deposunda bulunan dev arşivdeki bazı flaş disklerin şifreleri güvenlik birimleri tarafından kırıldı.

OTELİ ŞANTAJ ÜSSÜNE DÖNÜŞTÜRMÜŞ

Açılan birçok dijital materyalin incelenmesiyle soruşturma farklı bir boyuta dönüştü. Özellikle gizliliğe büyük önem gösterildiği, ünlü isimlerin otele geldiklerinin bilinmemesi için farklı isimlerle kayıt ettirildiği izlenimi verilen Bebek Otel’de VİP partilerin güvenlik kameralarının yanı sıra gizli kameralarla da kayıt altına alındığı ortaya çıktı.

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! Bebek Otel değil şantaj genel merkezi

İŞ ADAMLARI, ÜNLÜ İSİMLER

Muzaffer Yıldırım’ın depoda sakladığı dev arşivde partilere katılan iş adamları, sanatçılar, oyuncular, mankenler ve fenomen isimlerin görüntüleri bulundu.

Birçoğu gizli kameralarla kayıt edilen görüntülerin arasında bulunan tüm dijital materyaller siber birimlere deşifre edilmesi için teslim edildi.

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! Bebek Otel değil şantaj genel merkezi

GİRİŞ-ÇIKIŞ GÖRÜNTÜLERİ BİLE ARŞİVLENMİŞ

Sabah’ın haberine göre; Otelin giriş ve çıkışlarında, kat koridorlarında, oda girişlerinde, restoran bölümünde bulunan güvenlik kamerası görüntülerini barındıran kayıt cihazlarının da yine rezidansın deposunda saklandığı öğrenildi.

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! Bebek Otel değil şantaj genel merkezi

Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Yıldırım’ın bağlantıları istihbarat birimleri tarafından da mercek altına alındı.

Görüntülerin yurt dışı istihbarat birimleri ya da farklı isimlerle paylaşılıp paylaşılmadığı da inceleme alındı.

1200x675-deyr-hafirdeki-operasyonun-perde-arkasi-harekat-suriye-kadar-turkiyenin-sinir-guvenligi-acisindan-hayati-onemd-1768605034496

Deyr Hafir’deki operasyonun perde arkası! Güvenlik kaynakları: Gecikmiş ama zorunlu bir adımdır

Suriye ordusu tarafından ilk olarak Halep’in Şeyh Maksud ardından Deyr Hafir-Meskene hattında terör örgütü YPG/SDG’ye hedeflerine başlattığı operasyon sonrası güvenlik kaynaklarından harekata ilişkin açıklama yapıldı. Kaynaklardan edinilen bilgiye göre Suriye ordusunun Deyr Hafir-Meskene hattındaki operasyonun gecikmiş ve zorunlu bir adım olduğuna dikkat çekilirken, “Terör örgütlerine tüm toleranslar sağlandı fakat teröristlerin sivilleri kalkan olarak kullanarak bölgeyi terketmemeleri üzerine operasyonun başlatılması kaçınılmaz olmuştur” denildi. Öte yandan operasyonun perde arkası ve nedenleri tek tek sıralandı.

FOTO: AAFOTO: AA

TERÖR ÖRGÜTÜ UYARILMASINA RAĞMEN SİVİLLER KALKAN OLARAK KULLANILDI

Güvenlik kaynakları tarafından Suriye sahasında yaşanan son gelişmeler gerekçeleriyle açıklanırken YPG/SDG terör örgütlerine tanınan tüm toleransın sona ermesi sonucu operasyonun başladığı vurgulandı. Uyarılara rağmen terör örgütünün sivillere yönelik saldırılarını sürdürmesiyle Deyr Hafir ve Meskene hattında ilan edilen askeri alan, planlı ve kontrollü bir operasyonun zeminini oluşturdu.

Suriye ordusunun sivillerin zarar görmeden insani koridorlar açıldığının altı çizilirken, örgüte açık uyarılar yapıldığı ve hedef alınacak noktaları ilan edildiği belirtildi. Buna rağmen SDG/YPG, bilindik yöntemlerine başvurarak sivilleri kalkan olarak kullandığı ve bölgeyi terk etmemeleri üzerine operasyonun başlatılarak “Uluslararası hukuk ve savaş kuralları açısından meşru ve zorunlu” olduğu vurgulandı.

FOTO: AAFOTO: AA

YPG/SDG VE DEVRİK ESAD REJİMİ PROVOKASYONLARI

Suriye’nin doğusunda terör örgütü YPG/SDG’nin sosyal medyayı kullanarak Deyr Hafir ve Meskene hattında yaşanan süreç, “Sivilleri koruyoruz” şeklinde lanse ettiği ifadelerin bir aldatmacadan ibaret olduğuna dikkat çekildi. Örgütün arkasındaki aklın, sivillerin hayatını bir pazarlık unsuru olarak gördüğü ifade edilirken, SDG/YPG’nin devrik Esad rejimi unsurları ile provokasyonları gerçekleştirdiği açıkça ortaya konuldu.

“OPERASYON SAHADA GÖRÜLEN BİR ŞEFFAFLIKLA PAYLAŞILDI”

Güvenlik kaynaklarınca Suriye ordusunun operasyon öncesi insani koridor açarak sivillerin can güvenliğini sağladığı, hem de terör mevzilerinin hedef alınacak noktaların harita ile paylaşıldığına dikkat çekilirken operasyonun sahada ender görülen bir şeffaflık olduğu ifade edildi. Ancak SDG/YPG, bu uyarıları dikkate almak yerine sivilleri cephe hattında tutarak onları canlı kalkan olarak kullanmayı tercih ettiği ifade edildi.

FOTO: AAFOTO: AA

“OPERASYON GÜVENLİK ZORUNLULUĞUDUR”

Halep’in doğusunda başlatılan operasyonun terörle mücadele sürecinde güvenlik zorunluluğu olduğu vurgulanırken “bekle-gör” politikalarının iflas etmesi nedeniyle Suriye ordusunun sahaya inerek tehdit kaynağını doğrudan ortadan kaldırmayı hedeflediği belirtildi. Bu operasyonun bölgedeki yapay dengelerin yıkılmasının başlangıcı olabileceği ifade edilen açıklamada Suriye’de yeni bir dönemin başlangıcının olduğu açıkça altı çizildi.

“DEYR HAFİR’DEKİ OPERASYON TERÖRLE MÜCADELENİN YENİ SAFHASININ İLANIDIR”

Suriye ordusunun 13 Ocak’ta Fırat’ın batısında ilan ettiği askeri alan kararı, sahada uzun süredir beklenen stratejik bir hamlenin habercisi olduğu belirtilirken Deyr Hafir ve Meskene merkezli harekatın sadece bir askeri operasyon değil, aynı zamanda terörle mücadelede yeni bir safhanın ilanı olduğu net bir dille ifade edildi.

Dikkat edilmesi gereken en önemli hususun Suriye ordusunun operasyon öncesi siviller için açtığı insani koridorlar ve yaptığı açık uyarılar olduğuna dikkat çekilen açıklamada; “M15 kara yolu üzerinden gerçekleştirilen tahliyeler, uluslararası hukuka uygunluk açısından son derece önemlidir. Buna rağmen terör örgütü SDG/YPG, sivilleri kalkan olarak kullanmayı tercih etmiş, bölgeyi boşaltmamış ve halkı hedef almıştır.” ifadeleri yer aldı.

FOTO: AAFOTO: AA

“TERÖRÜN BİTMESİ SURİYE KADAR TÜRKİYE’NİN DE SINIR GÜVENLİĞİ AÇISINDAN HAYATİ ÖNEMDEDİR”

SDG/YPG’nin sadece Suriye’nin değil bölgenin istikrarını tehdit eden bir taşeron örgüt olduğu belirtilirken süreçte devrik Esad rejimi unsurlarının da provokasyonlara devam etmesi, sahadaki karmaşık ittifakları bir kez daha gözler önüne serdiğine yer verildi.

Suriye ordusunun Deyr Hafir-Meskene hattında belirlenen hedeflerine operasyon gerçekleştirilmesinin gecikmiş ama zorunlu bir adım olduğuna dikkat çekilen açıklamada; “Fırat’ın batısında terörün kökünün kazınması, sadece Suriye için değil Türkiye’nin sınır güvenliği açısından da hayati önemdedir.Bugün atılan bu adım, yarın bölgesel dengeleri değiştirecek niteliktedir. ” denildi.

“ATILAN HER ADIM TERÖRSÜZ BÖLGENİN AYAK SESLERİDİR”

Deyr Hafir-Meskene hattında yaşananlar, terör örgütlerinin bölgeyi nasıl işgal alanına çevirdiğini bir kez daha ortaya koyulurken, Suriye ordusunun haftalardır uyarılar yapmasına rağmen karşılık alamadığı ve sivillerin güvenliği için tüm imkanları seferber ettiği belirtildi. Yapılan açıklamanın devamında; “SDG/YPG, Türk milletinin çok iyi bildiği bir yönteme başvurmuştur: sivilleri kalkan yapmak. Bu örgüt, varlığını ancak kaos ve kan üzerinden sürdürebilmektedir. Üstelik sahada sadece SDG/YPG yoktur. Devrik Esad rejimi mensuplarının provokasyonları da dikkat çekmektedir. Bu, terörle çıkar ortaklığının yeni bir örneğidir. Suriye ordusunun operasyonu başlatması kaçınılmazdı. Fırat’ın batısında terör unsurlarının temizlenmesi, Türkiye’nin güney sınırları açısından da doğrudan bir güvenlik meselesidir. Bugün atılan her adım, yarın milli güvenliğimizin teminatıdır; terörsüz bölgenin ayak sesleridir.” ifadeleri kullanıldı.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Deyr Hafir’deki operasyonun perde arkası! Güvenlik kaynakları: Gecikmiş ama zorunlu bir adımdırDeyr Hafir’deki operasyonun perde arkası! Güvenlik kaynakları: Gecikmiş ama zorunlu bir adımdırDeyr Hafir’deki operasyonun perde arkası! Güvenlik kaynakları: Gecikmiş ama zorunlu bir adımdır