1200x675-1767757978332

Venezuela’da yeni hükümet ABD ile anlaştı mı? Trump’tan petrol açıklaması

Trump, ABD merkezli Truth Social şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu.

ABD Başkanı Trump, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu alıkoymasıyla sonuçlanan Venezuela’ya askeri müdahalesi sonrası ülkede kurulan geçici yönetimin, 30 ila 50 milyon varil petrolü ABD’ye teslim edeceğini ifade etti.

Söz konusu petrolün piyasa fiyatından satılacağını ve paranın “ABD Başkanı olarak kendisinin kontrolünde olacağını” aktaran Trump, “böylece paranın hem Venezuela halkının hem de ABD halkının yararına kullanılacağını” vurguladı.

NE OLMUŞTU?

Venezuela’nın başkenti Caracas’ta 3 Ocak’ta yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.

Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD’yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro’ya “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma” suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.

Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD’ye destek verenler de olmuştu.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Venezuela’da yeni hükümet ABD ile anlaştı mı? Trump’tan petrol açıklamasıVenezuela’da yeni hükümet ABD ile anlaştı mı? Trump’tan petrol açıklamasıVenezuela’da yeni hükümet ABD ile anlaştı mı? Trump’tan petrol açıklaması
1200x675-suriyede-pkkypgden-sivillere-saldiri-5-olu-16-yarali-1767751588458

Suriye ordusu ve terör örgütü PKK/YPG arasında çatışma! Siviller hedefte: 5 ölü 16 yaralı

Suriye’de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG’nin, Halep’te sivil yerleşimler ile Suriye ordusuna düzenlediği saldırılardan sonra başlayan çatışmalar devam ediyor.

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, terör örgütü PKK/YPG’nin öğle saatlerinde Halep’te sivil yerleşimler ve Suriye ordusuna ait askeri noktalara saldırılar düzenlemesinin ardından başlayan çatışmalar sürüyor.

Suriye ordusu, PKK/YPG ile temas hatlarına onlarca tank ve zırhlı personel taşıyıcı ile takviye asker sevk ederken, terör örgütüne ait mevzilere misillemede bulunuyor.

PKK/YPG’nin akşam saatlerindeki saldırısında 1 çocuk daha hayatını kaybetti.

HALEP ULUSLARARASI HAVALİMANINDA UÇUŞLARA ARA VERİLDİ

Suriye Sivil Havacılık ve Hava Ulaşımı Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, gelişmeler nedeniyle Halep Uluslararası Havalimanından yapılan uçuşların 24 saat süreyle askıya alındığı bildirildi.

Açıklamada, yolcuların ve uçuş ekiplerinin güvenliğinin sağlanması ile operasyonel faaliyetlerin emniyetinin temini amacıyla Halep’e yönelik geliş ve gidiş uçuşlarının bugünden itibaren geçici olarak durdurulduğu belirtilerek, planlanan uçuşların Şam Uluslararası Havalimanına yönlendirileceği, gerekli teknik ve güvenlik değerlendirmelerinin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdürüldüğü kaydedildi.

HALEP’TE RESMİ KURUMLARDAKİ ÇALIŞMALAR YARIN DURDURULACAK

Halep Valisi Azzam Garip de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, yarın resmi kurumlardaki çalışmaların durdurulacağı, okullarda ve üniversitelerde eğitime ara verileceğini duyurdu.

Garip, “Mevcut durum ve Suriye Demokratik Güçleri’nin hastaneleri ve kurumları bombalaması nedeniyle yarın resmi çalışma saatleri durdurulacaktır.” dedi.

Terör örgütünün gün içinde düzenlediği saldırılarda 4’ü sivil 1’i Suriye güvenlik gücü olmak üzere toplam 5 kişi hayatını kaybetti, 10’u çocuk 16 sivil de yaralandı.

Terör örgütü PKK/YPG akşam saatlerinde Yeni Süryan Mahallesinde el Kalima okulu ile Bustan el-Başa Mahallesi’ndeki Zahi Azrak Hastanesi’ne akşam saatlerinde saladırı düzenlemişti.

SURİYE SAVUNMA BAKANLIĞI’NIN AÇIKLAMASI

Suriye Savunma Bakanlığının çatışmalara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, PKK/YPG’nin, Halep’te ordu birlikleri ile sivillere yönelik saldırılarını üçüncü gününde artırarak sürdürdüğü kaydedildi.

Örgütün, 10 Mart Anlaşması’nı tanımayarak fiilen ihlal ettiği belirtilen açıklamada, PKK/YPG’nin orduyu çatışma sahasını kendi belirleyeceği açık bir savaşa çekmeye çalıştığı vurgulandı.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Suriye ordusu ve terör örgütü PKK/YPG arasında çatışma! Siviller hedefte: 5 ölü 16 yaralıSuriye ordusu ve terör örgütü PKK/YPG arasında çatışma! Siviller hedefte: 5 ölü 16 yaralıSuriye ordusu ve terör örgütü PKK/YPG arasında çatışma! Siviller hedefte: 5 ölü 16 yaralı
1200x675-1767747442643

Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde 5,2 büyüklüğünde deprem

Çin Deprem Ağları Merkezinden (CENC) yapılan açıklamaya göre, günün ilk saatlerinde merkez üssü Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne bağlı Taşkurgan Tacik Özerk İlçesi olan 5,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Yaklaşık 10 kilometre derinlikte kaydedilen depremde, ilk belirlemelere göre can kaybı veya hasar olmadı.

Açıklamada, yerel ulaştırma ve haberleşme ağları ile elektrik şebekesinin depremden etkilenmediği, günlük yaşam ve üretim faaliyetlerinin normal devam ettiği bildirildi.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde 5,2 büyüklüğünde depremÇin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde 5,2 büyüklüğünde depremÇin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde 5,2 büyüklüğünde deprem
1200x675-1767734163232

Bakan Fidan’dan Rusya-Ukrayna savaşı açıklaması: Kalıcı barışa oldukça yakın bir durumdayız

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna Konulu Gönüllüler Koalisyonu toplantısının ardından Türkiye’nin Paris Büyükelçiliğinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Paris’te yoğun bir gün geçirdiğini ifade eden Fidan, üçlü görüşme için Paris’te bulunan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldiğini hatırlattı.

Fidan, Şeybani ile görüşmesinde bazı konuların ele alındığına değinerek, İsrail, Suriye ve ABD arasındaki müzakereleri Türkiye’nin yakından takip ettiğini belirtti.

Bakan Fidan, “Sürekli hem Suriye tarafıyla, hem Amerika tarafıyla istişare halindeyiz. Bu görüşme sonrası kendisiyle buluştuk. Bir iki konuyu detaylıca görüştük, hem bugün yapılan müzakerelerde hangi aşamaya gelindi, hem de birkaç gün önce YPG ile yaptıkları görüşmelerde hangi sonuçlara ulaştılar veya ulaşmadılar, onların üzerinden geçme imkanımız oldu. Bu konuları çok detaylı görüştük.” diye konuştu.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile de bir araya geldiğini hatırlatan Fidan, yapılan üçlü görüşmelerin seyrine dair bilgi aldığını ve görüşlerini aktardığını dile getirdi.

İSRAİL’İN PROVOKATİF EYLEMLERİ

Bakan Fidan, İsrail’in Suriye sahasındaki provokatif eylemlerine ilişkin, “Bu provokatif eylemler, İsrail’in bölgedeki geniş çapta yürüttüğü yayılmacı ve bölücü politikanın bir uzantısı, biz onu görüyoruz. Burada gerekli tespitlerin yapılması ve analiz edilip gerekli tedbirlerin alınması fevkalade önemli, bölge istikrarı açısından.” ifadelerini kullandı.

Bunun hem bölge ülkeleri tarafından yapılması gereken bir davranış olduğunu kaydeden Fidan, hem de ABD’nin de bu konuda oynayabileceği ciddi rolleri olduğunu aktardı.

Fidan, İsrail’in Somaliland konusunda yaptığı son hareketin bölgedeki istikrarsızlığı yayma projelerinden biri olduğunun altını çizerek, “Biz bunu çok rahat görüyoruz. Özellikle Suriye bizim komşumuz olduğu için oradaki olan her şey bizi yakından ilgilendirmekte. Umarız her kesimi memnun edecek, istikrar getirecek müzakere zemini ve anlaşma zemini buluruz.” şeklinde konuştu.

Paris’te bugün yapılan Ukrayna konulu zirveyi “önemli” olarak nitelendiren Fidan, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanımızı temsilen katıldık liderler zirvesine. Ülkelere ilaveten burada Avrupa Birliği, NATO gibi kurumlar da vardı, onların yöneticileri de vardı. Önemli konular tartışıldı. Şunun altını çizmekte fayda var; son 4 yıldır devam eden bu savaşta bence kalıcı bir barışa oldukça yakın bir durumdayız diye düşünüyorum. En azından barışın anahtarı olan birtakım alanların fevkalade bir şekilde tartışıldığını görüyoruz. Türkiye’nin de burada katkıları var, süreç içerisinde. Şimdi bizim gördüğümüz; bu sadece Ukrayna’da savaşı bitiren bir barış anlaşması olmayacak, imzalanması durumunda. Bu aynı zamanda, yeni dönemde Rusya ile Avrupa arasındaki barışın modalitelerini de uzun dönemde belirleyecek olan anlaşma olacak. Aynı zamanda Rusya’nın bölge politikalarını da bundan sonra belirleyecek kapsamlı bir anlaşma olacağını değerlendiriyorum, olması durumunda.”

Ele alınan konulara değinen Fidan, gelinen noktada barış anlaşmasının imzalanması durumunda ateşkesin gözetlenmesi, Ukrayna’nın caydırıcı halde tutulması ve ateşkesin bozulması durumunda alınabilecek askeri tedbirlerin neler olabileceğinin görüşüldüğünü dile getirdi.

Fidan, kime hangi görevin düştüğünü, ne tür eksikliklerin olduğunu ve ülkelerin görüşlerinin tartışıldığını aktararak, şöyle devam etti:

“Baştan beri askeri olarak bu konu için söylemek gerekirse, özellikle Cumhurbaşkanımızın da talimatıyla silahlı kuvvetlerimiz her zaman için bir barış anında oluşturulacak deniz unsurunun Türkiye tarafından sorumluluk üstlenmesi konusunda bizim her zaman bir duruşumuz vardı. Bu konuda çok mesafe katedildiğini düşünüyorum. Karadeniz’in güvenliği, tabii ki Karadeniz’de en büyük filosu bulunan NATO üyesi olarak Türkiye’de sorumluluğun olmasından daha doğal bir konu yok. Bu konuda ciddi mesafe katedildiğini düşünüyorum. Ama inşallah barış anlaşması en kısa sürede imzalanır ve daha fazla insan kaybının önüne geçilir, bölgeye istikrar gelir.”

Foto: AAFoto: AA

“YARALARIN SARILMASI KONUSUNDA TÜRKİYE’DEN DAHA MAHİR ÜLKE YOK”

Fidan, bugünkü diğer oturumda da barış anlaşmasının imzalanmasına müteakip Ukrayna’nın ekonomik olarak nasıl ayağa kalkabileceğine ve diğer sorunların nasıl giderilebileceğine ilişkin görüşlerin ortaya koyulduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda çok hassas olduğunu belirten Fidan, “Yaraların sarılması konusunda Türkiye’den daha mahir bir ülke yok. Hem kendi yaralarımızı hem ihtiyacı olan muhtaçların yaralarını sarmada biz iyiyiz. Ekonomik yatırım, iş adamlarımızın becerisi, özellikle altyapı alanlarında bu fevkalade önemli. Yani barışın inşallah gelmesiyle beraber ekonomik canlanmanın ve kalkınmanın da oluşmasında Türkiye büyük rol oynayacak diye değerlendiriyoruz.” dedi.

Fidan, diğer devlet başkanlarıyla görüşmeleri de olduğunu ve önemli konulara değindiklerini aktararak, Avrupa Birliği (AB) yetkilileri ile de gündemi ilgilendiren konuları değerlendirdiklerini söyledi.

İsrail’in, Somaliland bölgesini “bağımsız ve egemen devlet” olarak tanımasına ilişkin Fidan, “Biliyorsunuz ilk tanıma olayı gerçekleştiğinde, buna hem Türkiye olarak çok ciddi bir karşı duruş sergiledik, bir de bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle bir araya gelerek ortak bir açıklama yaptık. Egemen bir ülkenin toprağını bu şekilde parçalamaya yönelik davranışların kabul edilemeyeceği, bölgemizde ‘böl-parçala-yut veya yönet’ tarzı politikaların artık geride kaldığını, bölge ülkelerinin dayanışma içerisinde buna geçit vermeyeceğini biz ifade ediyoruz.” diye konuştu.

Fidan, Somaliland ile Somali’deki merkezi hükümet arasında uzun zamandır iç problemler olduğuna ve bunu çözmeye çalıştıklarına işaret ederek, Türk Dışişleri Bakanlığında da arabulucu olarak bu konudan sorumlu bir büyükelçi bulunduğunu belirtti.

“SOMALİLAND’İ İSRAİL’İN TANIMASI BİR GAYRİMEŞRULUĞU TEMSİL EDİYOR”

Somaliland’in statüsünün Somali içerisinde uzun süredir tartışılan bir konu olduğuna dikkati çeken Fidan, şunları kaydetti:

“Ama biz Birleşmiş Milletler kararları ve kendi politikamız ve diğer uluslararası teamüller çerçevesinde Somali’nin toprak bütünlüğünü her zaman sonuna kadar savunduk. Kendi iç sorunlarını barışçıl şekilde halletmelerini her zaman bekledik. Fakat Somaliland’i tanıya tanıya İsrail’in tanıması, mini minnacık bir hakları varsa da herhangi bir şeyle alakalı, aslında bir gayrimeşruluğu temsil ediyor. İsrail gibi gayrimeşruluğun merkezi olan bir aktör Somaliland’in her tarafına destek verse ne olur yani? Tabii, bu önemli bir şey. Jeostratejik açıdan bir hamle, bir güç ortaya koymaya çalıştıklarını görüyoruz.”

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Bakan Fidan’dan Rusya-Ukrayna savaşı açıklaması: Kalıcı barışa oldukça yakın bir durumdayızBakan Fidan’dan Rusya-Ukrayna savaşı açıklaması: Kalıcı barışa oldukça yakın bir durumdayızBakan Fidan’dan Rusya-Ukrayna savaşı açıklaması: Kalıcı barışa oldukça yakın bir durumdayız
1200x675-sosyal-medya-paylasimlari-tepki-cekti-avukat-hakkinda-sorusturma-1767729504579

Sosyal medya paylaşımları tepki çekti: Avukat hakkında soruşturma

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç İzmir Barosu’na kayıtlı olan avukat hakkında sosyal medya paylaşımlarından dolayı disiplin soruşturması başlatıldığını duyurdu.

Sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla tepki çeken avukat hakkında soruşturma başlatıldıSosyal medyada yaptığı paylaşımlarla tepki çeken avukat hakkında soruşturma başlatıldı

Bakan Tunç şunları kaydetti:

“Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatlığın kamu hizmeti olduğunu; avukatın ise yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini açıkça vurgular.

Yargının kurucu unsuru olmanın yüklediği sorumluluk; avukatların yalnızca temsil ettikleri hakkı savunmayı değil, adalete duyulan güveni de güçlendirmeyi gerektirir.

Hukukun ciddiyetini zedeleyen, kanun hükümlerini keyfî biçimde yorumlayarak yanlış yönlendirmeye kapı aralayan her tutum; toplumun adalete olan inancına zarar verir.

Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, avukatlık görevinin özen, doğruluk ve onur içinde yürütülmesini; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmayı ve meslek kurallarına bağlılığı esas alır. Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları da aynı doğrultuda; avukatın, mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınmasını, bu hassasiyeti yalnızca mesleki faaliyetinde değil özel hayatında da gözetmesini gerekli kılar.

Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır.

Avukatlık Kanunu’nun disiplin hükümleri uyarınca ilgili baro tarafından da meslek kurallarına aykırılık teşkil edip etmediği yönünden inceleme ve gerekli değerlendirmeleri yapılmak üzere disiplin süreci başlatılmıştır.”

Bakan Tunç'un sosyal medyadan yaptığı paylaşım (X)Bakan Tunç’un sosyal medyadan yaptığı paylaşım (X)

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Sosyal medya paylaşımları tepki çekti: Avukat hakkında soruşturmaSosyal medya paylaşımları tepki çekti: Avukat hakkında soruşturmaSosyal medya paylaşımları tepki çekti: Avukat hakkında soruşturma
1200x675-uyusturucudan-tutuklanan-mehmet-akif-ersoyun-ek-ifadesi-ortaya-cikti-ela-rumeysa-ve-sadettin-saran-sozleri-dik-1767729252352

Mehmet Akif Ersoy’un ek ifadesi ortaya çıktı: Ela Rumeysa ve Sadettin Saran sözleri dikkat çekti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, ‘uyuşturucu madde kullanmak’ ve ‘uyuşturucu madde kullanılmasına yer ve imkân sağlamak’ suçlarından eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy, gözaltına alınmıştı. Savcılıktaki ifadelerinin ardından sulh ceza hakimliğine sevk edilen Mehmet Akif Ersoy, tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Ersoy’un yanı sıra Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Ebru Gülan tutuklanırken, diğer 4 kişi ise adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Adli Tıp Kurumu’nda saç ve kan örnekleri alınan tutuklu Mehmet Akif Ersoy uyuşturucu testinin ‘pozitif’ çıkmıştı. Test sonuçlarına göre Mehmet Akif Ersoy’un saçından alınan örneklerde ‘Kokain ve metabolitleri’ maddeleri bulunurken, Ersoy’un kanından alınan örneklerde ise herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmadığı belirtilmişti. Öte yandan Ersoy’un savcılıkta verdiği ek ifadesi ortaya çıktı.

Eski Habertürk GYY Mehmet Akif Ersoy uyuşturucu madde kullanma, satın alma, bulundurma ve imkan sağlama gibi suçlardan tutuklandı. (ahaber.com.tr)Eski Habertürk GYY Mehmet Akif Ersoy uyuşturucu madde kullanma, satın alma, bulundurma ve imkan sağlama gibi suçlardan tutuklandı. (ahaber.com.tr)

“O DÖNEMLER ALKOL BİLE ALMIYORDUM”

Mehmet Akif Ersoy ek ifadesinde, “Hatırladığım kadarıyla 2019 yılında Piyalepaşa’daki evimdeyken Veyis Ateş bana geldi. Daha önce de bana ziyaretlere gelirdi. Oturur, sohbet ederdik. Ancak bu gelişinde yanında uyuşturucu madde ile gelmişti. Ben hayatımda ilk defa orada uyuşturucu maddeyi gördüm. Daha sonra uyuşturucu hakkında nedir, ne etkisi vardır şeklinde üzerine konuştuk. Ben o dönemler alkol bile almıyordum. O gün ya da ikinci getirmesinde Piyalepaşa’daki evimde uyuşturucu maddeyi ilk defa içtim. Hatta içerken de bağımlılık yapmasından ve yan etkilerinden biraz çekinmiştim. Bu olaydan kısa bir süre sonra Kağıthane’deki evime taşınmıştım. Bu dönemlerde E.A. ile sevgiliydim. D.Y’de onun arkadaşıydı. Üçümüz bir gün bahçede yemek yerken S.S. ve yanında Ezel isimli bir kız ile tanıştık. Onların yanında başka kişiler de vardı ancak onları hatırlamıyorum. S.S. ve Ezel beni ekrandan tanıdıkları için bu vesileyle gelip tanıştılar. Daha sonra E.A. bu kişiler ile sosyal medyadan takipleşti. Bu şekilde arkadaşlığımız ilerledi, hatta evlerine bizi yemeğe de davet etmişlerdi. 08 Ocak 2020 tarihinde S.S ile E.A, S.S.’nin evinde bana sürpriz doğum günü partisi hazırlamışlardı. Ben de S.S.’nin evine E.A ile gittiğimde evde 10-12 kişi vardı. Orada Ahmet Göçmez ile tanıştım. Kalabalık dağıldıktan sonra evde Ahmet, S.S, ben ve E.A. vardık. Başka kimse var mıydı hatırlamıyorum. Mutfağa doğru baktığımızda mutfakta bir hareketlilik olduğunu fark ettik. Daha sonra anladık ki S.S ile Ahmet kokain içmişler. Sonra S.S bana daha önce denedin mi diye sordu. Ben de evet bir kere denemiştim dedim. Ben o gün orada güvenemediğim için içmedim. Ancak bir buçuk ay sonra bir kere daha gittiğimizde içtim. O süre zarfında biz Ahmet ile arkadaş olduk. İkinci gidişimde Ahmet de oradaydı. Tam hatırlamıyorum ancak Ahmet ile beraber gitmiş olabiliriz. Ev yine kalabalıktı. Kalabalık dağıldıktan sonra S.S. tekrar hazırlık yaptı. Ben de onlarla ilk defa orada kullandım. S.S bana mutfakta var dedi. Ben de mutfağa gidip buruna çekme şeklinde kullandım” dedi.

“10 KEZ UYUŞTURUCU KULLANDIM”

Ersoy ifadesinde, “Bu benim hayatımda ikinci defa uyuşturucu madde kullanışımdı. Bu süreçte biz Ahmet ile samimi olduk. Daha sık görüşmeye başladık. Bu süreçte E.A. ile ilişkimiz ayrıl-barış şeklindeydik. 08 Ocak. 2021 tarihinden kısa bir süre sonra Ebru ile tamamen ayrıldık. Daha sonraki süreçte ben Pınar ile sevgili oldum. Ahmet başta uyuşturucu madde kullandığını çok belli etmiyordu ancak samimiyet arttıkça uyuşturucu maddeyi daha sık kullandığını anladım. O zamanlarda Ahmet Maslak’ta oturuyordu. Biz tanıştıktan kısa bir süre sonra da Emirgan’a taşındı. Taşındıktan sonra da biz daha sık görüşmeye başladık. Ahmet’in Emirgan’daki evindeyken uyuşturucu madde olurdu. Birlikte birkaç defa kullandık. 3-4 senelik süreç içerisinde ortalama 10 kere Emirgan’daki evde uyuşturucu madde kullanmışızdır. Ahmet’in evinde sürekli olurdu. Dışarıdan geldiğine şahit olmadım ancak torbacısı olduğunu biliyordum. Ben o zamanlar madde kullandığımı Mustafa Manaz’a asla belli etmezdim çünkü uyuşturucu maddeye çok karşıydı. Ben uyuşturucu maddeyi mümkün mertebe Ahmet’in evi dışında ve Fikirtepe’deki Gizem’in evi dışında bir ortamda kullanmadım. Çünkü bilinmesini istemiyordum. Ahmet ile yakın arkadaş olmamdan Pınar ve bazı arkadaşlarım rahatsız oluyordu. Gizem’in evinde de 2-3 defa içilmiş olabilir. Orada Ahmet ile Buse de vardı” dedi.

Ela Rumeysa Cebeci soruşturma kapsamında verdiği ifadesinde satıcı olmadığını ve uyuşturucu kullandığı itiraf etmişti. (ahaber.com.tr)Ela Rumeysa Cebeci soruşturma kapsamında verdiği ifadesinde satıcı olmadığını ve uyuşturucu kullandığı itiraf etmişti. (ahaber.com.tr)

ELA RUMEYSA CEBECİ İLE İLGİSİ OLMADIĞINI İDDİA ETTİ

Mehmet Akif Ersoy, “Bizim Pınar ile evliliğimiz en başından beri zoraki bir evlilik oldu. Biz evleneceğimiz gün bile boşanacağımız günün tarihini konuştuk. Ben Pınar’a boşanma davasını açtırdım. Sonrasında Pınar feragat etti. Sonrasında ben boşanma davası açtım. Ulus’taki evi Mustafa Manaz tutmuştu. O dönem ikimiz de boşanma aşamasındaydık. Hatta beraber tuttuk sayılır. Bir süre o evde kaldıktan sonra ben tekrar evime döndüm. O süreçte ben uyuşturucu madde bulamadığım için Ahmet’ten uyuşturucu madde istemiştim. O da bana 1-2 defa vermişti. Bazen de Ahmet’i arayıp bana uyuşturucu madde sipariş etmesini söyledim. Ben tanınan birisi olduğum için kendi telefonumdan sipariş etmiyordum. Alacağım zaman arkadaşlarımdan istiyordum. Fevzi Çakır ile Ela’nın arası çok yakındı. Ela’nın işe girebilmesi için Fevzi aracılık yaptı. Benim Ela Rumeysa Cebeci ile hiçbir şekilde ilgim yoktur. Hayatımda hiç yalnız görüşmedim. Ela gözaltına alınmadan iki gün önce bana mesaj atmıştı. ‘Oturalım kahve içelim’ dedi. Ben de ‘aynı kurumda çalışıyoruz, dışarıda görüşmemiz uygun olmaz’ dedim. O da ‘sen de bekarsın, ben de bekarım, evde görüşelim’ demişti. Sercan Yaşar’ı da hiçbir şekilde tanımıyorum. Kübra Nur Uslu’yu ise ben aldım. ‘Mehmet Akif geldi, başörtülü spikeri kovdu’ demesinler diye aldım. İşe almadan önce de ilgili kurumlardan güvenlik soruşturması yaptım. Ece A., Gizem’in kuzeniydi. Kendisiyle Ulus’taki evde görüşmüştük. Ece ile 1 ya da 2 defa uyuşturucu madde kullandık. Ece ile yaklaşık 1,5 yıldır görüşmüyoruz. Gizem, Ahmet’in kız arkadaşıydı. Ece ile beni Gizem Ayabaktı tanıştırdı. Ulus’taki evde mutfak dolabının içerisinde uyuşturucu madde vardı. Buradan alıp kullandığımız oldu” dedi.

Sadettin Saran yürütülen uyuşturucu operasyonu kapsamında alınan örneklerde saçında kokain maddesi çıkmıştı. (Foto: AA)Sadettin Saran yürütülen uyuşturucu operasyonu kapsamında alınan örneklerde saçında kokain maddesi çıkmıştı. (Foto: AA)

“SARAN’I TANIMIYORUM”

Ersoy, “Sadettin Saran ve Umut Evirgen’i tanımıyorum. Bizim gittiğimiz Kütüphane, şu anki Terapi’dir. Yeni Kütüphane’ye en fazla 2-3 kere gitmişimdir. Ali Yaşar Koz, Kütüphane’nin işletmecisidir. Yılmaz Efe’yi tanıyorum. Kütüphane’nin ortağıdır. Reyhan K.’yi tanıyorum. Ahmet’in evinde birkaç kez görüşmüştük. Hatta bir defasında Meltem Acet, Reyhan K., Ahmet ve ben vardık. Ahmet, Reyhan ve ben uyuşturucu madde kullandık ancak Meltem’in kullandığını görmedim. Hande Sarıoğlu ile ben 5 senedir görüşmüyorum. Onun bu durumlarla alakası yoktur. Ben en son olarak Mustafa Manaz’ın ofisinde Burcu ve Mustafa Manaz ile uyuşturucu madde kullandım ve bir daha kullanmadım. Taner Çağlı’nın Arnavutköy’deki evine 2-3 defa gittim. Bir keresinde orada bulunan tanımadığım kişilerin evde, salonda açık bir şekilde uyuşturucu kullandıklarına tanık oldum. Hatta Taner bana kullanabileceğimi söyledi. Ben de kesinlikle olmaz dedim. Çünkü hem kalabalık hem de ortalık yerde kullanılıyordu. Şahısların bir kısmı fenomendi ancak isimlerini hatırlamıyorum” dedi.

1200x675-besiktas-duyurdu-gabriel-paulista-kulupten-ayrildi-1767732836044

Beşiktaş duyurdu! Gabriel Paulista kulüpten ayrıldı

Beşiktaş, yıldız futbolcu Gabriel Paulista ile yollarını ayırdığını duyurdu. Kulüpten yapılan açıklamada takımdan ayrılmak isteyen Paulista’nın transfer görüşmelerine izin verildiği belirtildi.

Beşiktaş Spor Kulübü yaptığı yazılı açıklamada Gabriel Paulista'nın transferine izin verildiğini bildirdi. (X- Ekran Görüntüsü)Beşiktaş Spor Kulübü yaptığı yazılı açıklamada Gabriel Paulista’nın transferine izin verildiğini bildirdi. (X- Ekran Görüntüsü)

AİLEVİ NEDENLERİ GEREKÇE GÖSTERDİ

“Profesyonel futbolcumuz Gabriel Paulista, ailevi gerekçelerle takımımızdan ayrılma talebini Yönetim Kurulumuza ve teknik ekibimize iletmiş, Paulista’nın talebi, kulübümüzün menfaatleri ile futbolcumuzun huzuru ve mutluluk göz önünde bulundurmak olumlu olarak değerlendirilmiştir.

Gabriel Paulista, kulübümüzün bilgisi ve izni dahilinde ülkeye dönerek transfer görüşmelerinde bulunmak üzere Antalya kampımızdan ulaşılabilir.”

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Beşiktaş duyurdu! Gabriel Paulista kulüpten ayrıldıBeşiktaş duyurdu! Gabriel Paulista kulüpten ayrıldıBeşiktaş duyurdu! Gabriel Paulista kulüpten ayrıldı