Gazze’de ateşkes krizi! Hamas açıkladı: İhlaller sürüyor
Hamas Sözcüsü Hazım Kasım tarafından yapılan açıklamada, “Siyonist işgalci (İsrail), masum sivilleri öldürmeyi artırarak ve Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’taki sarı hattı ileri çekerek ateşkes anlaşmasına yönelik ihlallerini derinleştiriyor. Bu durum, daha fazla yerinden edilmeye yol açıyor.” ifadelerini kullandı.
İsrail’in Gazze’nin bazı kısımlarındaki konutları sistematik biçimde yıktığına dikkati çeken Kasım, bu durumun “kentsel yıkım yoluyla soykırımın sürdürülmesi yoluyla etnik temizlik” olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Kasım, İsrail’in ateşkes anlaşmasında öngörülmesine karşın halen Refah Sınır Kapısı’nı kapalı tuttuğunu ve Gazze’ye yardım girişinin de kısıtlandığını hatırlattı.
İsrail’in Şarm el-Şeyh’deki zirveyi başarısızlığa uğratmaya çalıştığını ifade eden Kasım, arabulucu ve garantör ülkelere İsrail’e baskı yaparak ihlallerin durdurulması çağrısında bulundu.
Gazze Şeridi’nde 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını hemen her gün ihlal eden İsrail ordusu, Filistinlilere yönelik saldırılarına devam ediyor.
Anlaşmanın ilk aşaması gereği “Sarı Hat”a çekilen İsrail ordusu halen Gazze Şeridi’nin yaklaşık yüzde 50’lik kısmında işgali sürdürüyor ve bölgeye yaklaştıkları iddiasıyla Filistinlilere saldırmayı sürdürüyor.
Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana düzenlenen saldırılarda ise 420 kişi İsrail saldırıları sebebiyle hayatını kaybetti, 1184 kişi yaralandı, enkaz altından 684 kişinin cesedi çıkarıldı.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne Ekim 2023’te başladığı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bin 386’ya, yaralıların sayısı ise 171 bin 264’e yükseldi.
İsrail ordusunun bugün Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşması kapsamında çekildiği bölgelere düzenlediği saldırılarda biri 15, diğeri 4 yaşında 2 çocuk hayatını kaybetmiş, Han Yunus açıklarında balıkçı teknesine gerçekleştirdiği saldırıda da 32 yaşındaki 1 balıkçı yaşamını yitirmişti.
Bakan Yerlikaya duyurdu: Kar nedeniyle 3 bin 766 kişi güvenli bölgelere sevk edildi
Bakan Yerlikaya, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında ilgili tüm kurumlarımız, yaşanan yoğun kar yağışı nedeniyle olumsuzlukları gidermeye yönelik çalışmalarına aralıksız devam ediyor. İlk andan itibaren merkezde AFAD Başkanlığımız, illerde ise Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezlerimiz aktif hale getirildi. AFAD ekiplerimiz başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarımız ile gerekli koordinasyon sağlanmakta, gelen ihbarlara anında müdahale edilmektedir. Yoğun kar yağışıyla mücadele kapsamında toplam; 42 bin 143 personel, 12 bin 277 araç/iş makinesi görev yapmaktadır” dedi.
Yerlikaya, “Vatandaşlarımıza yönelik olarak; 16 bin 599 soğuk/sıcak içecek, 9 bin 826 adet içme suyu, 25 bin 84 ikram malzemesi dağıtımı gerçekleştirilmiştir. 3 bin 766 vatandaşımız güvenli bölgeye tahliye edildi. Olumsuz hava olaylarından etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyorum. Sahada büyük bir gayret ve özveri ile çalışan AFAD ekiplerimizi ve tüm kurumlarımızı tebrik ediyorum. Allah ayağınıza taş değdirmesin” ifadelerini kullandı.
Başkan Erdoğan Prens bin Selman ile telefonda görüştü
Başkan Erdoğan Suudi Arabistan Veliaht Prensi bin Selman ile telefonda görüştü. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.
İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki süreçte atılacak adımlarla Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğini daha da derinleştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin Somali ve Yemen’deki gelişmeleri yakından takip ettiğini, her iki ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasının bölgesel istikrar için önemli olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin, Yemen’de tarafların bir araya getirilmesine ilişkin gayretlere katkı sunmaya hazır olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanımız, Gazze’de insani durumun kış mevsimiyle birlikte ağırlaştığını, Türkiye’nin kalıcı ateşkesin sağlanması ve Gazze’nin yeniden imarı için çalışmayı sürdürdüğünü belirtti.
Enerji güvencesine stratejik takviye! Azerbaycan ile tarihi gaz anlaşması
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Azerbaycan ile toplam 33 milyar metreküplük yeni bir doğalgaz tedarik anlaşması yapıldığını duyurdu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, katıldığı bir televizyon programında Türkiye’nin enerji vizyonuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, Azerbaycan ile toplam 33 milyar metreküplük yeni bir doğalgaz tedarik anlaşması yapıldığını, anlaşmanın iki ülke arasındaki ticareti bir üst noktaya taşıyacağını belirtti. Bayraktar, “Azerbaycan’da Abşeron Sahası’ndan her yıl 2,25 milyar metreküplük 15 yıl boyunca da toplam 33 milyar metreküplük bir anlaşma yaptık. Çok yakında imzalar biter. Cuma günü de nihai müzakereleri sonuçlandırdık. Abşeron Sahası’nda yıllık 2,25 milyar metreküp bir üretim olacak ve onu 15 yıl boyunca, 2040’lı yıllara kadar alacağız. Yine uygun fiyatlı bir gaz bulduk ve uzun dönemli bir şekilde bunu ülkemize almaya başladık. Bu gaz, boru hattından gelecek. Azerbaycan’dan, Hazar Denizi’nden gelecek. 2026 daha büyük keşiflere gideceğimiz bir yıl olacak. Onunla ilgili planlamalarımız var. Orta Karadeniz’de, Doğu Karadeniz’de kazmayı planladığımız, lokasyonları tespit edilmiş kuyularımız var” diye konuştu.

“MUVAFFAK OLURSAK DİYARBAKIR’IN ÇOK BÜYÜK POTANSİYELİ VAR”
Diyarbakır’daki kaya petrolü aramalarıyla ilgili de bilgi veren Bayraktar, bu yıl ilk yatay sondajı yapacaklarına ifade ederek, “Üç yıllık bir planlamamız var. Toplam 24 kuyuda bunu yapmayı hedefliyoruz. Muvaffak olursak Diyarbakır’ın bu anlamda çok büyük potansiyeli var. Gabar’ın daha ötesine bizi geçirebilecek bir potansiyele sahip. Ayrıca Somali’deki sahadan da ümitliyiz. Yaklaşık su derinliği 3,5 kilometre. Yani, deniz tabanına inmeniz için 3,5 kilometre lazım. Deniz tabanına indikten sonra da bir 3,5 kilometre daha derinlik var. 7 kilometrelik bir sondaj yapacağız. Bunun yanı sıra Sinop ve Trakya santralleri için de çalışmalarımız, müzakerelerimiz devam ediyor. Oralarda da 2026 karar yılı olabilir, onun için 2026 kritik bir yıl. Buralarda artık hangi teknoloji ve hangi ülkeyle yürüyeceğimizin adının konacağı yıl olmasını hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

“NÜKLEERDE BEKLENTİMİZ, EN İYİ TEKNOLOJİ VE EN UYGUN FİYAT”
Nükleer enerjide yerli üretim ekipmanların kullanımının sağlanacağını vurgulayan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Nükleerde beklentimiz, en iyi teknoloji ve en uygun fiyat. İkincisi ise yerlileştirme. Yani, bu reaktörün yüzde 55’inde yerli ekipman kullanacak, yerli sanayi kullanacak, yerli inşaat sektörü kullanacak. Üçüncüsü ise insan kaynağı gelişimi. Ruslarla yaptığımız anlaşmada 300’ün üzerinde talebeyi biz oraya gönderdik, orada eğitim aldılar, onların büyük bir kısmı şu anda Akkuyu’da çalışıyor. Türkiye çok önemli bir ‘know-how’ kazanıyor, Türkiye çok önemli bir insan kaynağı yetiştiriyor. Dolayısıyla aynı şartlar Sinop’ta ve Trakya’daki müzakerelerimizde var. Bize burada bunu en yüksek düzeyde kim önerirse onunla yürümeyi hedefliyoruz. Ortalama şehir bazlı tüketime bakacağız. Destekleri doğru bir şekilde, etkin hale getirmeye gayret ediyoruz. Kademelendirmeyi doğal gazda da yapmayı planlıyoruz.”








