1200x675-chpden-istifa-eden-cakir-ak-partiye-gececegini-acikladi-1767446606301

CHP’den istifa eden Çakır AK Parti’ye geçeceğini tarih vererek duyurdu: Milletim istedi

CHP’de yolsuzluk, şaibeli kurultay, rüşvet ve birçok skandal gündeme gelirken ihraç furyası da patlak vermiş CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmesinin ardından istifa ettiğini açıklamıştı.

(Fotoğraf: AA)(Fotoğraf: AA)

Yaşanan gelişmenin ardından CHP’den istifa eden Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, 3 Ocak Mersin’in düşman işgalinden kurtuluş yıldönümü törenlerine katıldıktan sonra Akdeniz ilçesindeki Mersinli Yörükler Derneğini ziyaret etti.

Dernek Başkanı Hidayet Dinçer ve üyeleriyle bir araya gelen Çakır, ziyaret sonrası açıklamada bulundu.

(Fotoğraf: AA)(Fotoğraf: AA)

AK Parti’ye geçeceği yönündeki söylentilere de yanıt veren Çakır, “7 Ocak Çarşamba günü grup toplantısında AK Parti’ye geçiyorum. Her şey konuşuldu. Memleketime, milletime hizmet edeceğiz. Memleketi, milleti, hırsızın, soyguncunun eline teslim etmeyeceğiz. Kötü niyetli adamlar artık siyaset yapmaktan uzaklaşacak. Biz de millet olarak bunun karşısında olacağız” ifadelerini kullandı.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

“AK PARTİ, DEVLETİNİN, MİLLETİNİN YANINDA”

AK Parti’yi tercih ettiğini nedenlere de değinen Çakır, “AK Parti’nin yaptığını Türkiye’ye kimse yapmadı. AK Parti, devletinin, milletinin yanında” diye konuştu. AK Parti’nin süper milli otoyollar gibi bir çok hizmeti getirdiğine vurgu yapan Çakır, milletin birlik, kardeşlik ve barışı için de her şeyi yerine getirdiğini anlattı.

(FOTO: AA )(FOTO: AA )

AK Parti’ye geçme kararı almadan vatandaşlara danıştığını aktaran Çakır,” Millete de sordum, ‘Nereye geçeyim?’ dedim, ‘AK Parti’ye geç’ dediler. Ben de milletin dediğini yapıyorum sonuçta. Millet böyle istedi diye yapıyorum ben” diyerek sözlerini tamamladı.

NE OLMUŞTU?
Geçtiğimiz günlerde CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır,kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildi.

“KENDİ İRADEMLE İSTİFA EDİYORUM”
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çakır, yönetime kendi iradesiyle istifa ettiği restini de çekti. Çakır, “Parti içi eleştirilerim nedeniyle kesin ihraç istemiyle PM’ye sevk edildiğimi öğrendim. Bu süreci beklemeden, kendi irademle Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ediyorum. Konuyla ilgili tüm detayları yarın yapacağım basın toplantısında anlatacağım. Kamuoyunun bilgisine sunarım.” dedi.

“HIRSIZIN PARTİSİ OLMAZ”Öte yandan herkesin konuştuğu Çakır, Takvim.com.tr’ye çarpıcı açıklamalarda bulunarak partisini eleştiren Çakır, “Hırsızın partisi olmaz” ifadelerini kullanmıştı.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
CHP’den istifa eden Çakır AK Parti’ye geçeceğini tarih vererek duyurdu: Milletim istediCHP’den istifa eden Çakır AK Parti’ye geçeceğini tarih vererek duyurdu: Milletim istediCHP’den istifa eden Çakır AK Parti’ye geçeceğini tarih vererek duyurdu: Milletim istedi
THY uçağında misilleme iddialarına yalanlama!

DMM “Hatay’da aynı konutun birden fazla hak sahibine verildiği” iddiasına yalanlama: Gerçek dışı

DMM’nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, bazı basın yayın organları ve sosyal medya mecralarında yer alan, Hatay’daki konut kuralarına ilişkin söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğu ve dezenformasyon niteliği taşıdığı belirtildi.

Deprem öncesinde tapuda tek bir konut üzerinde mirasçı durumundaki tüm maliklerin, aynı konut için müşterek hak sahibi olarak kuraya dahil edilmesinin yürürlükteki mevzuat uyarınca zorunlu olduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu nedenle başvurularda birden fazla mirasçı bulunsa dahi, kura sonucunda yalnızca tek bir konut tahsis edilmektedir. Haberlere konu edilen kayıtların mükerrer tahsisle ilgisi bulunmadığı, tamamen miras ve müşterek mülkiyet hükümlerinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla ‘bir konutun birden fazla kişiye verildiği’ yönündeki iddialar, mevzuatın bilinçli şekilde çarpıtılmasından ibarettir. Kamuoyunun, yalnızca resmi kurumlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur.”

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
DMM Hatay’da aynı konutun birden fazla hak sahibine verildiği iddiasına yalanlama: Gerçek dışıDMM Hatay’da aynı konutun birden fazla hak sahibine verildiği iddiasına yalanlama: Gerçek dışıDMM Hatay’da aynı konutun birden fazla hak sahibine verildiği iddiasına yalanlama: Gerçek dışı
1200x675-baskan-erdogandan-net-mesaj-2025te-cumhuriyet-tarihimizin-en-buyuk-ihracatini-gerceklestirdik-1767446112898

Başkan Erdoğan’dan net mesaj: 2025’te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdik

Başkan Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen “2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması” programında açıklamalarda bulundu.

Erdoğan yaptığı konuşmada, Türk ürünlerini dünyanın dört bir köşesine ulaştıran, mal ve hizmetler ihracatını artırmak için canla başla çalışan ihracatçılarla birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.

Ticaret Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile Dış Ekonomik İlişkiler Kuruluna (DEİK) bu anlamlı toplantı için teşekkür eden Erdoğan, son 23 yıldır ihracatı çabalarıyla bir başarı hikayesine dönüştüren özel sektöre ve kamu kurumlarını tebrik etti.

Erdoğan, tüm iş dünyasının, milletin, dost ve kardeş halkların yeni miladi yılını tebrik ederek, “2026 senesinin vatandaşlarımızın yanı sıra tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.” diye konuştu.

Bugün, hükümetlerinin bir rutini haline gelen sene sonu dış ticaret verilerini değerlendirmek üzere bir arada olduklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

“Her yılın başında hem geçmiş 12 ayın kapsamlı bir muhasebesini yapıyor hem de gelecek seneye dair hedeflerimizi aziz milletimizle paylaşıyoruz. Birazdan 2025 yılında ülkemizin dış ticaretteki başarılarını tüm yönleriyle mütalaa edeceğiz. Tabii ben bunlara geçmeden önce bir hususun altını çizmek istiyorum. Dış ticaret dahil ekonominin bütün alanlarında belirlediğimiz hedeflerin küresel gelişmelerden bağımsız ele alınması beklenemez. Globalleşmenin bu kadar yayıldığı, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, insanlığın kaderinin daha önce hiç olmadığı kadar kesiştiği bu dönemde ister menfi ister müspet olsun her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların ve dalga boyu yükselen rekabetin her ülke gibi Türkiye’ye de yansımaları oluyor. Ayrıca biz, küresel gündemi en çok meşgul eden olayların tam merkezinde yer alan bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu gerçek, 2025 yılında da değişmedi. “

(Foto: AA)(Foto: AA)

Başkan Erdoğan, geride bırakılan 2025 yılında Gazze başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyasının farklı köşelerinde zulüm, katliam ve kaosun hakim olduğunu, çoluk, çocuk ve kadın 71 binden fazla Filistinlinin İsrail’in acımasız saldırıları karşısında şehit düştüğünü, aynı saldırılarda 172 bin kişinin yaralandığını aktararak, yüzde 90’ı enkaza dönen Gazze’de son asrın en büyük soykırımlarından birinin yaşandığına dikkati çekti.

Erdoğan, “Uluslararası sistem, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yine kendisinden beklenenleri yerine getiremedi. Bunun da bedelini maalesef Gazzeli mazlumlar ödedi. Bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen İsrail Hükümeti insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri katletmeye, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan geniş bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ediyor.” diye konuştu.

Erdoğan geçen seneye damgasını vuran bir diğer çatışma sahasının Karadeniz’in kuzeyi olduğunu, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın 5’inci yılına girmek üzere bulunduğunu söyledi.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nda da yüzbinlerce insanın öldüğünü, şehirlerin yıkıldığını ve milyonlarca kişinin evini terk etmek zorunda kaldığını belirten Erdoğan, “Son aylarda savaşın Karadeniz’deki ticareti ve seyrüsefer güvenliğini tehdit eder boyutlara geldiği görülüyor. Bunun önüne geçilmesi noktasında gerekli temaslarda bulunuyoruz. Karşılıklı saldırılarda giderek kontrolden çıkma riski taşıyan bu savaşın, bir an önce adil ve sürdürülebilir bir barışla sona ermesi samimi temennimizdir.” diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye’nin her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülke olduğunu ve barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazır bulunduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

“Tüm samimiyetimizle şu hakikati her fırsatta vurguluyoruz. Biz ne rol kapma, ne şov yapma peşindeyiz ne de kan, gözyaşı, zulüm üzerinden çıkar sağlamanın hesabı içindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı, bugün de yoktur. Bizim dış politikamızın esası düşman üretmek değil dost kazanmaktır. Dostlarımızın sayısını olabildiğince çoğaltmaktır. Kavgayla kaybetmek yerine, dostlukla birlikte kazanalım istiyoruz. Gerilime yatırım yapanlara inat biz herkesin hayırına olacak bir barış ve güvenlik kuşağı kurmanın mücadelesini veriyoruz.”

İki kardeş bile her konuda yüzde yüz anlaşamazken, farklı çıkarları temsil eden devletlerin arasında fikir ayrılıklarının nüksetmesinin gayet doğal olduğunu vurgulayan Erdoğan, bunların öncelikli çözüm yolunun diyalog, müzakere ve diplomasi olduğunu kaydetti.

“TÜRKİYE’Yİ YANINA ALAN KAZANACAK, KARŞISINA ALAN KAYBEDECEKTİR”
Başkan Erdoğan, 2026 senesinde bu yöndeki gayretlerini biraz daha yoğunlaştıracaklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Asya’dan Afrika’ya ve Latin Amerika’ya, dost ülkelerle yeni ortaklıklar tesis ederken, Türk dünyasıyla bağlarımızı daha da güçlendireceğiz. Şurası da son derece önemlidir, Türkiye’yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kalmıştır. Türkiye’siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense dahi bunun uzun ömürlü olmayacağı herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış, Türkiye’nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlanmıştır. Türkiye’yi yanına alan kazanacak, karşısına alan kaybedecektir. Yüzünü Ankara’ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler, emperyalistlere lejyoner yazılanlar ise kaybedecektir. 2026’da bunun teyit ve tescil edildiğini hep beraber göreceğiz.”

Dış ticaret rakamlarına değinen Erdoğan, “Dış ticaret rakamlarımızın objektif analizini yaparken şu noktanın göz ardı edilmemesi gerektiği kanaatindeyim. 2025 yılı küresel ticarette belirsizliklerin tırmandığı ve korumacılığın belirgin biçimde yükseldiği bir dönem olmuştur. Zayıf dış talep, yakın coğrafyamızda süre gelen savaşlar, iç karışıklıklar ve jeopolitik gerilimlere, tarife artışlarının yol açtığı sorunlar eklenmiştir. Türkiye tüm bunlara ilave olarak dolaylı maliyeti 150 milyar doları bulan 6 Şubat depremlerinin etkileriyle de mücadele etmiştir. Şunu burada büyük bir gururla söylemek isterim, dünyada pek az ülkenin altından kalkabileceği bu sınamaların üstesinden alnımızın akıyla geldik.” diye konuştu.

Millete meydanlarda verdikleri sözleri tuttuklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“455 bininci deprem konutumuzu afetzede kardeşlerimize önceki hafta Hatay’da teslim ettik. Ahdine ve kavline sadık bir iktidar olarak hamdolsun, depremzedelerimize mahcup olmadık. Tüm karamsar senaryolara, tüm karalama kampanyalarına rağmen, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin çok şükür meyvelerini toplamaya devam ediyoruz. 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz, tam 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor. 2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık. Mevcut pazarımızda gücümüzü artırmanın yanı sıra yeni pazarlar, yeni ticaret ortakları, yeni ürün çeşitleriyle ihracatta yakaladığımız ivmeyi bir üst seviyeye çıkarttık. Tüm bunları, belediyeleri arpalığa çevirenleri yargıdan kurtarmak için milli markaları boykot çağrısı yapan, sokaklarımızı terörize eden, yurt dışında ülkemizi kötüleyen ve maalesef tek amacı Türk ekonomisine zarar vermek olan muhalefetin sorumsuzluklarına rağmen başardık.”

“ARALIK AYINDA 26,4 MİLYAR DOLARLA AYLIK BAZDA YENİ BİR İHRACAT REKORUNA İMZA ATTIK”
Türk ekonomisinin direncinin 2025’te sınandığını ve Türk ekonomisinin çok başarılı bir sınav verdiğini belirten Erdoğan, sadece büyüme rakamlarının değil, ihracat rakamlarının da Türkiye’nin kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı.

2025 yılına ait dış ticaret verilerini paylaşan Başkan Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında, geçen seneye göre net 3 milyar dolar artış sağlandı. İlk defa aylık ihracatımız 26 milyar dolar eşiğini aşmış oldu. 2025 yılı mal ihracatımızda da benzer bir rekor söz konusu. Önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız, toplam 273,4 milyar dolara ulaştı. Böylece Cumhuriyet tarihimizin en yüksek yıllık ihracatını gerçekleştirdik. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. 2025 yılına ait rekorlarımız elbette bununla bitmiyor. Geçen yılın ilk on ayında mal ihracatımızda artış kaydedildi. Beş ayında ise aylık mal ihracatı rekoru kırıldı. 2025 yılında mal ihracatımızda net olarak 11,7 milyar dolar artış yaşandı. Hizmetler ihracatında ise net 6 milyar dolar artış olduğunu, yıllık hizmetler ihracatımızın 123,1 milyar doları bulduğunu, böylece 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz.”

Erdoğan, 2025 yılında 33 il 1 milyar doların üzerinde ihracat yaparken, 46 ilin de ihracatını artırdığına işaret ederek, şunları kaydetti:

“En fazla ihracat yapan beş ilimiz, 57,8 milyar dolar ile İstanbul birinci. 35,1 milyar dolar ile Kocaeli ikinci. 23,6 milyar dolar ile İzmir üçüncü. 20 milyar dolar ile Bursa dördüncü. 13,2 milyar dolar ile Tekirdağ beşinci olmuştur. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. İthalatın artmasında ekonomimizdeki canlanma ile altının ons fiyatı ve ithalat değerindeki yükseliş etkili oldu. Ama buna rağmen 2002 yılında yüzde 50 civarında olan ihracatın, ithalatı karşılama oranı 2025 yılında yüzde 74,8 olmuştur. İş dünyamızın değerli temsilcileri, 2025 yılında ihracatımızda önceki seneye göre kıymet bazında artışta öne çıkan ilk üç ülke şöyledir. 1,7 milyar dolar artışla Almanya. 1,4 milyar dolar artışla Birleşik Krallık. 1,3 milyar dolar artışla Suriye farklı bir yere oturmuştur. 8 Aralık devrimi sonrasında özgürlüğüne kavuşan komşumuz Suriye’nin ticaretimizde de öne çıkmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Güvenlik ortamı iyileştikçe Suriye’yle ticaretimiz daha da artacaktır. Bir ve bütün Suriye, bölgemizde kalıcı istikrarın inşallah anahtarı olacaktır.”

(Foto: AA)(Foto: AA)

Erdoğan kıymet bazında ilk üç fasıla bakıldığında motorlu kara taşıtların 4,3 milyar dolar artışla 36,7 milyar dolara, silahlar ve mühimmatın 2,1 milyar dolar artışla 4,7 milyar dolara, elektrikli makine ve cihazların 1,3 milyar dolar artışla 17,8 milyar dolara ulaştığını gördüklerini kaydetti.

Üretimdeki orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracata katkısına dikkati çekerek, Türkiye’nin yatırımlarda ve yüksek teknolojili sanayi üretiminde kaydettiği artışın, yüksek teknolojili ürün ihracatına da yansıdığını dile getiren Erdoğan, “2025 yılında yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı yüzde 12,7 oranında artışla 9,9 milyar dolara ulaşmış, orta-yüksek teknolojili ürün ihracatımız yüzde 10,6 oranında artışla 102,1 milyar dolara çıkmıştır. 2002 yılında ihracatımızın sadece yüzde 30’unu orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünler oluştururken bu oran 2025’te yüzde 43,5 olmuştur.” diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye’nin ihracat performansının arkasında güçlü bir üretim altyapısı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Otomotiv sektöründe 2 milyona yakın üretim kapasitesi, yıllık 1,5 milyon araç üretimi, 41 milyar doları aşan ihracatla Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın 12’nci en büyük üretim üssü konumundayız. Yerli ve milli markamız Togg’un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü ortaya koyuyor. 2025 yılında otomotiv sektörü ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,8 oranında artarak 41,4 milyar dolara yükseldi. Makineler ve elektrikli makineler sektörü ihracatımız ise yüzde 4 artışla 43,7 milyar dolara ulaştı.”

“TÜRKİYE, AVRUPA BİRLİĞİ’NİN EN BÜYÜK 5’İNCİ TİCARET ORTAĞI HALİNE GELDİ”
Başkan Erdoğan, bir diğer gurur kaynaklarının da savunma ve havacılık ihracatı olduğunu belirterek, “Türkiye bu alanda artık küresel ölçekte adından söz ettiren bir ülkedir. En son İspanya’yla varılan Hürjet tedarik anlaşmamız ülkemizin bu alandaki öncü rolünü teyit etmiştir. Nereden nereye… Hürjet’in Avrupa ve NATO üyesi bir ülkenin envanterine girecek olması inşallah gelecek senelerde önümüzü daha da açacaktır. Savunma ihracatında yakaladığımız ivmeyi 2025’te devam ettirdik. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, aradan geçen sürede 40 kat artışla 2025 yılında 9 milyar 870 milyon dolara yükseldi.” ifadelerini kullandı.

Bu muazzam rakamların Türkiye için hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, “Türkiye, Avrupa Birliği’nin en büyük 5’inci ticaret ortağı haline gelmiş ve ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Birliğe ihracatımız yüzde 7,8 oranında artışla 117 milyar doları bulmuştur. Bununla birlikte ticari ilişkilerimizin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için gümrük birliğinin modernizasyonu artık kaçınılmazdır. Avrupa Birliği’nin konseyden gerekli yetkiyi çıkartarak daha fazla vakit kaybetmeden ülkemizle müzakereleri başlatmasını ümit ediyoruz.” dedi.

Erdoğan, Avrupalı dostlarının ekonomik güvenlik kavramıyla bazı sektörlerdeki korumacı tedbirlerini ve yasal hazırlık süreçlerini yakından takip ettiklerini dile getirerek, şunları söyledi:

“Avrupa Birliği’nden korumacı reflekslerle aramızdaki ticaretin doğasını bozmamalarını ve ortaklık hukukumuza sadık kalmalarını bekliyoruz. Tek taraflı düzenlemeler karşısında sanayicimizin rekabet gücünü özellikle koruyacak her türlü adımı atmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Avrupa pazarının yanı sıra 2025 yılında ihracatımız İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleriyle 73,7 milyar dolar, Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleriyle 11 milyar dolar, Avrupa Birliği üyesi olmayan Balkan ülkelerine 5,6 milyar dolar, Amerika, Kanada, Meksika ile 19,2 milyar dolar civarında gerçekleşmiştir. Durmak yok, yola devam.”

MAL VE HİZMET İHRACATINDA 2025 HEDEFİ AŞILDI
Mal ihracatının yanı sıra hizmetler ihracatının da çok iyi gittiğini kaydeden Erdoğan, “2025 hedefimizi 121 milyar dolar olarak açıklamıştık. Bu hedefe 121,9 milyar dolarla eylül ayında ulaşmanın sevincini yaşadık. Yıl sonunda hizmetler ihracatımızın 123 milyar doları aşmasını bekliyoruz. Geçtiğimiz yıl sizlerle bir araya geldiğimiz toplantıda 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolar olarak paylaşmıştım. Küresel ekonomideki tüm zorluklara ve artan belirsizliklere rağmen mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla hedefimizi aştığını memnuniyetle ifade etmek isterim.” diye konuştu.

Başkan Erdoğan, mal ve hizmet ihracatındaki bu olumlu tablonun cari işlemler dengesindeki iyileşmeyi de beraberinde getirdiğine işaret ederek, “Cari işlemler açığının milli gelire olan payı, tarihi ortalamaların altında seyrediyor. Yıl sonunda inşallah yüzde 1,4 ile Orta Vadeli Program’la uyumlu bir oran bekliyoruz. Cari işlemler dengesinde sağladığımız bu iyileşmeleri kalıcı hale getirerek Türkiye ekonomisini daha dayanıklı bir konuma yükselteceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin medarıiftiharı olan ihracatçılarla el ele vereceklerini ve 2026’da çok daha büyük başarılara birlikte imza atacaklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bugün sadece 2025 yılının değerlendirmesini yapmıyoruz, aynı zamanda 2026’nın da hedeflerini belirliyoruz. 2026 yılı için hedefimiz 282 milyar doları mal ihracatı, 128 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracattır. Allah’a hamdolsun geçen seneki hedefimizin üstüne çıkmayı başardık. İnşallah 2026 yılı hedefimizi de aşacağımıza ben yürekten inanıyorum. Bu hedef doğrultusunda tüm gücümüzle çalışacağımızı da çok iyi biliyorum. Her fırsatta söylüyorum. Biz, büyük bir ülkeyiz, büyük bir milletiz. Son 23 yılda başardıklarımız, başaracaklarımızın teminatıdır. Daha büyük hedeflere koşarken bizim ilham ve güç kaynağımız bellidir. Allah’ın izniyle gelecek yılki toplantımızda ihracatta yeni rekorlar kırmanın gururunu hep birlikte yaşayacağız.”

Erdoğan, hükümet olarak çalışanın, üretenin, ihracat edenin yanında olduklarını vurgulayarak, “2025 yılında mal ve hizmet ihracatçılarımız için Ticaret Bakanlığımızın yıllık bütçesinden 33 milyar liralık destek tahsis ettik. 2026 yılında ise bu alana ayırdığımız desteği 45 milyar liraya yükselttik. Buna ilave olarak ihracatçılarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak yeni destek paketleri ve hizmetleri devreye almayı planlıyoruz. Hiç endişeniz olmasın. Siz çalıştığınız, ürettiğiniz müddetçe, biz de sizin yanınızda olacağız.” ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan, Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamının ülkeye ve millete hayırlı olmasını temenni etti.

PROGRAMDAN NOTLAR

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) faaliyetlerinin anlatıldığı tanıtım filmiyle devam etti.

Konuşmaların ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Başkan Erdoğan’a sanatçı Bilal Akkaya’nın modern hat tekniğiyle hazırladığı Zümer Suresi’ndeki “Bilenlerle bilmeyenler hiç bir olur mu?” yazılı 9. ayetin yer aldığı tabloyu takdim etti.

Aile fotoğrafı çektirilmesinin ardından program sona erdi.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Başkan Erdoğan’dan net mesaj: 2025’te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdikBaşkan Erdoğan’dan net mesaj: 2025’te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdikBaşkan Erdoğan’dan net mesaj: 2025’te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdik
1200x675-1767438123108

Q Yatırım Bankası’na ikinci operasyon

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Q Yatırım Bankası’na yönelik “tefecilik ve aklama” soruşturması kapsamında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) belirlediği oranların üzerinde faizle bazı şirketlere borç para verip haksız kazanç sağladıkları belirlenen 9 şüpheli gözaltına alındı.

Başsavcılıkça yapılan açıklamada, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen “tefecilik ve aklama” soruşturması kapsamında, Q Yatırım Bankası yetkililerinin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda tanımlanan yetkilerin dışında hareket edip, TCMB tarafından belirlenen faiz oranlarının üzerinde faiz uygulayarak, mali zorluk yaşayan şirketlere kredi adı altında borç para verdiği, bu yolla haksız kazanç sağladıkları belirlenen 9 şüpheli tespit edildiği belirtildi.

Daha önce aynı soruşturma kapsamında banka yetkilisi Ali Ercan, Yasef Mitrani ile Mehmet Aydoğdu hakkında 7 Kasım 2025’de adli işlem yapıldığı aktarılan açıklamada, “Soruşturmanın derinleştirilmesi neticesinde, şüpheli Ali Ercan’la bağlantılı olduğu yönünde tespitler bulunan Serkan Önem, Muzaffer Armağan Saraçoğlu, Cem Ferdi Ordu, Hakkı Çatman, Hacı Mehmet İnce, İbrahim Başgüdücü, Selda Yılmaz, Mehmet Sadi Özekmekçi ve Fatih Soylu isimli şahıslar hakkında Başsavcılığımızca yeni tespitler yapılmıştır.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, İstanbul, Ankara, İzmir ve Aydın’da, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla haklarında gözaltı talimatı verilen Önem, Saraçoğlu, Ordu, Çatman, İnce, Başgüdücü, Yılmaz, Özekmekçi ile Soylu’nun yakalandığı kaydedildi.

Şüphelilerin örgüt içi konumları ve görevlerinin netleştirilmesi, finansal ve dijital delillerin toplanması, suçtan elde edilen gelirlerin takibi ve delillerin muhafaza altına alınması amacıyla adreslerde arama ve el koyma işlemleri yapıldığına dikkati çekilen açıklamada bu işlemlerin devam ettiği vurgulandı.

Açıklamada, soruşturmanın mali güvenliğin korunması, suç gelirlerinin ekonomik sisteme girişinin engellenmesi ve örgütsel yapının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü bildirildi.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Q Yatırım Bankası’na ikinci operasyonQ Yatırım Bankası’na ikinci operasyonQ Yatırım Bankası’na ikinci operasyon
1200x675-kopruler-kitalari-otoyollar-sehirleri-bagladi-2025te-kopru-ve-otoyollardan-11-milyar-arac-gecti-1767428674668

Köprüler kıtaları, otoyollar şehirleri bağladı! Türkiye yolları 2025’te rekor kırdı

Uraloğlu, 2025 yılına ait kara yolu trafik verilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) sorumluluğundaki otoyol ve köprülerle kamu özel işbirliği (KÖİ) modeli ile hayata geçirilen projelerdeki araç hareketliliğine ilişkin bilgileri paylaşan Uraloğlu, “2025’te otoyol ve köprülerden toplam 1 milyar 122 milyon 336 bin 942 araç geçişi oldu.” ifadesini kullandı.

Köprüler kıtaları, otoyollar şehirleri bağladı! Türkiye yolları 2025’te rekor kırdı

KGM’YE BAĞLI OTOYOL VE KÖPRÜLERDEN YAKLAŞIK 586 MİLYON ARAÇ GEÇİŞİ

Uraloğlu, KGM’ye bağlı Mahmutbey-Edirne, İstanbul-Ankara, Adana, Mersin, Çeşme-İzmir-Aydın Otoyolu ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü 2025’te 585 milyon 906 bin 492 aracın kullandığını bildirdi.

Köprüler kıtaları, otoyollar şehirleri bağladı! Türkiye yolları 2025’te rekor kırdı

KÖİ modeliyle inşa edilen otoyol ve köprülerden geçen araç sayısına ilişkin bilgi veren Uraloğlu, şunları kaydetti:

Köprüler kıtaları, otoyollar şehirleri bağladı! Türkiye yolları 2025’te rekor kırdı

“Kuzey Marmara, Malkara-Çanakkale, İstanbul-İzmir, Ankara-Niğde, Menemen-Aliağa-Çandarlı ve Aydın-Denizli otoyolları ile Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve 1915 Çanakkale köprülerinden de 1 yılda 536 milyon 430 bin 450 araç geçiş yaptı.”

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Köprüler kıtaları, otoyollar şehirleri bağladı! Türkiye yolları 2025’te rekor kırdıKöprüler kıtaları, otoyollar şehirleri bağladı! Türkiye yolları 2025’te rekor kırdıKöprüler kıtaları, otoyollar şehirleri bağladı! Türkiye yolları 2025’te rekor kırdı
1200x675-2026nini-ilk-buyuk-krizi-venezuelada-kaosun-sifreleri-a-haberde-abd-caracasi-neden-bombaladi-1767429825066

2026’nını ilk büyük krizi! Venezuela’da kaosun şifreleri A Haber’de: ABD Caracas’ı neden bombaladı?

Güney Amerika’da yer yerinden oynuyor! Venezuela’nın başkenti Caracas ve stratejik eyaletler ABD savaş uçaklarının hedefi oldu. Maduro yönetimi “Olağanüstü Hal” ilan ederken, bölgeden gelen görüntüler sinsi bir işgal planının devreye sokulduğunu kanıtlıyor. A News Yayın Koordinatörü Orhan Sali, A Haber canlı yayınında perde arkasını anlattı ve “Trump, 2026 ara seçimleri öncesi MAGA seçmenini konsolide etmek istiyor; bahane uyuşturucu, asıl hedef enerji ve madenler.” dedi.

MADURO’DAN “DERHAL KONUŞLANIN” EMRİ

Saldırıların ardından Venezuela cephesinden gelen ilk resmi tepkiyi ve sahadaki askeri hareketliliği değerlendiren Orhan Sali, “Venezuela Cumhurbaşkanı Maduro demiş ki; tüm savunma güçlerinin ülkenin genelinde derhal konuşlandırılmasını emrediyor. Bu, bundan sonraki süreçte herhangi bir saldırıya karşılık vereceklerinin bir sinyali. Şu an için bir kara harekatı başlamamış olabilir ama Amerika için söylüyorum; karaya çıkarma yapmanız gerekiyor. Bu da Amerika için çok ciddi bir risk ve kayıplara neden olabilir.” ifadeleri ile olayın ciddiyetini özetledi.

(foto: ahaber.com.tr)(foto: ahaber.com.tr)

SADECE BAŞKENT DEĞİL, 4 EYALET HEDEFTE!

Saldırının kapsamının sanılandan çok daha büyük olduğunu belirten Sali, stratejik noktaların özellikle seçildiğine dikkat çekti ve “Sadece Venezuela’nın başkenti Caracas’a yönelik bir saldırıdan bahsetmiyoruz. Venezuela Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada; Caracas dahil Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerine yönelik ağır bir askeri saldırı var. Amerika Birleşik Devletleri sadece başkenti değil, Venezuela’nın kuzeyindeki eyaletlere yönelik toplu ve senkronize bir saldırı başlattı. Hedefte rafineriler, yani elektrik üreten bölgeler var. Başkentin yarısından fazlası şu an elektriksiz.” dedi.

700700

MİRAFLORES SARAYI ETRAFINDA TANSİYON YÜKSEK

Venezuela’nın kalbi Caracas’tan gelen sıcak görüntüleri yorumlayan Sali, “Venezuela Başkanlık Sarayı Miraflores’in etrafında halk toplanmış durumda ve müdahaleler söz konusu. Askerlerin toplanan halka silah doğrulttuğunu görüyoruz. Bu görüntüler akla direkt ‘bir darbe girişimi mi?’ sorusunu getiriyor. CIA’nın harekete geçmesiyle kripto yapıların devreye girmesinden söz edebiliriz. Miraflores Sarayı’nın girişinde güvenlik çemberi oluşturulmuş durumda çünkü her an her şey olabilir. Amerika sadece havadan değil, içerideki uyuyan hücrelerini de harekete geçirmiş olabilir.” ifadeleri ile iç karışıklık riskini vurguladı.

(foto: ahaber.com.tr)(foto: ahaber.com.tr)

SALDIRIDAN 10 SAAT ÖNCE KRİTİK ÇİN ZİRVESİ

Operasyonun zamanlamasındaki çarpıcı detayı A Haber’de paylaşan Orhan Sali, Çin ve Rusya faktörüne değindi. Sali, “Çin-Venezuela ilişkileri çok yakın. Bu saldırıdan tam 10 saat önce başkentte Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in kendi özel temsilcisi Maduro ile görüştü ve son durum değerlendirmesi yapıldı. Amerika bu görüşmeden haberdardı. İstihbarat savaşları diyoruz ya; artık her şey o kadar şeffaf ki… Amerika bu saldırı kararını aslında 24 Aralık’ta, Noel öncesi almıştı. Ancak Nijerya’daki hava saldırıları ve elverişsiz hava koşulları nedeniyle bugüne ertelendi. Çin’in desteği Maduro için hayati önemde.” dedi.

(foto: ahaber.com.tr)(foto: ahaber.com.tr)

TRUMP’IN 2026 HESABI: “POPÜLİST BİR ÇIKIŞ”

ABD Başkanı Trump’ın neden Venezuela’yı hedef seçtiğini siyasi konjonktür üzerinden okuyan Sali, çarpıcı bir saptamada bulundu ve “Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump için bu sene hayati bir yıl. 2026 yılının Kasım ayında ara seçimler olacak. Kendi içindeki Trump seçmenlerini, o ‘MAGA’ (Make America Great Again) grubunu konsolide etmek için bu şekilde popülist çıkışları oluyor. Trump’ın en büyük vaadi ‘savaşsızlık’ üzerineydi ancak şu an bu durumun tam tersi bir tablo oluştu. Venezuela’da yapılacak bir hata, Amerika için Vietnam’dan daha büyük bir yenilgi riski taşır.” dedi.

(foto: ahaber.com.tr)(foto: ahaber.com.tr)

“VENEZUELA’NIN YER ALTI ZENGİNLİKLERİ İŞTAH KABARTIYOR”

Uyuşturucu kaçakçılığı iddialarının bir bahaneden ibaret olduğunu savunan Orhan Sali, asıl meselenin ekonomik çıkar olduğunu belirterek, “Bahane uyuşturucu kaçakçılığı ama gerçek bu değil. Venezuela’nın elinde çok önemli madenler ve yer altı zenginlikleri var. Amerika için bunları çok daha ucuza getirmenin yolu, binlerce kilometre ötedeki Irak, Kuveyt veya Katar’la uğraşmaktansa hemen yanı başındaki (Florida-Miami’ye çok yakın) Caracas’a müdahale etmektir. 90’lı yıllarda Panama’da Noriega’ya ne yaptılarsa bugün aynısını Maduro’ya yapmaya çalışıyorlar. Panama’da da bahane uyuşturucuydu, sonuç 5 bin sivilin katledilmesi ve işgal oldu.” dedi.

700700

“AMERİKA İÇİN DÖNÜM NOKTASI”

Sali, Latin Amerika’daki bu gelişmenin küresel dengeleri değiştireceğini ifade etti ve “Bu, Amerika ve Latin Amerika için bir dönüm noktası. Amerika hiçbir zaman bu kadar geniş çaplı bir saldırıyı Güney Amerika’da bir ülkeye karşı düzenlememişti. Brezilya ve Kolombiya’nın tepkisi çok önemli çünkü sıranın kendilerine geleceğini biliyorlar. Dünya artık tek kutuplu değil; ABD’nin Venezuela’da yapacağı büyük bir hata, bedeli çok ağır bir bataklığa dönüşebilir.” diyerek sözlerini noktaladı.

2026’nını ilk büyük krizi! Venezuela’da kaosun şifreleri A Haber’de: ABD Caracas’ı neden bombaladı?

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
2026’nını ilk büyük krizi! Venezuela’da kaosun şifreleri A Haber’de: ABD Caracas’ı neden bombaladı?2026’nını ilk büyük krizi! Venezuela’da kaosun şifreleri A Haber’de: ABD Caracas’ı neden bombaladı?2026’nını ilk büyük krizi! Venezuela’da kaosun şifreleri A Haber’de: ABD Caracas’ı neden bombaladı?

1200x675-venezuelada-yasayan-turk-a-haberde-halk-madurodan-kurtulmak-mi-istiyor-1767432495305

Venezuela’da yaşayan Türk A Haber’de! Maduro’nun kalesi düştü mü?

Güney Amerika’da beklenen patlama gerçekleşti, Venezuela’nın başkenti Caracas savaş uçaklarının hedefi oldu! Gece yarısı başlayan bombardımanla askeri tesisler ve havaalanları yerle bir edilirken, şehirde tam bir kaos hakim. Bölgede yaşayan ve gelişmeleri yakından takip eden Türk, eski polis memuru Muharrem Hayta, A Haber canlı yayınında dehşet anlarını anlattı. Hayta, “Savaş uçakları tepemizden geçti, halk Maduro’dan kurtulmak için sokağa çıkıyor” diyerek çarpıcı iddialarda bulundu.

İşte Caracas’tan gelen o sıcak bilgiler…

“ISLIK SESİYLE BOMBALAR YAĞMAYA BAŞLADI”

Venezuela’da 20 yıldır yaşayan ve yerel siyaseti yakından takip eden Muharrem Hayta, saldırının başladığı ilk dakikaları hakkında A Haber canlı yayınında anlattı. Hayta, “Ben yaklaşık 20 yıldır buradayım, eski bir polis memuruyum ve diplomatik görevle geldim. Buradaki siyaseti yakından takip ediyorum. Saat 02.00 civarında burada savaş uçaklarının yakın mesafeden geçtiğini duyduk. Önce ıslık sesiyle bombaların patlamasına şahit olduk. Bizim bulunduğumuz yer Caracas’ın merkezi Altamira. Hemen 5 dakikalık mesafede askeri havalimanı var. Buranın bombalandığına dair haberler aldık. Aynı zamanda Caracas’ın içerisinde askeriyenin bulunduğu yaklaşık 500 bin insanın yaşadığı bir alan var. Oranın da ciddi bombalamalara şahit olduğunu gördük. İnsanlar şu an kaos halinde orayı terk ediyorlar.” dedi.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

EKONOMİK ÇÖKÜŞ: “ASGARİ ÜCRET 1 DOLAR, GENERALLER 180 DOLAR ALIYOR”

Ülkedeki ekonomik sefaletin halkı patlama noktasına getirdiğini belirten Hayta, Venezuela’daki acı tabloyu rakamlarla gözler önüne serdi ve “Venezuela’da bu olaylarla ilgili beklenti gayet pozitif. Çünkü insanlar ekonomik sıkıntıdan yaklaşık 15 senedir büyük bir sıkıntı yaşadılar. Trilyonluk dolar devalüasyonuna şahit oldular. Generallerin yaklaşık 180 dolar aldığı, asgari ücretin 1 dolar olduğu Venezuela’da halkın bu yönetimi destekleyeceğini zannetmiyorum. Maduro’nun Venezuela’daki oyu yaklaşık yüzde 5 civarında. Geçen sene seçimleri yüzde 70 farkla kaybetmişti ancak sonuçları göstermedi. Buradan da görüyoruz ki Venezuela’da halkın desteği kesinlikle Maduro tarafında değil.” ifadelerini kullandı.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

“MİLİSLER ASLINDA SUÇ ÖRGÜTLERİ”

Hükümetin silahlandırdığı milis grupların (Colectivos) halk nezdinde hiçbir karşılığı olmadığını vurgulayan Hayta, “Yarından itibaren milislerin sokağa döküleceği söyleniyor ama bu milisler 20 yıldan beridir burada silahlanıyorlar. Bunlar genelde suç örgütleri ve buradaki çetelerden oluşan insanlar. Halktan kesinlikle böyle bir destek yok. Yarından itibaren buradaki olayı daha rahat görebileceğiz. İnsanlar Maduro’dan artık bıkmış durumda.” dedi.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

KRİTİK İDDİA: “İÇİŞLERİ BAKANI ÖLDÜRÜLDÜ MÜ?”

Hükümet içerisindeki çözülmeye dair gelen duyumları A Haber ile paylaşan Muharrem Hayta, “Venezuela’da canlı yayınları takip ediyorum; sokağa çıkanları bir şekilde durduruyorlar, uçuşları kısıtlıyorlar. Yarın muhtemelen muhalif askerler de bu bombalamadan sonra iktidarı destekleyen askerleri etkisiz hale getireceklerdir. Gelen haberlere göre buranın İçişleri Bakanı’nın da öldürüldüğü söyleniyor. Eğer İçişleri Bakanı öldürüldüyse milisler sokağa çıkamayacaktır, bu önemli bir detay. Eğer hayattaysa yarından itibaren milisler de çatışmaya girecektir.” dedi.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

“SİVİLLER DEĞİL, ASKERİ NOKTALAR HEDEFTE”

Saldırıların hedefi ve sivil yerleşim yerlerinin durumuna dair gözlemlerini aktaran Hayta, “Arka planda konutların olduğu yerler var. Benim izlediğim videolarda sivillerin yaşadığı yerlere değil de askeriyenin olduğu askeri havaalanları ve liman bombalanmış. Ama yalnız askeriyenin olduğu yerde yaklaşık 500 bin insan yaşıyor. Bu insanlar büyük bir kaosla kaçtıklarına göre, isabet almış olan yerleşim yerleri de olabilir. Yarın sabah her şey daha net ortaya çıkacaktır.” ifadeleri ile tabloyu özetledi.

Venezuela’da yaşayan Türk A Haber’de! Maduro’nun kalesi düştü mü?

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Venezuela’da yaşayan Türk A Haber’de! Maduro’nun kalesi düştü mü?Venezuela’da yaşayan Türk A Haber’de! Maduro’nun kalesi düştü mü?Venezuela’da yaşayan Türk A Haber’de! Maduro’nun kalesi düştü mü?
1200x675-cinli-byd-elektrikli-arac-satislarinda-teslayi-geride-birakarak-dunya-lideri-oldu-1767423513026

Tesla tahtından indi: zirvenin yeni sahibi Çinli BYD

Şirketin yayımladığı 2025 raporuna göre, BYD’nin bu dönemde “yeni enerji aracı (NEV)” olarak adlandırılan, şarj edilebilen, pilli, hibrit ve yakıt hücreli elektrikli araçlarının satışı yüzde 7,7 artışla 4,6 milyona ulaştı.

Tesla tahtından indi: zirvenin yeni sahibi Çinli BYD

NEV satışları içinde şarj edilebilen pilli elektrikli araçların (EV) satışları, yıllık yüzde 28,7 artışla 2,25 milyona çıkarken sektörde dünya lideri olan en yakın rakibi Tesla, 2025 satışlarının yıllık yüzde 8,6 azalışla 1,63 milyona gerilediğini duyurdu.

Tesla tahtından indi: zirvenin yeni sahibi Çinli BYD

Böylece merkezi Çin’in Şıncın şehrinde bulunan BYD, “dünyanın en çok elektrikli araç satan üreticisi” ünvanına sahip oldu.

Tesla tahtından indi: zirvenin yeni sahibi Çinli BYD

Çinli milyarder Vang Çuanfu’nun kurucusu olduğu şirket, aslında “dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi” konumundaydı ancak şarj edilebilen hibrit araçlar da ürettiğinden tamamıyla elektrikli araç satışında yalnızca bu tür araçlar imal eden Tesla’nın gerisinde bulunuyordu.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Tesla tahtından indi: zirvenin yeni sahibi Çinli BYDTesla tahtından indi: zirvenin yeni sahibi Çinli BYDTesla tahtından indi: zirvenin yeni sahibi Çinli BYD