1200x675-1768641394955

Dünya medyasında bir ilk: A Haber terör pençesinden kurtarılan Deyr Hafir’de!

Terör örgütü PKK/YPG’nin baskı, zulüm ve işgal altında tuttuğu Suriye’nin kritik noktalarından biri olan Deyr Hafir, düzenlenen başarılı operasyonlarla özgürlüğüne kavuştu. Dünya televizyonları arasında bir ilke imza atan A Haber ekibi, teröristlerin arkalarına bakmadan kaçtığı o stratejik bölgeye giren ilk kanal oldu. YPG’li teröristlerin sivillerin kaçışını engellemek için kurduğu barikatların yerle bir edildiği şehirde, halk özgürlük sevincini “Türkiye” ve “Recep Tayyip Erdoğan” sloganlarıyla kutladı.

TERÖR BARİKATLARI VE ZULÜM NOKTALARI GÖRÜNTÜLENDİ

A Haber muhabiri, bölgedeki ilk anları aktarırken terör örgütünün şehri nasıl bir hapishaneye çevirdiğini gözler önüne serdi. Geçgel, “Dünya televizyonlarında ilk kez A Haber şu anda Deyr Hafir’e girdi. İşte Deyr Hafir’in tabelası… Burası YPG’li teröristlerin o noktaya kapattıkları, beton bariyerlerle ördükleri Deyr Hafir giriş noktası. Şu anda Deyr Hafir’in merkezindeyiz. Burada YPG’li teröristler Deyr Hafir’den çıkmak isteyen sivilleri engelledi. İşte bu tırlar da yine teröristler tarafından engellenen tırlar. Askeri heyet içeride inceleme yapıyor,” sözleriyle bölgedeki durumu aktardı.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

Şehrin merkezine doğru ilerleyen A Haber ekibine eşlik eden bölge sakinlerinden Muhammed, terör örgütü PKK/YPG’nin bölgedeki tahribatını anlattı.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

Muhammed, “Şu an meydandayız. PKK burayı çok kullanmış, buraları yerin altını hep kazdılar. Karşı tarafı da kazdılar ama onlara izin vermedi. Biz özgürlüğümüze kavuştuk daha kimse burada yokken A Haber vardı.” dedi.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

“TÜRKİYE VE ERDOĞAN BİZİM HER ŞEYİMİZ”

Deyr Hafir meydanında toplanan binlerce sivil, ellerinde bayraklarla özgürlüğü kutlarken, Türkiye’ye ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a olan minnetlerini dile getirdi. Bölge halkı adına konuşan ve duygularını gizleyemeyen Muhammed, “Millet sevinmiş Deyr Hafir özgür oldu. Millet seviniyor, herkes Türkiye’ye teşekkür ediyor. Bakın herkes size yaklaşıyor, çok şükür Deyr Hafir’e girdik. Suriye Haber Ajansı bile daha buraya girmedi ama A Haber burada. Bundan sonra burada artık rahatlar, özgürler, hiç merak etmesinler. Millet zaten bunu bekliyordu,” dedi.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

Konuşmasının devamında Türkiye ile Suriye halkının kardeşliğine vurgu yapan Muhammed, “Türkiye Cumhuriyeti’ne, Recep Tayyip Erdoğan’a, bütün Türk vatandaşlarına teşekkür ediyoruz. Allah sizden razı olsun. Yani sizle biz aynıyız. Suriye, Türkiye’de birdir. Fark etmiyor. Siz buraya gelirsiniz, evleriniz var, arabalarınız var, her şeyiniz var burada. Bizim evimiz her taraftan size açıktır, odalarımız açıktır, yataklarımız açıktır,” sözleriyle Türkiye’ye olan sevgi ve bağlılığını ifade etti.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

ŞEHİRDE TEKBİR SESLERİ YÜKSELİYOR

PKK/YPG zulmünün sona ermesiyle birlikte Deyr Hafir Belediye binası ve ana meydanlarda büyük bir coşku hakim oldu. Tekbir seslerinin yükseldiği sokaklarda vatandaşlar, terör örgütünün izlerinin silinmesini kutluyor.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

A Haber’in ulaştığı görüntülerde, teröristlerin sivilleri canlı kalkan olarak kullanmak için kapattığı yolların artık özgürce kullanıldığı ve halkın güven içinde evlerine döndüğü görülüyor. Bölge sakinleri, Türkiye’nin desteğiyle gelen bu huzur ikliminin kalıcı olmasını dilediklerini belirterek kutlamalarına devam ediyor.

Dünya medyasında bir ilk: A Haber terör pençesinden kurtarılan Deyr Hafir’de!

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Dünya medyasında bir ilk: A Haber terör pençesinden kurtarılan Deyr Hafir’de!Dünya medyasında bir ilk: A Haber terör pençesinden kurtarılan Deyr Hafir’de!Dünya medyasında bir ilk: A Haber terör pençesinden kurtarılan Deyr Hafir’de!
1200x675-e-ticaret-sitelerindeki-fahis-fiyat-artislarina-karsi-ilave-denetim-ve-yaptirim-tedbirleri-uygulanacak-1768633705819

e-Ticaret sitelerindeki fahiş fiyat artışlarına karşı ilave denetim ve yaptırım tedbirleri uygulanacak

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “e-ithalat” olarak bilinen basitleştirilmiş gümrük sistemi kapsamında, 1 Şubat’ta yürürlüğe girecek mevzuat değişikliğinin ardından bazı şikayetlerin ulaştığı belirtildi.

Bu çerçevede, e-ticaret pazaryerlerinde satışa sunulan ve şikayet konusu olan ürünler hakkında tespitler yapıldığı vurgulanan açıklamada, “Olası fiyat artışlarının, Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümleri kapsamında incelenmesi ihtiyacı doğmuştur. Bu doğrultuda, Bakanlığımızca derhal harekete geçilerek, ilgili e-ticaret pazaryerleri nezdinde geniş kapsamlı incelemeler başlatılmış, yüksek oranlı fiyat artışı yaptığı değerlendirilen işletmelere ilişkin olarak pazaryerlerinden sürekli olarak bilgi ve belge talep edilmektedir.” ifadeleri kullanıldı.

Bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, fahiş fiyat artışı tespit edilen ürünlerin ilgili kanundaki fahiş fiyat artışına ilişkin hükümlere aykırılık oluşturduğuna dikkati çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu kapsamda, mevzuata aykırı şekilde fiyat artışı yapılan ürünlere erişimin derhal engellenmesi yönünde, e-ticaret pazaryerlerine talimat verilmiştir. İnceleme sürecinde elde edilecek denetim sonuçlarının, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunda görüşülmesi neticesinde, fahiş fiyat artışı yaptığı değerlendirilen işletmelere, aykırılık başına 1 milyon 806 bin 177 liraya kadar idari para cezası uygulanmasına karar verilecektir.”

Bakanlığın, tüketici sağlığı ve güvenliğinin korunması, adil ticaretin sağlanması, şeffaf ve tüketici dostu piyasa düzeninin tesis edilmesi, işini kurallara uygun şekilde yürüten ticari işletmelerin haksız rekabetten korunması amacıyla, mücadeleyi sürdüreceğinin altı çizilen açıklamada, toplumsal hassasiyetleri fırsata çevirerek haksız kazanç sağlamaya yönelik bu tür uygulamalara karşı da denetimlerin aralıksız devam ettiği belirtildi.

1200x675-milli-guvenlik-ve-medyanin-gelecegi-icin-tek-care-dijital-telif-yasasi-1768626801667

Milli güvenlik ve medyanın geleceği için tek çare: Dijital Telif yasası

“Dijital sömürüye ‘Dur’ deme vakti! Yerli içeriği bedelsiz kullanan, reklâm piyasasını tekelinde tutan ve algıları yöneten küresel platformlara karşı ‘dijital kalkan’ şart. Dezenformasyonla mücadele, şeffaflık ve adil gelir paylaşımı için çözüm net: Dijital Telif Yasası bir an önce yasalaşmalı.

İşte Sabah Gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu’nun konuya ilişkin dikkat çeken yazısı:

Milli güvenlik ve medyanın geleceği için tek çare: Dijital Telif yasası

YENİ UYUŞTURUCU TÜRÜ: “KÜRESEL ALGORİTMA!”

Hemen her birimiz sihirli bir kelimenin çekim alanındayız. “Algoritma!” Nedir bu? Belirli bir hedefe ulaşmak için geliştirilen, mantıksal sıralama ile düzenlenmiş adımlar bütünü… Başka bir anlatımla, yazılımlara akıl ve işlem yetkisi kazandıran özel kurgu, “algoritma” olarak hayatımızı yönetebiliyor!
Günümüz şartlarında yerli ve milli medya kuruluşları, küresel algoritma imparatorluğuna karşı büyük bir mücadele veriyor! Sosyal medya platformları olarak adlandırılan bu uluslararası yapılar; yerel içerik üretimlerini bedelsiz kullanıyor, reklâm piyasasını yönlendiriyor, okuyucu-izleyici-takipçiyi istediği gibi manipüle ediyor. Tam manasıyla “dijital sömürüdüzeni” işletiyor.
Algoritma deyip geçmemek lâzım! Arkasında müthişkarmaşık ve kapalı devre bir tezgâh çalışıyor. Medya bağlamında örneklendirecek olursak…
Sosyal ağa giren birey, “Ne okudu? Ne kadar süre baktı?Nerede durdu? Ne paylaştı? Hangi başlığa tıkladı?..”

Hepsi kayda alınarak, “büyük veriye” dönüştürülüyor.
Burada en kritik veri ise “durma süresi!” Neden? Çünkü,kullanıcı hangi içerikte duruyorsa, algoritma bunu kendi üst aklınca “değerli sayıyor.”

Milli güvenlik ve medyanın geleceği için tek çare: Dijital Telif yasası
Ardından ikinci aşamaya geçiyor…
Üzerinde durulan içeriğin, “Başlık dili duygusal, çatışmalı, merak uyandırıcı mı? Görsel var mı?
Kısa mı uzun mu? Güncel mi? Benzer içerikler daha önce nasıl performans aldı?”
diye ince işçilik yapıyor.
Bununla da kalmıyor!
Algoritma, milyonlarca içerik arasından, kendi gizli kriterlerine göre, “gösterilmeye aday” olanları seçiyor. Her içeriğe görünmez bir puan veriyor. Böylece “toplam skora” ulaşıyor. Nasıl mı? “Tıklanma ihtimalini, okuma süresini, duygusal tepki olasılığını, kullanıcı geçmişini” hesaba katıyor.
Ve bütün bunları…
Sadece, “mutlak kâr hedefiyle” tasarlıyor, toplumsal faydayı bir parça olsun bile gözetme ihtiyacı duymuyor, yeri geldiğinde istihbarat servisleri ile işbirliğine girerek “etkileşim maksimizasyonunu” esas alıyor. Bu yüzden, “Çatışma, korku, öfke, kimlik temelli içerikler” belirgin şekilde ön plana çıkarılıyor.
Mevzu derin…

Milli güvenlik ve medyanın geleceği için tek çare: Dijital Telif yasası
Sosyal medya şirketlerinin Türkiye ölçeğinde ve acilen çıkarılacak “Dijital Telif Yasası’na” tabi olması gerekiyor! Bu sayede hem içerik üreticisi yerli medya ile gelir paylaşması hem de şeffaf çalışması söz konusu olacak. Yani… Kullanıcıya gösterilen reklâmların açıkça reklâm olduğu belirtilecek ve içerikten ayırt edilemeyecek gizli/tanıtıcı sunumlar ortadan kalkacak. Sosyal medya platformu; reklâmın kim tarafından verildiğini, sponsorunu açıklamak zorunda kalacak. Neden o kullanıcıya bahse konu reklâmın gösterildiğini izah edecek. Çok daha önemlisi, “Reklam Deposu” kuracak. Bu depoda; reklâm içeriği, görünüm sayısı, hedefleme kriterleri ve parayı ödeyen taraf gibi bilgiler bulunacak.
Şayet bu önlemler alınırsa…

Milli güvenlik ve medyanın geleceği için tek çare: Dijital Telif yasası
“Oy verme süreçlerine dış müdahaleyi engellemek ve dezenformasyonla mücadele etmek” kolaylaşacağı gibi rekabeti ve yerel medyanın görünürlüğünü koruma mekanizması güçlenecek!
Özetle..
Milli güvenlik için, hakikat için, haber özgünlüğü ve haber alma özgürlüğü için, yerli ve milli medyayı yaşatmak için DİJİTAL TELİF YASASI bir an önce TBMM gündemine gelmeli ve yasalaşmalıdır!

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Milli güvenlik ve medyanın geleceği için tek çare: Dijital Telif yasasıMilli güvenlik ve medyanın geleceği için tek çare: Dijital Telif yasasıMilli güvenlik ve medyanın geleceği için tek çare: Dijital Telif yasası
1200x675-niluferde-balli-dostluk-chpli-baskandan-arkadasina-200-milyonluk-imar-jesti-1768629175922

Nilüfer’de ‘ballı’ dostluk! CHP’li başkandan arkadaşına 200 milyonluk imar jesti

İmara aykırı yapı ruhsatlarıyla gündeme gelen ve CHP eliyle 25 yıldır adeta talan edilen Bursa’nın Nilüfer ilçesinde bir imar skandalı daha patlak verdi. Mevcut Başkan CHP’li Şadi Özdemir’in adı rant skandalına karıştı. 1999’da DSP’den Osmangazi Belediye Başkanı seçilen ve daha sonra CHP’ye geçen müteahhit Hilmi Şensoy, Aralık 2023’te, rezidans ve iş merkezi inşaatına başladı. Ancak Ocak 2025’te tamamlandığında planlanandan yaklaşık 2 kat büyüklükte iki blok ortaya çıktı.

Nilüfer’de ’ballı’ dostluk! CHP’li başkandan arkadaşına 200 milyonluk imar jesti

RUHSATA AYKIRI

İnşaatı inceleyen Bursa Mimarlar Odası, binada 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına göre 8 bin 300 metrekare yapı alanı olması gerekirken, 15 bin 800 metrekare inşa edildiğini tespit etti. Mimarlar Odası, 18 Şubat 2025’te hazırladığı inceleme raporunu da Nilüfer Belediyesi’ne gönderdi. 7 bin 500 metrekare fazla inşat yapılarak yaklaşık 200 milyon lira fazla kazanç sağlanan inşaatın müteahhidi ile belediye başkanı ise dava arkadaşı çıktı. Müteahhit Hilmi Şensoy’un 1999’da DSP’den Osmangazi Belediye Başkanı seçildiği, bir süre sonra o dönemde İl Başkan Yardımcısı olan Şadi Özdemir’le dostluğu nedeniyle CHP’ye geçtiği anlaşıldı. Ardından 2004’te İl Başkanlığı’na gelen ve bu görevi 5 yıl yürüten Özdemir’in, Hilmi Şensoy’u CHP Osmangazi Belediye başkan adayı olarak gösterdiği ancak seçimi kaybettikleri ortaya çıktı.

Nilüfer’de ’ballı’ dostluk! CHP’li başkandan arkadaşına 200 milyonluk imar jesti

KUR’AN KURSUNU YIKMIŞTI

Sabah’ın haberine göre; Kaçak yapı inşa eden müteahhit Hilmi Şensoy’un, Osmangazi Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde, “Kaçak” olduğu gerekçesiyle 20 yıllık bir Kur’an kursu binasını yıktığı da ortaya çıktı. Kursun yıkılmasında ise o dönemde Bursa İl Jandarma Komutanı olan Tuğgeneral Levent Ersöz’ün, 28 Şubat sürecinin de etkisiyle başrol oynadığı belirlendi. Mahkemenin, “Yıkımı durdurma” kararına rağmen, resmi yazılar yetkililere ulaşana kadar onlarca binayla birlikte Kuran kursu binası da yıkıldı. Yıkıma, Levent Ersöz de bizzat katıldı.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Nilüfer’de ’ballı’ dostluk! CHP’li başkandan arkadaşına 200 milyonluk imar jestiNilüfer’de ’ballı’ dostluk! CHP’li başkandan arkadaşına 200 milyonluk imar jestiNilüfer’de ’ballı’ dostluk! CHP’li başkandan arkadaşına 200 milyonluk imar jesti
1200x675-yeni-nesil-uyusturucu-sanal-kumar-tehlikesi-gencler-nasil-tuzaga-dusuruluyor-1768630531311

Yeni nesil uyuşturucu: Sanal kumar tehlikesi! Gençler nasıl tuzağa düşürülüyor?

Sanal kumar ve yasadışı bahis illetinin son yıllarda toplumsal bir yara haline geldiğini belirten A Haber İstanbul İstihbarat Şefi Ramazan Almaçayır, teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu tehlikenin aile kavramını ortadan kaldıracak boyutlara ulaştığını vurguladı. Sosyal medya üzerinden yayılan veda mesajları ve intihar vakalarının bu tehlikenin en acı sonucu olduğunu ifade eden Almaçayır, ailelerin ve gençlerin karşı karşıya olduğu siber kuşatmaya dikkat çekti.

TEKNOLOJİNİN GETİRDİĞİ GİZLİ TEHLİKE: SANAL KUMAR

Sanal kumarın artık bir “milli güvenlik sorunu” haline geldiğini ifade eden Ramazan Almaçayır, “Teknolojinin gelişmesiyle bu iki illet adeta aile kavramını bile ortadan kaldıracak risklere ulaşmış durumda. Sosyal medyanın aktif kullanılmasıyla beraber veda mesajları yayınlayıp hayatına son veren insanların haberlerini daha sık almaya başladık. Bu durum, sosyal medyanın olmadığı dönemlerde de vardı ancak günümüzde bir örümcek ağı gibi her yere yayılmış durumda.” ifadelerini kullandı.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

Almaçayır, kumarın evlerde “çekirdek aile” içinde bile gizlice oynandığını belirterek, “Anne ve baba birbirinden habersiz, o ufacık cep telefonlarının içindeki sanal kumar illetine bulaşmış durumda. Burada kazanan daima kasadır.” sözleriyle durumun vehametini ortaya koydu.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

GENÇLER BONUS VAADİYLE TUZAĞA ÇEKİLİYOR

Sanal kumar sitelerinin gençleri nasıl ağlarına düşürdüğünü anlatan Almaçayır, “Yurt dışı uzantılı bağlantılardan sürekli bahis ve kumar reklamları düşüyor. ‘Abonelikte şu kadar bonus’ vaadi gençlere başta cazip geliyor. İşte tam bu noktada iradenin devreye girmesi gerekiyor. O tuzağa girildikten sonra, başta sıcak gelen o bonus parası, akabinde hayatı götürecek bir silsileye dönüşüyor. Kişi önce kendi birikimini kaybediyor, sonra bankalardan krediler çekiyor ve içinden çıkılmaz bir girdaba sürükleniyor.” şeklinde konuştu.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

KİRALIK HESAPLAR VE KARA PARA AKLAMA RİSKİ

Yasadışı bahis paralarının sisteme sokulması için kullanılan yöntemlere değinen Almaçayır, özellikle üniversite öğrencilerine yönelik şu uyarılarda bulundu, “Hesabınız birileri tarafından kara para aklamak için kullanılabilir. ‘Hesabından para havale edeceğiz, sana 5-10 bin lira vereceğiz’ tekliflerine sakın kanmayın. Bu, ağır cezalık bir soruşturmaya dahil olmanıza neden olabilir. Daha da kötüsü, bu paralar terörün finansmanında kullanılıyorsa, teröre yardım ve yataklıktan yargılanma riskiniz var.” dedi.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

Almaçayır ayrıca, yasadışı bahis sitelerinin paranın izini kaybettirmek için kripto paraları ve ATM süreçlerini kullandığını belirterek, “Kiralık hesaplarla toplanan paralar kripto varlıklara dönüştürülerek ya yurt dışına kaçırılıyor ya da sistem içinde buharlaştırılıyor.” dedi.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

ÜNLÜLERİN GİZLİ REKLAMLARINA DİKKAT

Bazı ünlü isimlerin ve fenomenlerin bu sitelerin reklamını gizlice yaptığını hatırlatan Almaçayır, “Ünlü dediğimiz bazı isimler sosyal medya üzerinden program yaparken arkadan silinmeyecek şekilde bahis reklamlarını görüyoruz. Bu reklamlar beş kişiden birinin bile dikkatini çekse, sisteme yeni bir kurban dahil edilmiş oluyor.” sözleriyle dijital dünyadaki gizli tehlikelere işaret etti.

(foto:ahaber.com.tr)(foto:ahaber.com.tr)

AİLELERE ÇAĞRI: “BU UTANILACAK BİR HASTALIK DEĞİL”

Bağımlılıkla mücadelede aile desteğinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Ramazan Almaçayır, “Anne ve babaların çocuklarının telefonlarını kontrol etmesi ve bu konuda önce kendilerinin örnek olması gerekiyor. Eğer bu girdaba girilmişse, yapılacak ilk iş bunu en yakın aile çevresiyle paylaşmaktır. Bu süreç bağımlılık seviyesindeyse Yeşilay gibi kurumlardan veya devlet desteği veren kuruluşlardan mutlaka yardım alınmalı. Bu, utanılacak bir hastalık değil; profesyonel destek almadan kurtulması çok zor bir bağımlılıktır.” diyerek ailelere ve gençlere çözüm yolunu gösterdi.

Yeni nesil uyuşturucu: Sanal kumar tehlikesi! Gençler nasıl tuzağa düşürülüyor?

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Yeni nesil uyuşturucu: Sanal kumar tehlikesi! Gençler nasıl tuzağa düşürülüyor?Yeni nesil uyuşturucu: Sanal kumar tehlikesi! Gençler nasıl tuzağa düşürülüyor?Yeni nesil uyuşturucu: Sanal kumar tehlikesi! Gençler nasıl tuzağa düşürülüyor?
1200x675-1768631000608

Aidat çilesine son: “Patron artık ev sahibi” dönemi başlıyor

Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda kabul edildi.

Böylece fahiş site aidatlarının önüne geçilecek maddelerin yasalaşmasında bir adım daha atılmış oldu.

Peki bundan sonra aidatlar nasıl belirlenecek? Yeni düzenleme fahiş aidatların önüne geçebilecek mi? Teklif ne içeriyor? İşte detaylar…

Aidat çilesine son: Patron artık ev sahibi dönemi başlıyor

KANUN TEKLİFİ NE DİYOR?

Kanun teklifi kapsamında, 634 sayılı kanun uyarınca site yöneticileri, belirledikleri avans mahiyetinde aidat miktarını talep etme ve avans bittiğinde yeniden toplama yetkisini haiz olduğu, yönetici, toplayacağı avans miktarını hiçbir sınırlama olmadan belirleyebilmekte ve belli usullere göre yedi gün içerisinde itiraz gelmesi durumunda ise konu kat malikleri genel kuruluna götürülmesine ilişkin maddede değişiklik yapıldı.

Bu durum kamuoyunda site yöneticilerine sınırsız bir yetki tanındığı şeklinde algılanmakta ve kat maliklerinin mağduriyetine yol açmaktaydı.

Aidat çilesine son: Patron artık ev sahibi dönemi başlıyor

AİDAT ARTIRMA YETKİSİ KİMDE OLACAK?

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 37’inci maddesinde yapılan değişiklikle yöneticinin toplayacağı avans miktarına kat malikleri kurulunca onaylanma şartı getirilmekte olup yöneticilerin keyfi aidat belirlemesi önlenerek aidat arttırma yetkisi kat maliklerine verilecek.

ÜÇTE İKİ ÇOĞUNLUK

Kararlar nasıl alınacak?

Kanun tasarısında, malik sayısının fazla olduğu toplu yapılarda, yönetim planlarının değiştirilmesinde karşılaşılan güçlükler sebebiyle karar oranı beşte dört iken üçte iki olarak değiştirilecek.

PROJELER KAT MALİKLERİNE Mİ SORULACAK?

Yıl içinde geçici olarak ortaya çıkan işletme projeleri için gereken tutarlarda aidatlar yeniden değerleme oranı kadar artırılacak. Kat Mülkiyeti Kanunu’nda “İşletme projesinin yapılması” başlıklı 37’nci maddede yapılan değişiklikle birlikte “İşletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanır. Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa, en geç üç ay içinde kat malikleri kurulunda onaylanıncaya kadar yönetici, gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapar” düzenlemesi eklendi.

Aidat çilesine son: Patron artık ev sahibi dönemi başlıyor

ARTIŞLAR NASIL OLACAK?

Kanun teklifinin Meclis’ten geçmesi halinde geçici işletme projesi için öngörülen bedeller nedeniyle aidatlara yapılacak artış, yeniden değerleme oranını aşamayacak. Bunun dışında her yıl yeniden belirlenecek olan aidatlarda herhangi bir artış sınırı uygulanmayacak ve ihtiyaçlar doğrultusunda aidatlar site yönetimi tarafından belirlenip kat malikleri genel kurulunda onaylanacak.

SİTE SAKİNLERİNİN OLURU ALINMADAN AİDATA ZAM YAPILAMAYACAK

Sabah’ın haberine göre; TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifine ilişkin olarak şunları söyledi: “Site aidatlarıyla ilgili sitede oturanların bilgisi olmadan aidat artışları oluyordu ve hakikaten site aidatlarında astronomik rakamlar vardı. Site aidatı, o sitede yapılan masrafların toplamıyla alakalı bir şey. Bundan sonra siteyle alakalı masrafların ve çalışmaların dökümünü site sakinleri kabul ettikten sonra aidatlara zam gelebilecek veya site aidatlarıyla ilgili ödemeler yapılacak. O yüzden artık site aidatlarının gerekçesinin iyi anlatılması ve bunların güncel bir şekilde toparlanarak sitede oturanların olurları alınmadıktan sonra aidatlara zam yapamayacaklar.”

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Aidat çilesine son: Patron artık ev sahibi dönemi başlıyorAidat çilesine son: Patron artık ev sahibi dönemi başlıyorAidat çilesine son: Patron artık ev sahibi dönemi başlıyor
1200x675-muzaffer-yildirimin-gizli-cephaneligi-bebek-otel-degil-santaj-genel-merkezi-1768624336403

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! “Bebek Otel” değil şantaj genel merkezi

Ünlülere yönelik yürütülen soruşturmada Bebek Otel’in uyuşturucu ve fuhuş partilerinin merkezi olduğu ortaya çıkmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın derinleştirdiği soruşturmada otel sahibi Muzaffer Yıldırım’ın kumar partileri düzenlediği rezidansın deposunda 30’dan fazla flaş disk, yüzlerce CD ve kamera sistemlerinin kayıt cihazları bulundu.

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! Bebek Otel değil şantaj genel merkezi

Birçoğu gizli kameralarla kaydedilen görüntülerin bir kısmının açılmasıyla, iş insanlarının, ünlü isimlerinin Bebek Otel’de katıldıkları partilerin kayıt altına alındığı belirlendi.

Büyük gizlilik olduğu imajı verilerek VİP partilerin düzenlendiği otelin giriş-çıkış, katlar ve odaların girişlerine kurulan güvenlik kamerası görüntülerinin de şantaj kasetleriyle birlikte depoda arşivlendiği belirlendi.

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! Bebek Otel değil şantaj genel merkezi

Savcılık soruşturmayı derinleştirirken, görüntüler deşifre edilmesi için Siber birimlere teslim edildi. İstihbarat birimleri de arşivlenen görüntülerin, yurt dışına servis edilip edilmediğiyle ilgili çalışma başlattı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında, uyuşturucunun merkezi konumundaki Bebek Otel’de VİP uyuşturucu partileri düzenlendiği ortaya çıkmıştı.

Özellikle gizliliğe büyük önem gösterilen işletmede, ünlü isimlerin otele geldiklerinin bilinmemesi için farklı isimlerle oteldeki odalara kayıt ettirildiği belirlenmiş, otelin sahibi Muzaffer Yıldırım ile işletme müdürü Arif Altunbulak tutuklanmıştı.

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! Bebek Otel değil şantaj genel merkezi

KUMARHANEYE DÖNÜŞTÜRÜLEN REZİDANSTA BULUNDU

Muzaffer Yıldırım’ın gözaltına alındığı Şişle İlçesi’ndeki İstanbloom isimli rezidansa Başsavcılık talimatıyla tekrar yapılan baskında Yıldırım’ın evinin kumarhaneye dönüştürüldüğü belgelenmiş, gizlenmeye çalışılan poker masası, kumar çipleri (fişler), işaret aparatları ve çetele tutulan defterler de bulunmuştu.

Kumar oynayan 30’dan fazla iş adamlarının isimlerinin yer aldığı çetele defterlerinin arşivinin yanı sıra rezidansın alt katındaki depoda adeta dev bir arşiv ele geçirildi.

FLASH DİSK, CD, KAMERA KAYIT CİHAZLARI

Kumarhaneye dönüştürülen rezidansın deposunda 30’dan fazla flash disk, yüzlerce CD ile güvenlik kamera sistemlerinin kayıt cihazları ele geçirildi. Rezidansın deposunda bulunan dev arşivdeki bazı flaş disklerin şifreleri güvenlik birimleri tarafından kırıldı.

OTELİ ŞANTAJ ÜSSÜNE DÖNÜŞTÜRMÜŞ

Açılan birçok dijital materyalin incelenmesiyle soruşturma farklı bir boyuta dönüştü. Özellikle gizliliğe büyük önem gösterildiği, ünlü isimlerin otele geldiklerinin bilinmemesi için farklı isimlerle kayıt ettirildiği izlenimi verilen Bebek Otel’de VİP partilerin güvenlik kameralarının yanı sıra gizli kameralarla da kayıt altına alındığı ortaya çıktı.

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! Bebek Otel değil şantaj genel merkezi

İŞ ADAMLARI, ÜNLÜ İSİMLER

Muzaffer Yıldırım’ın depoda sakladığı dev arşivde partilere katılan iş adamları, sanatçılar, oyuncular, mankenler ve fenomen isimlerin görüntüleri bulundu.

Birçoğu gizli kameralarla kayıt edilen görüntülerin arasında bulunan tüm dijital materyaller siber birimlere deşifre edilmesi için teslim edildi.

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! Bebek Otel değil şantaj genel merkezi

GİRİŞ-ÇIKIŞ GÖRÜNTÜLERİ BİLE ARŞİVLENMİŞ

Sabah’ın haberine göre; Otelin giriş ve çıkışlarında, kat koridorlarında, oda girişlerinde, restoran bölümünde bulunan güvenlik kamerası görüntülerini barındıran kayıt cihazlarının da yine rezidansın deposunda saklandığı öğrenildi.

Muzaffer Yıldırım’ın gizli cephaneliği! Bebek Otel değil şantaj genel merkezi

Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Yıldırım’ın bağlantıları istihbarat birimleri tarafından da mercek altına alındı.

Görüntülerin yurt dışı istihbarat birimleri ya da farklı isimlerle paylaşılıp paylaşılmadığı da inceleme alındı.