İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Katar üzerinden ABD’ye iletilen önerilere yanıt beklediklerini ve gündemin Hürmüz olduğunu açıkladı
Haberler Dünya Haberleri İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Katar üzerinden ABD’ye iletilen önerilere yanıt beklediklerini ve gündemin Hürmüz olduğunu açıkladı İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Katar üzerinden ABD’ye iletilen önerilere yanıt beklediklerini ve gündemin Hürmüz olduğunu açıkladıGiriş Tarihi:29 Eylül 2026 09:37Son Güncelleme:29 Eylül 2026 10:07 ahaber.com.tr Haber Merkezi PAYLAŞABONE OLYAZIA Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Katarlı arabulucular üzerinden ABD’ye sundukları önerilerin yanıtını beklediklerini belirterek, nükleer konuda herhangi bir taviz vermediklerini ve görüşmelerin yalnızca Hürmüz Boğazı’na odaklandığını söyledi.İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, New York’ta basına açıklama yapan Arakçi, ABD ile arabulucular üzerinden devam eden mesaj alışverişine ilişkin bilgi verdi. Arabulucu Katarlı yetkililerle dün bir araya geldiklerini belirten Arakçi, İran’ın şartlarının karşılanmasına yönelik fikir alışverişinde bulunulduğunu ve ABD’nin nihai yanıtını beklediklerini ifade etti. Arakçi, “Katar bu fikirleri ABD’ye sunacak ve yarına kadar bir yanıt umuyoruz. Kısa süre içinde Tahran’a dönüyorum, bir cevap iletildikten sonra kararlar Tahran’da verilecek.” dedi.“NÜKLEER KONUSUNDA HERHANGİ BİR KONUŞMA YAPILMADI” Uluslararası basında yer alan ve “İran’ın nükleer meselede tavizler vereceği” yönündeki haberleri reddeden Arakçi, “İran’ın pozisyonu hiç değişmedi, bu konuda (nükleer mesele) herhangi bir konuşma yapılmadı. Mevcut tartışmalar Hürmüz Boğazı ile ilgilidir.” dedi. Arakçi, Hürmüz Boğazı’nın ancak ABD’nin İran’ın şartlarını yerine getirmesi halinde açılacağını ifade etti. İran lideri Mücteba Hamaney’in şartları olduğunu ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasının bu şartların yerine getirilmesine bağlı olduğunu dile getiren Arakçi, “İran’ın şartları tamamen adil ve mantıklıdır. Eğer ABD’liler anlaşma taraftarı olduklarını iddia ediyor ya da barışçıl bir çözüm arayışında olduklarını söylüyorlarsa biz o çözüm yolunu sunarız.” ifadelerini kullandı. Arakçi, bazı basın yayın kuruluşlarında çıkan haberlerin aksine ülkesinin tutumunda hiçbir değişiklik olmadığını ve Hürmüz Boğazı’nın açılması için sunulan şartların gayet açık olduğunu ve esneklik konusunda herhangi bir tartışma bulunmadığını söyledi. İran’ın diplomasiye de savaşa da hazır olduğunu yineleyen Arakçi, “İran sürekli savaşa hazır ve onların eylemlerine askeri olarak karşılık veriyor. İran’ın söyleyecek sözleri var ve diplomasi alanında kendi mantığına uygun yol açıyor.” dedi.İrandan ABDye savaş uyarısı: Yeni bir cephe açılacakİRAN’DAN ABD’YE SAVAŞ UYARISI: “YENİ BİR CEPHE AÇILACAK”İran: Savaşa da diplomasiye de hazırızİRAN: SAVAŞA DA DİPLOMASİYE DE HAZIRIZDonald Trumptan İran ile yeni görüşme sinyaliDONALD TRUMP’TAN İRAN İLE YENİ GÖRÜŞME SİNYALİPezeşkiyan’dan ABD’ye kritik mesajPEZEŞKİYAN’DAN ABD’YE KRİTİK MESAJ
Bakan Çiftçi’den fon mesajı: “Milletimizin helal kazancına uzanan eli kırarız”
Haberler Gündem Haberleri Bakan Çiftçi’den fon mesajı: “Milletimizin helal kazancına uzanan eli kırarız” Bakan Çiftçi’den fon mesajı: “Milletimizin helal kazancına uzanan eli kırarız”Giriş Tarihi:28 Eylül 2026 21:48Son Güncelleme:28 Eylül 2026 21:50 ahaber.com.tr Haber Merkezi PAYLAŞABONE OLYAZIA Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!Başkan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’den önemli açıklamalar geldi. Sermaye piyasalarındaki son gelişmelere ve yolsuzlukla mücadeleye dikkat çeken Bakan Çiftçi, Başkan Erdoğan’ın tarihi mesajlarını hatırlatarak milletin hakkına ve alın terine el uzatanlara karşı devletin kararlılıkla mücadele edeceğini vurguladı.Kabine Toplantısı’nın ardından sosyal medya hesabından kapsamlı bir değerlendirmede bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Muhterem Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın riyasetinde Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantımızı gerçekleştirdik. Ülkemizin ve dünyanın gündemini değerlendirdiğimiz toplantıda, sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmeler de kapsamlı bir şekilde ele alındı.” ifadelerini kullandı.Çiftçi, Başkan Erdoğan’ın toplantı sonrası yaptığı açıklamalarda ortaya koyduğu yaklaşımın, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kendileri için en büyük yol gösterici olacağını belirtti.“KİMSE BİZİ YOLSUZLUKLARI SAVUNANLARLA MUKAYESE ETMESİN”Başkan Erdoğan’ın milletin hakkını koruma konusundaki tavizsiz tavrını ve net duruşunu aktaran İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erdoğan’ın şu sözlerini paylaştı:“İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa, karşısında bizi bulur, devleti bulur. Kimse bizi, başkalarıyla karıştırmasın. Kimse bizi, milyarlarca liralık yolsuzlukları savunmak için meydan meydan, şehir şehir dolaşanlarla mukayese etmesin. Biz, onlara benzemeyiz. Bizim kırmızı çizgimiz aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir: Biz, ne hak yeriz ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız. Hele hele başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz. Aramızdaki fark, işte budur. Söz konusu insanımızın huzuru ise, söz konusu 86 milyonun ekonomik güvenliği, refahı, kalkınması ise, bunda en küçük bir tereddüt göstermeyiz.”“KİRLİ ELLERİ MUTLAKA KIRARIZ”İçişleri Bakanlığı’nın suç odaklarına ve milletin hakkına göz dikenlere karşı mücadelesini sürdüreceğini vurgulayan Bakan Çiftçi, “İçişleri Bakanlığı olarak Türkiye’nin huzuru ve güvenliği için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz. Milletimizin helal kazancına, alın terine ve birikimine uzanan kirli elleri mutlaka kırarız.” ifadelerini kullandı.Fon soruşturmasında kritik süreçFON SORUŞTURMASINDA KRİTİK SÜREÇ
Türk Sağlık-Sen: Hastaneler “Çok Tehlikeli” Sınıftan Düşürülemez!


Türk Sağlık-Sen Genel Merkezi, hastanelerin İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında “çok tehlikeli” sınıftan çıkarılarak “tehlikeli” sınıfa alınmasına yönelik iddialara sert tepki gösterdi. Sendika, böyle bir düzenlemenin sağlık çalışanlarının güvenliğini zayıflatacağını ve toplum sağlığını riske atacağını vurguladı.
Türk Sağlık-Sen tarafından yapılan açıklamada, hastanelerin mevcut statüsünün bilimsel ve hukuki zorunluluk olduğu ifade edildi.
“Hastaneler Yüksek Riskli Kurumlardır”
Açıklamada, hastanelerin;
-
Bulaşıcı hastalık ve enfeksiyon riskinin yüksek olduğu,
-
Sağlıkta şiddet olaylarının sık yaşandığı,
-
Tıbbi atık, sterilizasyon ve acil müdahale süreçlerinin yürütüldüğü,
-
Hem çalışanlar hem de vatandaşlar açısından sürekli risk barındıran kurumlar olduğu
hatırlatılarak, bu nedenle “çok tehlikeli” sınıfta yer almalarının zorunlu olduğu belirtildi.
Türk Sağlık-Sen, sağlık hizmetinin doğası gereği yüksek risk içerdiğini ve hata payının insan hayatına doğrudan etki ettiğini kaydetti.
“Aynı Kategoride Değerlendirilmesi Kabul Edilemez”
Sendika açıklamasında, hastanelerin “tehlikeli” sınıfa düşürülerek farklı sektörlerle aynı risk grubunda değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Sağlık hizmetinin, insan yaşamını doğrudan ilgilendiren, 24 saat esasına göre yürütülen ve yüksek sorumluluk gerektiren bir alan olduğuna dikkat çekilen açıklamada, iş sağlığı ve güvenliği standartlarının düşürülmesinin telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.
“Sağlık Çalışanlarının Güvenliği Pazarlık Konusu Olamaz”
Türk Sağlık-Sen, iş sağlığı ve güvenliği düzenlemelerinin maliyet azaltma, bürokratik kolaylık sağlama veya idari düzenleme gerekçesiyle zayıflatılamayacağını belirtti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Sağlık çalışanlarının güvenliği, toplum sağlığının teminatıdır. Hastanelerin risk sınıfının düşürülmesi, sağlık emekçilerinin korunmasını zayıflatacak bir adımdır. Böyle bir düzenleme kabul edilemez.”
Bakanlıklara Çağrı
Türk Sağlık-Sen, Sağlık Bakanlığı’nı bu tür bir düzenlemeden derhâl vazgeçmeye davet ederken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na da hastanelerin mevcut “çok tehlikeli” statüsünün korunması çağrısında bulundu.
Sendika, sağlık çalışanlarının haklarını ve güvenliğini ilgilendiren her konuda mücadele etmeye devam edeceğini açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, İran’ın hızla felakete doğru gittiğini, Küba’nın ise çoktan düştüğünü öne sürdü
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, İran’ın hızla felakete doğru gittiğini, Küba’nın ise çoktan düştüğünü öne sürdü

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’ın “iflasa yakın olup olmadığı” sorusuna karşılık ülkenin “hızla felakete doğru gittiğini”, Küba’nın da “çoktan düştüğünü” öne sürdü.
Rubio, Fox News kanalına verdiği röportajda, ABD’nin dış politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın çok sayıda konvansiyonel silah üreterek bölgeyi tehdit etmesini önlediğini iddia eden Rubio, “Bunun aksini öğrenmemizin tek yolu, bunun olmasına izin vermek olurdu, o zaman da beş yıl içinde herkes, ‘İnanılmaz, İran’ın konvansiyonel bir kalkanın arkasında nükleer silah programı geliştirmesine izin verdiler ve şimdi Orta Doğu’da Kuzey Kore var.’ derdi.” ifadelerini kullandı.
Rubio, İran ile ilgili sorunun devrimden kaynaklandığını, ülkeyi yönetenlerin ABD medyasına konuşan “takım elbiseli hükümet yetkilileri” değil “kıyametçi vizyona sahip radikal Şii din adamları” olduğunu savundu.
İran’ın “iflasa yakın olup olmadığı” sorulan Rubio, “Bence şu anda oradalar ve hızla bir felakete doğru gidiyorlar.” yanıtını verdi.
“KÜBA’NIN AMERİKAN ÇIKARLARINA KARŞI OPERASYON ÜSSÜ OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”
Rubio, Küba’nın “düşmeye yaklaşıp yaklaşmadığı” sorusuna karşılık ülkenin “işlevsel bir ekonomisi olmadığını” belirterek, “Gerçek şu ki Küba çoktan düştü.” dedi.
Küba’nın “farklı bir yol seçmesini umduklarını” dile getiren Rubio, şunları kaydetti:
“Bugün silahları ve baskıcı rejimi kontrol edenler arasında, karşı karşıya oldukları gerçekliğe gözünü açacak bazı kişilerin olduğunu umuyoruz. Donald Trump, başkan olduğu sürece Küba halkının sırtından artık para kazanamayacaklar. Başkan Trump görevde olduğu sürece Küba’nın hiçbir koşulda Amerikan çıkarlarına karşı bir operasyon üssü haline gelmesine veya ulusal güvenliğimize tehdit oluşturmasına asla izin vermeyeceğiz.”
Rubio, Venezuela’da da “özgür ve adil seçimlerin en kısa sürede düzenlenmesine imkan verecek koşulların sağlanması” için ülkedeki parlamentoyla çalıştıklarını ifade etti.
İNGİLTERE’DE HAVA ÜSSÜ YAKINLARINDAKİ OLAY “ÇOK CİDDİ BİR DURUM”
İngiltere’de ABD’nin kullandığı bir hava üssü yakınlarında gözaltına alınan kişilerin daha sonra kefaletle serbest bırakılmasına ilişkin konuşan Rubio, “canlı yayında söyleyemeyeceği bazı şeyler olduğunu” belirtti.
Rubio, bu şüphelilerin engellenen girişiminin “çok ciddi bir durum” olduğunu ve “yabancı bir aktörün açıkça dahil olduğunu” kaydederek, İngiliz makamlarının ABD ile işbirliği yaptığını ve yardımcı olduğunu söyledi.
Trump’ın geçen hafta Beyaz Saray’da ağırladığı Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in, ABD’nin Grönland’a ilişkin yaptığı açıklamalara nasıl tepki verdiği sorusuna karşılık Rubio, bu konunun görüşmelerde hiç açılmadığını ifade etti.
81 ilde denetim: 19 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 230 düzensiz göçmen yakalandı
81 ilde denetim: 19 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 230 düzensiz göçmen yakalandı

İçişleri Bakanlığı, yurt genelinde düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığına yönelik düzenlenen denetimlerde 19 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 230 düzensiz göçmenin yakalandığını bildirdi. Denetimlerde 279 bin 575 kişinin kimlik kontrolü yapılırken, 7 bin 334 noktada kontrol gerçekleştirildi.
İçişleri Bakanlığının koordinasyonunda, 81 ilde göçmen kaçakçıları ve düzensiz göçle mücadele kapsamında denetimler düzenlendi.
Göç İdaresi Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Daire Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Daire Başkanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığının koordinesindeki çalışmalara 15 bin 905 personel ve 5 bin 11 ekip katıldı.
(Foto: Resmi Kurum)
BİNLERCE NOKTADA KONTROL YAPILDI
Ekipler tarafından ülke genelinde 7 bin 334 noktada denetim gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında 279 bin 575 kişinin kimlik kontrolü yapıldı.
Denetimlerde 19 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalanırken, 230 düzensiz göçmen de ekipler tarafından tespit edilerek yakalandı.
GERİ GÖNDERME İŞLEMLERİ BAŞLATILDI
Yakalanan düzensiz göçmenlerin ülkelerine geri gönderilmesine yönelik işlemlerin başlatıldığı bildirildi.
İçişleri Bakanlığının düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında ülke genelindeki denetimlerini sürdürdüğü belirtildi.
(Foto: Resmi Kurum)
Bakanlıktan yapılan açıklama şu şekilde:
“Göç İdaresi Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Daire Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Daire Başkanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinesinde; göçmen kaçakçılığı organizatörleri ile düzensiz göçe yönelik 81 ilde denetimler gerçekleştirildi.
Ülke genelinde 15 bin 905 personel ve 5 bin 11 ekibin katılımıyla 3 bin 229 noktada gerçekleştirilen uygulamalarda; 2 bin 214 metruk bina, 3 bin 893 umuma açık yer ve bin 227 diğer yer olmak üzere toplam 7 bin 334 alan kontrol edildi.
Toplam 279 bin 575 kişinin kimlik kontrolünün yapıldığı denetimler sonucunda; 19 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 230 düzensiz göçmen yakalandı. Tespit edilen düzensiz göçmenlerin ülkelerine geri gönderilme işlemleri başlatıldı.
Kahraman Polisimizi, Jandarmamızı, Sahil Güvenliğimizi, Göç İdaresi Başkanlığımızı, Daire Başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
81 ilde göçmen kaçakçılarına operasyon!81 İLDE GÖÇMEN KAÇAKÇILARINA OPERASYON!Norm Fazlası Re’sen Atamada Yeni Yürütmeyi Durdurma Kararı


Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi, norm kadro fazlası olduğu gerekçesiyle re’sen atanan bir üyesi hakkında açılan davada yeni bir yürütmeyi durdurma kararı alındığını duyurdu.
Amasya İdare Mahkemesi, 2026/122 E. sayılı kararıyla dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına hükmetti.
Mahkeme: Eş Durumu Öncelikli Haktır
Kararın gerekçesinde, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmeliğin 9. maddesine dikkat çekildi.
Mahkeme, zorunlu yer değiştirmeye tabi kamu görevlilerinin eşlerinin atamalarında norm kadro sınırlamasının uygulanamayacağını vurguladı.
Somut olayda, eşi polis memuru olan davacının aile birliği mazereti kapsamında görev yapması gerektiği halde, norm kadro gerekçesiyle atama talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirildi.
İtirazın Reddine de Hukuka Aykırılık Tespiti
Mahkeme kararında, yarıyıl tatilinde mazerete bağlı yer değişikliği başvurusu reddedilen öğretmenin açtığı dava sürecine de yer verildi.
Samsun 3. İdare Mahkemesi’nin önceki yürütmeyi durdurma kararına rağmen yapılan işlemlerin hukuka uygun olmadığı belirtildi.
Amasya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan itiraz reddi işleminin de hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldı.
“Telafisi Güç Zararlar Doğabilir”
Mahkeme, dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç ve imkânsız zararların doğabileceğine işaret ederek yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
Türk Eğitim-Sen, aile birliği mazeretinin anayasal güvence altında olduğunu belirterek, üyelerinin haklarını korumaya yönelik hukuki mücadelenin süreceğini açıkladı.
Bakan Fidan’dan New York’ta kritik temas! BM Genel Kurulu Başkanı Rahman ile görüştü
Bakan Fidan’dan New York’ta kritik temas! BM Genel Kurulu Başkanı Rahman ile görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, BM 81. Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli haftası kapsamında New York’ta BM 81. Genel Kurul Başkanı Khalilur Rahman ile bir araya geldi. Görüşmede Türkiye ile BM arasındaki temaslar ve gündemdeki uluslararası gelişmeler ele alındı.
Küresel gündemin yoğunlaştığı kritik dönemde gerçekleşen görüşmede, BM çalışmaları ve uluslararası gelişmeler masaya yatırıldı. Fidan’ın temasları, Türkiye’nin BM Genel Kurulu marjındaki diplomasi trafiğinin önemli başlıklarından biri oldu.










