1200x675-bakan-fidandan-new-yorkta-diplomasi-trafigi-1790385867494-2

Bakan Fidan’dan New York’ta diplomasi trafiği

Bakan Fidan’dan New York’ta diplomasi trafiği

A Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Bakan Fidan'dan New York’ta diplomasi trafiği

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu yüksek düzeyli haftası marjında mevkidaşı İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ve Venezuela Dışişleri Bakanı Felix Plasencia Gonzales ile New York’ta bir araya geldi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York’ta temaslarda bulunmak üzere mevkidaşlarıyla bir araya geldi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan İranlı mevkidaşı Erakçi ile bir araya geldi (Fotoğraf: AA)Dışişleri Bakanı Hakan Fidan İranlı mevkidaşı Erakçi ile bir araya geldi (Fotoğraf: AA)

ERAKÇİ İLE BİR ARAYA GELDİ

Fidan, İranlı Dışişleri Bakanı Erakçi arasında New York’ta görüşme gerçekleştiği belirtildi. Görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gündemdeki gelişmeler değerlendirildi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Venezuelalı mevkidaşı Gonzales ile bir araya geldi (Fotoğraf: İHA)Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Venezuelalı mevkidaşı Gonzales ile bir araya geldi (Fotoğraf: İHA)

VENEZUELA DIŞİŞLERİ BAKANIYLA GÖRÜŞTÜ

Bakan Fidan, Venezuela Dışişleri Bakanı Felix Plasencia Gonzales ile bir araya geldi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu yüksek düzeyli haftası marjında bugün (25 Eylül) Venezuela Dışişleri Bakanı Felix Plasencia Gonzales ile New York’ta bir araya geldi.

1200x675-1790321620467-2

MASAK’ın EMİS sistemine FETÖ sızması: 22 kişilik şebeke deşifre edildi! Akıncı Üssü sanıklarından bilişimcilere isim listesi ahaber.com.tr’de

MASAK’ın EMİS sistemine FETÖ sızması: 22 kişilik şebeke deşifre edildi! Akıncı Üssü sanıklarından bilişimcilere isim listesi ahaber.com.tr’de

A Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
MASAK’ın EMİS sistemine FETÖ sızması: 22 kişilik şebeke deşifre edildi! Akıncı Üssü sanıklarından bilişimcilere isim listesi ahaber.com.tr'de

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘Siyasal veya Askerî Casusluk’ soruşturmasında, MASAK’ın kritik finansal veri altyapısı Entegre Mali İstihbarat Sistemi’ne (EMİS) yönelik yetkisiz sorgulamalar ve FETÖ bağlantıları deşifre edildi. Soruşturma dosyasında, sistemin yazılım süreçlerinin örgütün mahrem yapısına mensup şirketler eliyle yürütüldüğüne ilişkin belgeler soruşturma dosyasında yer aldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü “Siyasal veya Askerî Casusluk” soruşturmasında, MASAK bünyesindeki Entegre Mali İstihbarat Sistemi’nin (EMİS) 2012-2018 yılları arasında FETÖ bağlantılı kişilerce ele geçirilmesine ilişkin dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı.

Soruşturma kapsamında, örgütün askeri, bilişim ve savunma sanayii yapılanmasında yer alan isimlerin, paravan şirketler üzerinden sisteme erişim sağladığı ve hassas finansal verilerin örgüte aktarıldığı belirlendi.

MASAK’ın EMİS sistemine FETÖ sızması: 22 kişilik şebeke deşifre edildi! Akıncı Üssü sanıklarından bilişimcilere isim listesi ahaber.com.tr'de - 1

SORUŞTURMA 2019’DAKİ BİLDİRİMLE BAŞLADI

Soruşturmanın temeli, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının (MASAK) Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına gönderdiği 10 Eylül 2019 tarihli yazıyla atıldı. Yazıda, EMİS üzerinde yetkisiz sorgulamalar gerçekleştirildiğine ilişkin emarelere rastlandığı bildirildi. Bu bildirim üzerine Vergi Denetim Kurulu, Hazine ve Maliye Bakanlığı müfettişleri, Devlet Denetleme Kurulu ve İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan raporlar incelemeye alındı. Savcılık koordinesinde yürütülen soruşturmada; sistemin geliştirilme süreci, ihaleleri alan şirketler, ortaklık yapıları ve PEP (Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler) koruma sisteminin devre dışı bırakılması süreci mercek altına alındı.

MASAK’ın EMİS sistemine FETÖ sızması: 22 kişilik şebeke deşifre edildi! Akıncı Üssü sanıklarından bilişimcilere isim listesi ahaber.com.tr'de - 2

EMİS’İN GELİŞTİRİLMESİNDE AGMLAB A.Ş. DETAYI

Dosyadaki tespitlere göre, 2011-2012 yıllarındaki bakım ve destek süreçlerinin ardından, 30 Haziran 2012 sonrasında EMİS yazılımına ilişkin hizmet doğrudan AGMLAB A.Ş. tarafından yürütülmeye başlandı. Şirket, 2018 yılına kadar sistemin geliştirilmesinde kritik roller üstlendi. 2012-2018 dönemi, MASAK’ın mali istihbarat altyapısı ile soruşturma kapsamındaki şüpheli şirket ağı arasındaki ilişkinin incelendiği temel zaman dilimini oluşturdu.

MASAK’ın EMİS sistemine FETÖ sızması: 22 kişilik şebeke deşifre edildi! Akıncı Üssü sanıklarından bilişimcilere isim listesi ahaber.com.tr'de - 3

ŞİRKETLER ARASINDAKİ KARANLIK BAĞLANTILAR

Şirket kayıtlarına ilişkin incelemelerde, özellikle 2010 yılından itibaren AGMLAB A.Ş., MRD A.Ş. ve Barış Ata A.Ş. arasında ortaklık ve yöneticilik ilişkileri bulunduğu tespit edildi. Bazı ortakların şirketler arasında gerçekleştirilen pay alım ve satımları yoluyla farklı şirketlerde yer aldığı belirlendi. Dosyaya göre Barış Ata A.Ş., 23 Temmuz 2016 tarihinde yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatıldı. Bilişim sektöründe faaliyet gösteren AGMLAB A.Ş. ile MRD A.Ş.’nin ise 2010-2024 yılları arasında başta MASAK olmak üzere çeşitli kamu kurumlarından işler aldığı, söz konusu işler karşılığında iki şirkete toplam 210 milyon 764 bin 705 lira ödeme yapıldığı dosya kapsamındaki incelemelerde belirlendi.

MASAK’ın EMİS sistemine FETÖ sızması: 22 kişilik şebeke deşifre edildi! Akıncı Üssü sanıklarından bilişimcilere isim listesi ahaber.com.tr'de - 4

MAHREM İMAMLAR DİJİTAL MASA BAŞINDA!

Soruşturmanın önemli başlıklarından birini ise şirketlerin ortak ve yöneticileri hakkında yapılan FETÖ/PDY bağlantısı incelemeleri oluşturdu. Dosyada yer alan bilgi ve belgeler, yargı kayıtları, ByLock tespitleri, ankesörlü ve büfe telefon arama analizleri, tanık ve şüpheli beyanları ile istihbari bilgilerin birlikte değerlendirildiği belirtildi. Bu kapsamda bazı şirket ortakları hakkında FETÖ/PDY’nin askerî mahrem yapılanması, bilişim yapılanması, Deniz Kuvvetleri yapılanması, Jandarma mahrem yapılanması ve savunma sanayii kuruluşlarına yönelik mahrem yapılanmasında sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiklerine ilişkin tespitler bulunduğu aktarıldı.

MASAK’ın EMİS sistemine FETÖ sızması: 22 kişilik şebeke deşifre edildi! Akıncı Üssü sanıklarından bilişimcilere isim listesi ahaber.com.tr'de - 5

AKINCI ÜSSÜ SANIKLARINDAN BİLİŞİM İMAMLARINA KADAR SKANDAL BAĞLANTILAR

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen MASAK’ın Entegre Mali İstihbarat Sistemi’ne (EMİS) yönelik “Siyasal veya Askerî Casusluk” soruşturmasında gözaltına alınan ve aralarında eski üst düzey kamu görevlileri, yazılımcılar ile 15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinin de bulunduğu 22 şüphelinin dosyadaki rolleri netleşti.

MASAK’ın EMİS sistemine FETÖ sızması: 22 kişilik şebeke deşifre edildi! Akıncı Üssü sanıklarından bilişimcilere isim listesi ahaber.com.tr'de - 6

MASAK CASUSLUK SORUŞTURMASINDA KRİTİK LİSTE

FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanmasıyla bağlantılı şirketler aracılığıyla devletin mali hafızasına sızdığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda, aralarında eski MASAK başkan yardımcıları, daire başkanları, bilişim uzmanları ve şirket ortaklarının bulunduğu 22 kişinin şüpheli şu şekilde :

İsmail Kokuroğlu (Foto: Ahaber.com.tr)İsmail Kokuroğlu (Foto: Ahaber.com.tr)

İsmail Kokuroğlu (Yurt dışı Yakalama Kararı):

AGMLAB A.Ş., MRD A.Ş. ve BARIŞ ATA A.Ş.’nin ortağı olduğu,

FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında 24/12/2021 tarihli ve 31699 sayılı Resmi Gazetede ilan edildiği üzere hakkında Malvarlığı Dondurma Kararı verildiği,

Açık kaynak taramasına göre, “Sezai” kod adını kullandığı, FETÖ/PDY terör örgütünün savunma casusu olduğu, İzmir’de mahrem askeri imamlığı, Ankara’da Deniz Kuvvetleri mahrem imamlığı yaptığı, böcek davası sanığı olduğu, MRD A.Ş’nin belli bir dönem ortaklarından Erdal Çoban ve Sadettin Özkan ile birlikte FETÖ/PDY terör örgütünün bilişim uzmanları olarak nitelendirildikleri,

15 Temmuz hain darbe girişimini Akıncı Üssü’nden yöneten Hakan Çiçek’ten önceki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sivil imamı olduğuna dair bilgilerin bulunduğu,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün gizli haberleşme programı Bylock kullanıcısı olduğu, Bylock içeriklerinde soruşturma kapsamında herhangi bir bulguya rastlanılmadığı, bu program üzerinden Hakan Çiçek ve Erdal Çoban ile bağlantı kurdukları,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün tepe yöneticilerinden Süleyman Tiftik isimli şahıs ile çeşitli zaman aralıklarında görüşme kayıtlarının bulunduğu,

FETÖ/PDY’nin ABD’deki kampına rahatlıkla girip çıkabilen şahıslar arasında yer aldığı ve 13.08.2018’de FETÖ/PDY mensuplarınca usulsüz biçimde ve rüşvet karşılığında UYAP’ta “FETÖ/PDY kapsamında kaydının bulunup bulunmadığı” sorgusu yaptırılan şahıslardan olduğuna istihbari bilgilerin bulunduğu,

Çok sayıda örgütsel olduğu değerlendirilen ankesör/büfe aranma kayıtlarının bulunduğu,

En son 11/08/2014 tarihinde İstanbul-Atatürk Havalimanı’ndan ülkeden çıkış kaydı olduğu tespit edildi.

Erhan Doğruöz (Foto: Ahaber.com.tr)Erhan Doğruöz (Foto: Ahaber.com.tr)

Erhan Doğruöz (Yurt dışı Yakalama Kararı):

Soruşturma konusu AGMLAB’ın isimli şirketin son olarak ise 15.07.2016 tarihinde tüm hisselerin Erhan Doğruöz’e devredildiği,

MRD A.Ş. isimli şirkette 2012-2015 yılı içerisinde ortaklığının bulunduğu,

Örgütsel olduğu değerlendirilen ankesör/büfe aranmalarının bulunduğu, örgütle iltisaklı olduğuna dair istihbari bilgilerin bulunduğu,

24.08.2025 tarihinde çıkış kaydının bulunduğu belirlendi.

Erdal Çoban (Foto: Ahaber.com.tr)Erdal Çoban (Foto: Ahaber.com.tr)

Erdal Çoban (Yurt dışı Yakalama Kararı):

Barış Ata A.Ş. isimli şirketin ise 2008-2014 yılı içerisinde ortaklığının bulunduğu,

MRD A.Ş. isimli şirkette 2012-2015 yılı içerisinde ortaklığının bulunduğu,

Açık kaynak taramasına göre, MRD A.Ş.’nin diğer ortaklarından İsmail KOKUROĞLU’ ve Sadettin ÖZKAN’la birlikte FETÖ/PDY terör örgütünün bilişim uzmanları olarak nitelendirildikleri,

FETÖ/PDY’nin mahrem hizmetler yapılanmasında yer aldığı,

FETÖ/PDY’nin Avrupa’daki eğitim kurumlarının Türkiye’deki bağlantı noktası olduğunun belirtildiği,

Şahsın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün gizli haberleşme programı olan Bylock kullanıcısı olduğu, aralarında İsmail Kokuroğlu, Hakan Çiçek, Ali Ursavaş (Çin Halk Cumhuriyeti Sorumlusu), Ali İhsan Yılmaz (Avrupa’da Öğretmenlerin Atanmasında Sorumlu), Mustafa Pehlivan (Macaristan Ülke İmamı) ‘ın bulunduğu çok sayıda örgüt mensubunun ekli olduğu ancak Bylock içeriklerinde soruşturma kapsamında herhangi bir belgeye rastlanılmadığı,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün tepe yöneticilerinden Abdulkadir Aksoy isimli şahıs ile görüşme kayıtlarının bulunduğu,

Çok sayıda örgütsel olduğu değerlendirilen ankesör/büfe aranma kayıtlarının bulunduğu,

13.08.2018’de FETÖ/PDY mensuplarınca usulsüz biçimde ve rüşvet karşılığında UYAP’ta “FETÖ/PDY kapsamında kaydının bulunup bulunmadığı” sorgusu yaptırılan şahıslardan olduğuna istihbari bilgilerin bulunduğu,

Eşi Ayşegül Çoban ile birlikte Aralık 2019 itibariyle Belçika’ya iltica ettikleri ve Erdal Çoban’ın FETÖ/PDY Belçika yapılanmasında sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği,

Hakkında çok sayıda FETÖ/PDY içerisinde mahrem düzeyinde faaliyet gösterdiğine dair beyanların bulunduğu,

En son 22/07/2016 tarihinde İstanbul-Atatürk Havalimanı’ndan ülkeden çıkış yaparak FAS’a gittiği belirlendi.

Sadettin Özkan (Foto: Ahaber.com.tr)Sadettin Özkan (Foto: Ahaber.com.tr)

Sadettin Özkan (Yurt dışı Yakalama Kararı):

Barış Ata A.Ş. isimli şirketin ise 2011-2012 yılı içerisinde ortaklığının bulunduğu,

MRD A.Ş. isimli şirketin 2010-2020 yılı içerisinde ortaklığının bulunduğu, en son 18/07/2016 tarihinde İstanbul-Atatürk Havalimanı’ndan yurttan çıkış kaydı olduğu, buna rağmen MRD A.Ş. isimli şirket sahipliğinin 13/02/2020 tarihine kadar devam ettiği ve bu tarih itibarıyla pay devrini Abdurrahman Özkan’a yaptığı,

Açık kaynak taramasına göre, MRD A.Ş.’nin diğer ortaklarından İsmail Kokuroğlu ve Erdal Çoban’ın birlikte FETÖ/PDY terör örgütünün bilişim uzmanları olarak nitelendirildikleri,

Geçmişte sıklıkla yurt dışına çıktığı ve Rusya/ Novosibirsk’te ev satın alarak FETÖ/PDY kontrolündeki evlerin kurulmasına aracılık ettiği, Haziran 2014’te ABD/Pensilvanya-Saylorsburg’ta örgüt lideri Fetullah Gülen’in kaldığı yerleşkede konakladığı, hali hazırda İngiltere’de bulunduğunun belirtildiği,

Hakkında FETÖ/PDY içerisinde faaliyet gösterdiğine dair beyanların bulunduğu,

Örgütsel olduğu değerlendirilen ankesör/büfe aranmalarının olduğu, (Faik Akbaba ile) 18/07/2016 tarihinde İstanbul-Atatürk Havalimanı’ndan yurttan çıkış kaydı olduğu tespit edildi.

Faik Akbaba (Foto: Ahaber.com.tr)Faik Akbaba (Foto: Ahaber.com.tr)

Faik Akbaba (Yurt dışı Yakalama Kararı):

MRD A.Ş. isimli şirkette 2010-2012 yılı içerisinde ortaklığının bulunduğu,

Şahsın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün gizli haberleşme programı olan Bylock kullanıcısı olduğu, aralarında Hakan Çiçek, Erdal Çoban (Yazılımcı), Mustafa Özcan (Başyüceler Şurası Başkanı), Necmettin Eskici, Mehmet Mutlu Karaosman, Durmuş Temel (Azerbaycan Sorumlusu), Talip Büyük (Kuzey Irak Sorumlusu), Ahmet Şevik (Türkmenistan Sorumlusu), Numan Erdoğan (Afganistan Sorumlusu), Ali Ursavaş (Çin Halk Cumhuriyeti Sorumlusu), Ersin Karaoğlan (Hindistan Sorumlusu), Eşref Sağlam (Ülke İmamı), Osman Karaca (Meksika Sorumlusu), Yüksel Kaya (Belçika Sorumlusu), İsmail Yapıcı (Sırbistan Sorumlusu), Ali Kökten (Tunus Sorumlusu), Yusuf Temizkan (Gana Sorumlusu), Hüseyin Kocacenk (Sudan Sorumlusu), Mustafa Pehlivan (Macaristan Ülke İmamı) ve Rıdvan Saman (Nijerya Sorumlusu)’ın bulunduğu çok sayıda örgüt mensubunun ekli olduğu ancak Bylock içeriklerinde soruşturma kapsamında herhangi bir belgeye rastlanılmadığı,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu gerekçesi ile 667 sayılı KHK ile kapatılan Atlantik Eğitim Yayın Taşımacılık Bilgisayar Ticaret Anonim Şirketinde ve Sürat Eğitim Araç ve Büro Sistemleri Anonim Şirketlerinde SGK kaydının bulunduğu,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Tepe Yöneticilerinden olan Rıdvan Akovalı, Talip Büyük, Ali Bayram ve Osman Hilmi Özdil isimli şahıslar ile çeşitli tarihlerde görüşme kayıtlarının bulunduğu,

Örgütsel olduğu değerlendirilen ankesör/büfe aranmalarının olduğu, (Sadettin Özkan ile)

Denizli İl Eğitim Danışmanı ve Jandarma Mahrem (Ankara Sorumlusu) düzeyinde faaliyet gösterdiğine dair hakkında beyanların bulunduğu, Caner A/K kullandığı,

En son 17/07/2016 tarihinde İstanbul-Atatürk Havalimanı’ndan ülkeden çıkış kaydı olduğu tespit edildi.

Mustafa Durap (Foto: Ahaber.com.tr)Mustafa Durap (Foto: Ahaber.com.tr)

Mustafa Durap (Yurt dışı Yakalama Kararı):

MRD A.Ş. isimli şirkette 2008-2012 yılı içerisinde ortaklığının bulunduğu,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün gizli haberleşme programı olan Bylock kullanıcısı olduğu ancak bylock içeriklerinde soruşturma kapsamında herhangi bir belgeye rastlanılmadığı,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu gerekçesi ile kayyum atanan Gürmed Tıbbi ve Teknolojik Sistemler Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve 667-668 sayılı KHK ile kapatılan Barış Ata Eğitim Yayını Bilişim İnş. Tur. San. Tic. A.Ş.’de SGK kayıtlarının bulunduğu,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Tepe Yöneticilerinden olan Rıdvan Akovalı isimli şahıs ile çeşitli tarihlerde görüşme kayıtlarının bulunduğu,

Örgütsel olduğu değerlendirilen ankesör/büfe aranmalarının olduğu,

Emin (K) adını kullandığı ve mahrem düzeyinde faaliyet gösterdiğine dair hakkında beyanların bulunduğu

En son 21/07/2016 tarihinde İstanbul-Atatürk Havalimanı’ndan ülkeden çıkış kaydı olduğu tespit edildi.

Bekir Özel (Foto: Ahaber.com.tr)Bekir Özel (Foto: Ahaber.com.tr)

Bekir Özel (Yurt dışı Yakalama Kararı):

MRD A.Ş. isimli şirkette 18/08/2008- 2012 tarihleri arasında ortağı olduğu,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün gizli haberleşme programı olan Bylock kullanıcısı olduğu,

Örgütsel olduğu değerlendirilen ankesör/büfe aranmalarının olduğu,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu gerekçesi ile 667-668 sayılı KHK ile kapatılan Barış Ata Eğitim Yayını Bilişim İnş. Tur. San. Tic. A.Ş.’de SGK kayıtlarının bulunduğu,

FETÖ/PDY’nin bilişim yapılanmasında mahrem olarak yer aldığına dair beyanlarının bulunduğu,

En son 04/08/2016 tarihinde İstanbul-Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan ülkeden çıkış kaydı olduğu anlaşıldı.

İrfan Hacan (Foto: Ahaber.com.tr)İrfan Hacan (Foto: Ahaber.com.tr)

İrfan Hacan (Yurt dışı Yakalama Kararı):

Barış Ata A.Ş. isimli şirkette 2008-2014 yılı içerisinde ortaklığının bulunduğu,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü irtibatı ve iltisakı olduğu gerekçesiyle 667 sayılı KHK ile kapatılan Barış Ata Eğitim Yayın Bilişim İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim şirketinde ve Özel Çankaya Anafartalar İlkokulunda SGK kaydının bulunduğu,

Örgütsel olduğu değerlendirilen ankesör/büfe üzerinden çok sayıda aranmalarının olduğu,

Eşi Büşra Akay Hacan’ın da TUS (Tıpta Uzmanlık Sınavı) ile ilgili olarak FETÖ/PDY kapsamında işlem yapıldığı, eşi hakkında örgüt içerisinde abla olduğu yönünde beyanların bulunduğu ve yurt dışına çıktığı, şüphelinin de yurt dışına çıkması ve uzun süredir ülkeye dönmemesi üzerine şüphelinin de FETÖ/PDY içerisinde mahrem olarak yer aldığının muhtemel olarak değerlendirildiği,

30.01.2025 tarihinde ülkeden İstanbul Havalimanı üzerinden çıkış kaydının olduğu tespit edildi.

Emir Üner (Foto: Ahaber.com.tr)Emir Üner (Foto: Ahaber.com.tr)

Emir Üner (Yurt dışı Yakalama Kararı):

Barış Ata A.Ş. isimli şirkette 2008-2011 yılı içerisinde ortaklığının bulunduğu,

Adı geçenin SGK kayıtlarına bakıldığında; 2004-2005 yılları arasında Havelsan, 2005-2008 yılları arasında Tarım Kredi Teknolojileri A.Ş.’de, 2008-2009 yılları arasında Tübitak, 2010-2012 yılları arasında MRD A.Ş.’de, 2010-2011 yılları arasında AGMLAB A.Ş.’de, 2012-2016 yılları arasında ise TÜBİTAK’ta SGK kayıtlarının bulunduğu, adı geçenin bilgisayar mühendisi olduğu,

2016-2019 yılları arasında FETÖ/PDY kontrolünde Filipinler’de faaliyet gösteren bir şirkette çalıştığı, 2019 yılı itibarıyla Hollanda’da bulunduğu ve yurt dışındaki FETÖ/PDY mensuplarınca kurulan internet tabanlı mesajlaşma uygulaması grubunda yer aldığına dair dair istihbari bilgilerin bulunduğu,

672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün gizli haberleşme programı Bylock kullanıcısı olduğu,

FETÖ/PDY’nin bilişim yapılanmasında faaliyet gösterdiğine ilişkin beyanların bulunduğu,

07.08.2016 tarihinde ülkeden İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı üzerinden ÇIKIŞ kaydının olduğu tespit edildi.

Mehmet Sami Kuzey (Foto: Ahaber.com.tr)Mehmet Sami Kuzey (Foto: Ahaber.com.tr)

Mehmet Sami Kuzey (Yurt dışı Yakalama Kararı):

Barış Ata A.Ş. isimli şirkette 2008-2011 yılı içerisinde ortaklığının bulunduğu,

Adı geçenin SGK kayıtlarına bakıldığında; 2004-2008 yılları arasında Tarım Kredi Teknolojileri A.Ş.’de, 2010 yılı içerisinde MRD A.Ş.’de, 2011 yılı içerisinde AGMLAB A.Ş.’de, 2011-2016 yılları arasında ise Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığında SGK kayıtlarının bulunduğu, adı geçenin yazılım mühendisi/bilişim personeli olduğu,

667 sayılı KHK ile ÖSYM’den kamu görevinden çıkarıldığı,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün gizli haberleşme programı Bylock kullanıcısı olduğu,

FETÖ/PDY’nin bilişim yapılanmasında faaliyet gösterdiğine ilişkin beyanların bulunduğu,

09.08.2016 tarihinde ülkeden İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı üzerinden ÇIKIŞ kaydının olduğu anlaşılmıştır.

Atilla Tanrıkulu (Foto: Ahaber.com.tr)Atilla Tanrıkulu (Foto: Ahaber.com.tr)

Atilla Tanrıkulu (Yurt dışı Yakalama Kararı):

2011-2013 yılları arasında AGMLAB A.Ş.’de, 2013-2014 yılları arasında MRD A.Ş.’de, 2014-2017 yılları arasında A.Ü. Rektörlüğü Bilgi Daire Başkanlığında, 2017-2018 yılları arasında Mebıtech Bilişim A.Ş.’de, 2018 yılı içerisinde ise VHS Elektronik Elektrik Makine Yazıl. San.’de yazılım mühendisi, analist, programcı, memur, elektronik mühendisi olarak SGK kayıtlarının bulunduğu,

18.7.2011- 01.01.2013 tarihleri arasında AGMLAB A.Ş. personeli olarak Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında mühendis olarak görevlendirildiği,

2018 yılı itibarıyla FETÖ/PDY bağlamında illegal yollardan Yunanistan’a çıkmış olabileceği ve 2023 yılı itibarıyla Almanya’da bulunuyor olabileceği istihbarı bilgilerin bulunduğu,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü içerisinde memur sorumlusu olduğuna dair beyanların bulunduğu,

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün gizli haberleşme programı Bylock kullanıcısı olduğu,

Çok sayıda örgütsel olduğu değerlendirilen ankesör/büfe aranmasının olduğu tespit edildi.

Eda Aydoğan (Foto: Ahaber.com.tr)Eda Aydoğan (Foto: Ahaber.com.tr)

Eda Aydoğan (Gözaltı):

Olay tarihinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında İstatistikçi olarak görev yaptığı,

MASAK veri tabanlarının tutulduğu ORACLE EXADATA sistemi üzerindeki veri tabanlarına ve tablolara ADMİN (Tüm Veriyi Görüp Değiştirebilir) olarak 29.02.2016-31.07.2019 tarihleri arasında yetkisinin bulunduğu,

KPSS sınav sorularına verdiğine dair hakkında beyanların bulunduğu belirlendi.

Faruk Elieyioğlu (Foto: Ahaber.com.tr)Faruk Elieyioğlu (Foto: Ahaber.com.tr)

Faruk Elieyioğlu (Yurt dışı Yakalama Kararı):

04.03.2010 ile 23.12.2013 tarihleri arasında Aklama Suçu İnceleme, Terörün Finansmanına İlişkin Analiz ve Değerlendirme, Genel Analiz, İdari ve Mali İşler Şube Müdürlüğünden sorumlu MASAK Başkan Yardımcısı olduğu,

“MASAK Bilgi Sistemleri Yazılım Geliştirme, 2012 Yılı Bakım, İşletim Destek ve Hizmet Alım İşi” için ihale komisyonu (soruşturmanın ana eksenini oluşturan AGMLAB’a verilen ihale) başkanlığını (Başkan Yardımcısı Faruk Elieyioğlu’nun Başkanlık makamına çıkardığı onay üzerine) Daire Başkanı Kemalettin Kolutek’in yaptığı,

Bu süreç içerisinde yer alarak AGMLAB ile MASAK adına yapılan yazışmaları yaptığı, 04.03.2013 Tarihli Temin Onay Belgesinde imzasının bulunduğu,

Bylock kullanıcısı olduğu ancak içeriklerinin tespit edilemediği,

Mezkur örgütün mahrem hizmetler yapılanmasında yer aldığı,

Yurt dışı yapılanmasında faaliyet gösteren kişiler arasında olduğu, illegal yollardan Yunanistan Ülkesinde olabileceği,

13.08.2018 de FETÖ/PDY mensuplarınca usulsüz biçimde ve rüşvet karşılığında UYAP’ta “FETÖ/PDY kapsamında kaydının bulunup bulunmadığı” sorgusu yaptırılan şahıslardan olduğu,

Hazine ve Maliye Bakanlığında Vergi Başmüfettişi olarak çalışmakta iken 672 sayılı KHK ile Kamu Görevinden çıkarıldığı,

Ankesör/büfe raporuna göre operasyonel hat kullanıcısı olabileceği, ardışık veya periyodik olarak aranma kayıtlarının bulunduğu, Kemalettin Kolutek ile ardışık gruplarında yer aldığı değerlendiriliyor.

Güner Eke (Foto: Ahaber.com.tr)Güner Eke (Foto: Ahaber.com.tr)

Güner Eke (Gözaltı):

Olay tarihinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında Gelir Uzmanı olarak görev yaptığı,

MASAK veri tabanlarının tutulduğu ORACLE EXADATA sistemi üzerindeki veri tabanlarına ve tablolara ADMİN (Tüm Veriyi Görüp Değiştirebilir) olarak 29.02.2016-31.07.2019 tarihleri arasında yetkisinin bulunduğu,

FETÖ/PDY kapsamında bu aşamada herhangi bir bilgi ve belge rastlanılmadığı tespit edildi.

İnönü Akgün Alp (Foto: Ahaber.com.tr)İnönü Akgün Alp (Foto: Ahaber.com.tr)

İnönü Akgün Alp (Gözaltı):

Olay tarihinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında Daire Başkanı/ Daire Başkan Yrd. olarak görev yaptığı,

PEP (Politically Exposed Persons – Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler Listesi) listesinin 2015 yılında devreye alınmasında ve 2016 yılında çıkarılmasında evraklarda imzasının bulunduğu, ve PEP listesinin kaldırıldığına ilişkin kurum içindeki personelle herhangi bir tebliğin yapılmadığı,

AGMLAB ihale sürecinde 10.08.2017 Tarihli Temin Onay Belgesi

FETÖ/PDY kapsamında bu aşamada herhangi bir bilgi ve belge rastlanılmadığı anlaşıldı.

İsmail Gül (Foto: Ahaber.com.tr)İsmail Gül (Foto: Ahaber.com.tr)

İsmail Gül (Yurt dışı Yakalama Kararı):

İsmail Gül’ün soruşturma kapsamında yer alan Lütfi Ruhioğl’nun damadı olduğu, Lütfi Ruhioğlu’nun soruşturma konusu MRD A.Ş. isimli şirkette 2012-2016 yılı içerisinde ortaklığının bulunduğu, ortaklığın damadı İsmail GÜL tarafından yapıldığı ve bunları damadının takip ettiği,

İsmail Gül’ün 24.12.2021 tarihinde Mal Varlıkları Dondurulduğu,

İsmail Gül’ün örgüt içerisinde Müdür Yardımcısı, İl Sorumlusu, BTM gibi farklı pozisyonlarda yer aldığına dair çok sayıda hakkında ifadenin bulunduğu,

Söz konusu tespitleri içerinde geçen İsmail Gül’ün 26.07.2016 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanından ülkeden ÇIKIŞ kaydının bulunduğu belirlendi.

Kemalettin Kolutek (Foto: Ahaber.com.tr)Kemalettin Kolutek (Foto: Ahaber.com.tr)

Kemalettin Kolutek (Yurt dışı Yakalama Kararı):

14.03.2001 tarihinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında göreve başladığı,

Son olarak 05.03.2010 ile 01.09.2016 tarihleri arasında Dış İlişkiler Daire Başkanı olduğu,

“MASAK Bilgi Sistemleri Yazılım Geliştirme, 2012 Yılı Bakım, İşletim Destek ve Hizmet Alım İşi” için ihale komisyonu (soruşturmanın ana eksenini oluşturan AGMLAB’a verilen ihale) başkanlığını (Başkan Yardımcısı Faruk Elieyioğlu’nun Başkanlık makamına çıkardığı onay üzerine) Daire Başkanı Kemalettin Kolutek’in yaptığı,

Bu süreç içerisinde yer alarak Yaklaşık Maliyet Cetveli Hesaplama, Teknik Şartname, Şubat 2013 Tarihli Sözleşme Tasarısı, Şubat 2013 Tarihli İdari Şartname evraklarında imzasının bulunduğu,

KPSS evi veya birkaç evden sorumlu Burak (K) olarak FETÖ/PDY yapılanmasında yer aldığına dair beyanların bulunduğu,

Bylock kullanıcısı olduğu ancak içeriklerinin tespit edilemediği,

Resmi olmayan yollarla yurt dışına çıkmış olabileceği ve Temmuz 2024 itibariyle FETÖ/PDY iltisaklı ABD’de bulunan şahıslardan olabileceği,

Hazine ve Maliye Bakanlığında Vergi Başmüfettişi olarak çalışmakta iken 672 sayılı KHK ile Kamu Görevinden çıkarıldığı,

Ankesör/büfe raporuna göre operasyonel hat kullanıcısı olabileceği, ardışık veya periyodik olarak aranma kayıtlarının bulunduğu, Faruk Elieyioğlu ile ardışık gruplarında yer aldığı tespit edildi.

602baac70d9bc56adc7aea4ae106d564-2

MEB Şube Müdürlüğü 2026 Yazılı Sınavı Soru ve Cevapları Açıklandı

MEB Şube Müdürlüğü 2026 Yazılı Sınavı Soru ve Cevapları Açıklandımask
ABONE OLGoogle News Sayfamız

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından taşra teşkilatında boş bulunan şube müdürü kadroları için düzenlenen Görevde Yükselme Yazılı Sınavı, 30 büyükşehirde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Sınav süreci, herhangi bir aksaklık yaşanmadan tamamlandı.

30 Büyükşehirde Eş Zamanlı Uygulama

Bakanlığın insan kaynağını güçlendirmek, kariyer basamaklarında ilerlemek isteyen personel için liyakat esaslı atamaları desteklemek amacıyla düzenlenen sınav, 7 Şubat 2026 Cumartesi günü saat 10.00’da başladı. Adayların sınav merkezlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla 30 büyükşehir sınav merkezi olarak belirlendi ve gerekli tüm güvenlik tedbirleri alındı.

17 Bin 761 Personel Sınava Katıldı

Eğitim camiasının yakından takip ettiği sınava, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde farklı kademelerde görev yapan 17 bin 761 personel katılım sağladı. Adaylara 60 soru yöneltilirken, sınav için 75 dakika süre tanındı. Soruların, mevzuat bilgisi, genel kültür ve mesleki yeterlilikleri ölçmeye yönelik hazırlandığı belirtildi.

Sonuçlar MEB’in Resmî Kanallarından Duyurulacak

Sınav sonuçlarının, değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından www.meb.gov.tr adresi ile aday işlemleri sistemi üzerinden ilan edileceği bildirildi. Ayrıca sınava ait A ve B kitapçığı soru ve cevapları da adayların erişimine açıldı.

 

A Kitapçığı soru ve cevapları için tıklayınız.

B Kitapçığı soru ve cevapları için tıklayınız.

#
MEB taşra teşkilatı, şube müdürlüğü sınavı 2026, MEB personel sınavı, görevde yükselme yazılı sınav, meb görevde yükselme sınavı
1200x675-bakan-fidandan-new-yorktaki-onemli-aciklamalar-1790439164064-2

Bakan Fidan’dan BM 81. Genel Kurulu mesajı: Filistin konusu ana gündemimizdi

Bakan Fidan’dan BM 81. Genel Kurulu mesajı: Filistin konusu ana gündemimizdi

A Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Bakan Fidan'dan BM 81. Genel Kurulu mesajı: Filistin konusu ana gündemimizdi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York’taki Türkevi’nde basın toplantısı düzenledi. Bakan Fidan, BM 81. Genel Kurulu marjındaki temaslarına ilişkin, “Türk heyeti olarak katıldığımız tüm toplantılarda İsrail’in soykırım politikalarını, işgal ve ilhak faaliyetlerini gündeme getirdik. Gazze’de, Batı Şeria’da yaşanan acıları aktardık” dedi. İsrail’in uluslararası yalnızlaşmasının giderek artan bir duruma geldiğini söyleyen Fidan, “Tabii ki burada takip edilen ustalıklı diplomasinin büyük rolü var.” ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu yüksek düzeyli haftası marjında New York’ta düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Türk heyetinin takviminin yoğun olduğunu ve çok sayıda etkinliğe katıldığını hatırlatan Fidan, Türkevi’nde ve BM’de çeşitli toplantılar ve ikili görüşmeler yapıldığını söyledi.

Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’na 16. kez hitap ettiğini anımsatarak, “İklim eylemi ve adil geçiş konulu yüksek düzeyli etkinliğe katıldılar. ABD Başkanı (Donald) Trump ve Körfez İşbirliği liderleriyle bölgesel konuların ele alındığı bir toplantıya da ayrıca iştirak ettiler. Sayın Cumhurbaşkanımız ayrıca 16 ikili görüşme gerçekleştirdi, her sene olduğu gibi ABD’de yaşayan vatandaşlarımızla da bir araya geldi.” dedi.

Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk ve ABD’li iş insanları ve ABD’den düşünce kuruluşu temsilcileriyle görüştüğünü belirten Fidan, Erdoğan’ın Genel Kurul’daki hitabının Türkiye’nin küresel vizyonunu ortaya koyan bir manifesto olduğunu vurguladı.

“GAZZE’DE, BATI ŞERİA’DA YAŞANAN ACILARI AKTARDIK”
Fidan, “Tecrübesi ve birikimiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın BM’den verdiği mesajlar, her sene takip ettiğiniz gibi, çok büyük yankı uyandırmakta. Bu yıl da küresel meseleler ve bölgesel sorunlar konusunda son derece önemli mesajları oldu. Her şeyden önce Sayın Cumhurbaşkanımız, Filistin halkının yaşadığı dramı bir kez daha tüm çıplaklığıyla dünyanın dikkatine getirdiler. Gazze’de yaşananların insanlığın ortak vicdanını ve uluslararası sistemin güvenilirliğini sınayan bir mesele olduğunu güçlü bir biçimde ifade ettiler. Filistin devletinin tanınması çağrısını yinelediler ve Filistin’in haklı davasını her zaman destekleyeceğimizi bir kez daha güçlü bir şekilde vurguladılar. Biz de Türk heyeti olarak katıldığımız tüm toplantılarda İsrail’in soykırım politikalarını, işgal ve ilhak faaliyetlerini gündeme getirdik. Gazze’de, Batı Şeria’da yaşanan acıları aktardık.” diye konuştu.

Başkan Erdoğan, Birleşmiş Milletler binasına gitti (Foto: AA ARŞİV)Başkan Erdoğan, Birleşmiş Milletler binasına gitti (Foto: AA ARŞİV)

Başkan Erdoğan’ın temaslarında ve hitaplarında Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası meselelerle dünyanın çeşitli yerlerinde devam eden ihtilaflara dair yaklaşımının da ortaya konulduğunu aktaran Fidan, Kıbrıslı Türklerin haklı beklentilerinin bir kez daha uluslararası gündeme taşındığını kaydetti.

Fidan, Başkan Erdoğan’ın Türkiye’nin iklim konusundaki vizyonuna ve Başkan Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülük ettiği sıfır atık hareketine de dikkat çekildiğini vurguladı.

Türkiye’nin başkanlığını ve ev sahipliğini yapacağı COP31 zirvesine ilişkin önceliklerin ve inisiyatiflerin yüksek düzeyli hafta vesilesiyle açıklandığını dile getiren Fidan, ABD’deki temaslarına da değindi.

Fidan, “Yüksek düzeyli hafta boyunca benim gerçekleştirdiğim ikili görüşme ve çok taraflı toplantıların sayısı da 40’tan fazlaydı. Bölgesel ve küresel konuları kapsamlı bir şekilde değerlendirme imkânımız oldu. Filistin konusu yine başlıca gündem maddemizdi. Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlarıyla sekizli formatta Filistin konulu toplantıda bir araya gelme imkânımız oldu.” ifadelerini kullandı.

Ayrıca New York Deklarasyonu ile kapsamlı barış planının ele alındığı toplantılara katıldığını belirten Fidan, şunları kaydetti:

“Bunların yanı sıra Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları ile dörtlü, Suriye ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları ile üçlü formatta bir araya geldik. Pakistan ve Suudi Arabistan’dan mevkidaşlarımızla Mekke İttifakı çerçevesinde bir araya geldik ve kapsamlı istişarelerde bulunduk. Ayrıca, Dışişleri Bakanları Konseyi Dönem Başkanı sıfatıyla İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi Yıllık Koordinasyon Toplantısı’na da New York’ta başkanlık ettik. ABD ile birlikte ‘Libya’da Barış, Birlik ve Refah için Uluslararası Destek’ başlıklı toplantıya ortak ev sahipliği yaptık.”

Bakan Fidan, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmî Toplantısı’nda bölgesel ve küresel gündemdeki gelişmelerin birlikte ele alındığını kaydederek, 2027’de Türkiye’nin başkanlığını üstleneceği MIKTA Dışişleri Bakanları 30. Toplantısı’na iştirak edildiğini söyledi.

“ÇATIŞMALARA KARŞI DİYALOĞU, KRİZLERE KARŞI DİPLOMASİYİ, BÖLÜNMELERE KARŞI İŞBİRLİĞİNİ SAVUNDUK”
Bakan yardımcıları ve heyetin diğer üyelerinin de hafta boyunca küresel meselelere ilişkin çok sayıda toplantıya ve görüşmeye iştirak ettiğini vurgulayan Fidan, “Bu suretle BM bünyesinde göç, kalkınma, insani yardım, iklim değişikliği ve gıda güvenliği gibi konularda yürütülen çok sayıda çalışmaya da katkı sunduk. Rohingya meselesi, Medeniyetler İttifakı ve Kırım gibi farklı başlıklardaki toplantılarda ülkemizi temsil ettik. Arabuluculuk Dostlar Grubu toplantısında Türkiye’nin ev sahipliğini icra ettik.” değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, ziyaret kapsamındaki tüm temaslarda Türkiye’nin mesajlarının net olarak verildiğinin altını çizerek, “Çatışmalara karşı diyaloğu, krizlere karşı diplomasiyi, bölünmelere karşı işbirliğini savunduk.” diye konuştu.

Uluslararası toplumun ortak sorunlara ortak çözümler üretmesine ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Fidan, Türkiye’nin bölgesel sahiplenme vizyonu çerçevesinde bölgesel meselelerin çözümünün başka yerlerde aranmaması gerektiğine dikkat çekildiğini söyledi.

Fidan, “Birleşmiş Milletler Sistemi’nin reform sürecine desteğimizi de ayrıca dile getirme imkânımız oldu. Geride bıraktığımız hafta Türk dış politikasının çok boyutlu niteliğini ve ülkemizin diplomatik kapasitesini bir kez daha ortaya koydu. Bizim için esas olan, ilkesel tutum ile sonuç odaklı diplomasiyi aynı zamanda bir araya getirebilmektir. Türkiye’nin öncülük ettiği bölgesel girişimlerle krizlerin çözümünde harcadığı yoğun mesai ve yapıcı yaklaşımla katkısı aranan, söyledikleri dikkatle dinlenen bir aktör hâline geldiğini bir kez daha görmekten büyük mutluluk duyduk.” şeklinde konuştu.

İlerleyen dönemde Türkiye’nin ağırlığını çok taraflı platformlarda daha da güçlendirmeye, diplomasinin tüm imkânlarını kullanmaya, farklı aktörler arasında köprüler kurmaya devam edeceğini belirten Fidan, New York’tan bu anlayışla ayrılınacağını vurguladı.

Bu görüşmelerde iki konunun ağırlıklı olarak ele alındığını söyleyen Fidan, “Birincisi, geçen sene burada süreci başlatılan Gazze Barış Planı’nın karşılaştığı zorluklar, sıkıntılar ve İsrail’in bu konudaki kural tanımazlığı. İkincisi ise Körfez’de devam eden gerilim ve bu gerilime ilişkin neler yapılabileceği konusu gündeme geldi.” dedi.

Fidan, Başkan Erdoğan’ın Türkiye’nin bölgesel barış vizyonunu ve buna bağlı olarak İsrail yayılmacılığının ortaya çıkardığı tehdidi, Gazze’deki sorunları, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın aşılmasına ilişkin vizyonlarını ve çözüm önerilerini sunduğunu ifade etti.

İSRAİL’İN ULUSLARARASI YALNIZLAŞMASI GİDEREK ARTIYOR
İsrail’in uluslararası yalnızlaşmasının giderek artan bir duruma geldiğini söyleyen Fidan, şöyle devam etti:

“Tabii ki burada takip edilen ustalıklı diplomasinin büyük rolü var. Burada uluslararası toplumun hislerini uygulanabilir, görülebilir protestolara, tavırlara ve politikalara dönüştürmek gerçekten ciddi bir çaba ve çalışma gerektiriyor, koordinasyon gerektiriyor. Bu konuda diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak, Türkiye olarak ortaklarımızla beraber, müttefiklerimizle beraber yoğun bir çaba içindeyiz. Açıkçası bunun ortaya koyduğu sonuçları da görüyoruz.

Tabii ki amacımız Gazze’deki dramın bir an önce son bulması. Oradaki insani yardım miktarının artması ve Filistinlilerin gelecek kaygısı yaşamaması. Bunu temin etmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Ama İsrail’in yaptığı zulüm ve katliam, yapılan diplomatik çabalar sonucu artık eskisi kadar sonuçsuz kalmıyor. Yaptığı her eylemin karşılığında çok ağır bedeller ödemek zorunda. Bu yalnızlaşma, Uluslararası Adalet Divanı ve Ceza Mahkemeleri dahil olmak üzere, burada tabii ki hukuki yaptırımlarla karşı karşıya gibi, daha önce hiç alışık olmadığı, hiç karşılaşmadığı durumlarla karşılaşıyor.”

Bakan Fidan, bunun Başkan Erdoğan’ın dirayetleri idealinde, Türkiye’nin ortaya koyduğu, müttefikleriyle beraber insan vicdanı merkezli, evrensel değerleri dikkate alan ve prensipli hareket eden ve prensiple hareket ederken de çok fazla kâr-zarar hedefini gözetmeyen politikanın bir sonucu olduğunu dile getirdi.

200’e yakın ulus devletin bu konularda bu türden bir dış politika liderliğine muhtaç durumda olduğunun görüldüğünü söyleyen Fidan, herkesi kuşatan, ortak değerleri gözeten, ayrımcılık yapmayan bir politik duruşa, bir diplomatik girişime ihtiyaç olduğunu ifade etti. Fidan, “Bunun Türkiye tarafından ve müttefikleri tarafından yapılması Filistin meselesinde de çok şükür büyük sonuçlar getiriyor.” dedi.

MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI DIŞİŞLERİ BAKANLARI TOPLANTISI
Bakan Fidan, New York’ta düzenlenen Mekke Savunma İttifakı Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ve kurumsallaşma çalışmalarına ilişkin, ittifak sürecini başından itibaren kesintisiz devam ettirilen çalışmaların bir yenisinin yapılmış olduğunu dile getirdi.

Fidan, kurumsallaşmaya ilişkin genel sekreterliğin önemli bir pozisyon olduğunu, amaçlarının genel sekreterin iki hafta içinde belirlenmesi olduğunu ifade etti.

Pakistan tarafının bir aday teklifinde bulunduğunu belirten Fidan, büyük olasılıkla bu adayın üye ülkeler tarafından kabul edileceğini ve genel sekreterlik görevine başlayacağını söyledi.

SUUDİ ARABİSTAN’I HEDEF ALAN ASKERİ TEHDİT VE GELİŞMELER DEĞERLENDİRİLDİ
Genel sekreterin görevine başlamasına müteakip diğer kadrolara atamaların yapılması konusunda çalışmaların nihayete ereceğini dile getiren Fidan, “Bölgede devam eden, özellikle Suudi Arabistan’ı hedef alan birtakım askeri tehditler ve gelişmeler var. Gerek güneyden Husi, gerek kuzeyden yapılan saldırılar… Bunlara ilişkin durumların ne olduğuna ilişkin genel siyasi değerlendirmelerde bulunduk.” ifadesini kullandı.

Fidan, dün Riyad’da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun da katıldığı bir askeri teknik değerlendirme toplantısı yapıldığını, askeri teknik konular ve siyasi perspektifi uyumlaştırmak adına Bayraktaroğlu ile konuştuğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da bilgilendirdiklerini anlattı.

“SİLAHLI KUVVETLERİMİZ HER TÜRLÜ TEHDİDE CEVAP VEREBİLECEK İMKAN VE KABİLİYETTE”
Başkan Erdoğan’ın ortaya koyduğu genel vizyonun, bir siyasi politik dile ve ardından da uygulanabilir askeri taktik konulara çevrilmesiyle ilgili çalışmaların her kademede devam ettiğini söyleyen Fidan, “Silahlı Kuvvetlerimiz gerçekten çok profesyonel biliyorsunuz. Her türlü tehdide cevap verebilecek imkan ve kabiliyetleri, daha da önemlisi tecrübeleri var. Şu anda bu konudaki çalışmalardan açıkçası memnunuz. İnşallah, daha çatışmasız, barışçıl bir ortamı sağlamada çalışmalarımıza devam edeceğiz.” diye konuştu.

Fidan, dün İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile görüşmesine ve ABD ile İran arasındaki gerilimin son durumuna ilişkin, son olarak İran’ın teklif ettiği bir paket olduğuna işaret ederek, “Bir an önce Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla ilgili şartları nelerdir? Onu bir kez daha İranlı mevkidaşımdan dinleme imkanım oldu. Daha sonra Amerikalıların buna olan ilk tepkileri konusunda da birtakım izlenimler alma imkanımız oldu. Güzel olan şey, çabaların devam ediyor olması. Ama negatif olan husus ise halihazırda bir netice vermemiş olması.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki telefon görüşmesine atıfta bulunan Fidan, “Bizim isteğimiz hiçbir şekilde çatışma ortamına meydan vermeden, savaş tekrar yenilenmeden, bizim diplomatik zeminde çalışmaya devam etmemiz esas olmalı. Burada açıkçası bizim Körfez’deki bu konudan birinci derecede etkilenen, hem ekonomik olarak hem savaş koşulları olarak, diğer müttefiklerimizin, ortaklarımızın da aynı görüşü paylaşıyor olması önemli.” dedi.

NEW YORK’TA EN ÖNEMLİ KONULARDAN BİRİ İRAN’DI
Fidan, İranlı yetkililerle yaptıkları görüşmelerde bunu çok net anlattıklarını belirterek şunları kaydetti: “Burada, yani İran gerçekten zor bir durumda. Yaptırımlar var, savaş tehdidi var, saldırılar var, taarruzlar var. Ama onun dışında İran’ın ortaya koyduğu birtakım tavırlar var. Bunlar daha farklı nasıl yönetilebilir, hepsi, barışı en kısa sürede nasıl getirebiliriz ve savaşın bölgeye yaygınlaşması nasıl önlenebilir… O konularda çok kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk. Sadece İranlı mevkidaşımla değil, diğer arkadaşlarımızla da bir araya geldiğimizde bu konu gerçekten New York’ta geçirdiğimiz bir hafta süresince gündemimizi işgal eden önemli konulardan biriydi.”

Irak’ın Sincar bölgesindeki unsurların silahlarını devlete teslim etmeye başlayacağı yönündeki açıklamasına ve Türkiye ile Irak’ın terörle mücadele ve terör örgütü PKK’nın tasfiye sürecine ilişkin eylem planına dair Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkevi’nde Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi kabul ettiğini ve güzel bir görüşme olduğunu ifade etti.

Fidan, o görüşmede birçok konunun ele alındığını ve görüşülen önemli konulardan birinin de Sincar bölgesindeki unsurların silahlarını devlete teslim etmeye başlayacak olması olduğunu söyledi.

Bakan Fidan, şöyle dedi:

“Büyük bir memnuniyetle görüyoruz ki Irak tarafı bütün silahlı grupları ülkede silahsızlandırmaya ilişkin bir politik hedef koymuş durumda. Bu bizim desteklediğimiz bir vizyon. Bunu yaparken özellikle PKK ve ilintili grupların yönetiminde bulunan, başta Sincar olmak üzere, buradaki unsurların da silahsızlandırılmasını kendisine bir hedef olarak koymuş durumda. Tabii, Türkiye’nin Irak’taki askeri varlığı, biliyorsunuz, daha önce özellikle terörle mücadele merkezli olan varlığı, Başika Üssü özellikle ilk açıldığı zaman terörle mücadele maksatlı Iraklılarla beraber, davet üzerine açılmıştı. Irak’ın ortaya koyduğu terörü ve silahlı grupları sona erdirmeyle ilişkili yol haritası hayata geçtikçe Türkiye de oradaki varlığını kademeli olarak azaltma ve sonlandırmaya yönelik bir, Başika Üssü ile ilgili söylüyorum, tasarruf içinde olacak. Cumhurbaşkanı’mız buna Irak Başbakanı ile konuştuklarında iradelerini belli ettiler. İnşallah, Sincar’da terör grubunun varlığı sona erdikten, kalktıktan sonra biz de birtakım adımları tabii ki atacağız.”

1200x675-deasa-28-ilde-operasyon-83-supheli-yakalandi-1790325069886

Jandarmadan Türkiye genelinde eş zamanlı terör ablukası: 28 ilde düzenlenen DEAŞ operasyonunda 83 şüpheli yakalandı

Jandarmadan Türkiye genelinde eş zamanlı terör ablukası: 28 ilde düzenlenen DEAŞ operasyonunda 83 şüpheli yakalandı

A Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Jandarmadan Türkiye genelinde eş zamanlı terör ablukası: 28 ilde düzenlenen DEAŞ operasyonunda 83 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanlığı, DEAŞ terör örgütüne yönelik 28 ilde düzenlenen operasyonlarda 83 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Şüphelilerin örgüte finans sağladığı ve sosyal medya üzerinden propaganda yaptığı belirlenirken, adreslerde çok sayıda örgütsel doküman ile dijital materyal ele geçirildi.

İçişleri Bakanlığı, DEAŞ terör örgütüne yönelik 28 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 83 şüphelinin yakalandığını duyurdu. Operasyonlarda çok sayıda örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi.

Çalışmalar, Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda il jandarma komutanlıkları tarafından yürütüldü.

28 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON

DEAŞ’a yönelik operasyonların gerçekleştirildiği iller şöyle sıralandı:

Adana Adıyaman Afyonkarahisar Ağrı
Aksaray Amasya Ankara Antalya
Burdur Bursa Çankırı Denizli
Diyarbakır Elazığ Gaziantep Hatay
İstanbul Kayseri Kırşehir Malatya
Mersin Muğla Niğde Osmaniye
Sakarya Samsun Şanlıurfa Tokat

Finans ve propaganda faaliyetleri mercek altında

Yakalanan şüphelilerin DEAŞ terör örgütüne üye oldukları değerlendirildi. Şüphelilerin, örgütle bağlantılı kişiler ve sözde yardım kuruluşları üzerinden DEAŞ’a finans sağladıkları belirlendi.

Soruşturma kapsamındaki şüphelilerin sosyal medya hesapları üzerinden DEAŞ propagandası yaptıkları da belirlendi.

ÇOK SAYIDA DİJİTAL MATERYAL ELE GEÇİRİLDİ

Operasyonlar sırasında şüphelilerin adreslerinde aramalar gerçekleştirildi. Aramalarda çok sayıda örgütsel dokümana ve dijital materyale el konuldu.

İçişleri Bakanlığı, operasyonlarda görev alan jandarma ekipleri, Terörle Mücadele Daire Başkanlığı, Cumhuriyet başsavcılıkları ve çalışmalara katkı sağlayan personeli tebrik etti.

Operasyon bilgisi Açıklama
Operasyon düzenlenen il 28
Yakalanan şüpheli 83
İncelenen faaliyetler Örgüt üyeliği, finans sağlama ve propaganda
Ele geçirilenler Örgütsel dokümanlar ve dijital materyaller
47175-0-1658989888

Cumhurbaşkanlığı’ndan Devlet Üniversitelerine Kadro ve Pozisyon İşlerinde Yeni Usul

2019 yılı Cumhurbaşkanlığı planı yayımlandımask
ABONE OLGoogle News Sayfamız

Cumhurbaşkanlığı, devlet yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyon işlemlerine ilişkin önemli bir düzenlemeye gitti. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından üniversitelere gönderilen resmi yazı ile, idari personel kadro ve pozisyon ihdasları konusunda yeni bir uygulamaya geçileceği bildirildi.

Aracı Onay Süreci Kaldırıldı

Hatırlanacağı üzere, 2024/7 sayılı “Tasarruf Tedbirleri” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında, devlet üniversitelerinin kadro ve pozisyon talepleri öncesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığının uygun görüşü zorunlu hale getirilmişti.

Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan yeniden değerlendirme sonucunda, bu uygulamanın kaldırılmasına karar verildi. Buna göre üniversiteler, kadro ve pozisyon taleplerini doğrudan Cumhurbaşkanlığına iletecek.

2026’dan İtibaren Yeni Usul Geçerli Olacak

Resmi yazıda yer alan bilgilere göre, 2026 yılı itibarıyla devlet yükseköğretim kurumları;

  • İdari personel kadro ve pozisyon ihdaslarını,

  • Kadro ve pozisyon izin taleplerini,

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığından ön izin almaksızın Cumhurbaşkanlığına doğrudan başvurmak suretiyle gerçekleştirecek.

Cumhurbaşkanlığı tarafından uygun bulunan kadro ve pozisyonlara ilişkin bilgiler ise, düzenli aralıklarla Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığına bildirilecek.

Amaç: Objektif Planlama ve Bürokratik Yükün Azaltılması

Düzenlemenin gerekçesi olarak; üniversitelerin teşkilat yapısı, öğrenci ve personel sayıları, fiziki imkânları, hizmet alanları ve kapasiteleri gibi kriterler dikkate alınarak daha objektif ve standart bir değerlendirme yapılmasının hedeflendiği ifade edildi.

Ayrıca, bürokratik süreçlerin azaltılması, kırtasiyeciliğin önlenmesi ve zaman ile kaynak tasarrufunun sağlanması amaçlanıyor.

#
cumhurbaşkanlığı genelgesi, CB kadro düzenlemesi, üniversite idari personel, tasarruf tedbirleri 2024/7, devlet üniversitesi kadro işlemleri, ifade, karar, öğrenci
1200x675-lavrovdan-avrupaya-savas-mesaji-niyetimiz-yok-1790451239428

Lavrov’dan Avrupa’ya savaş mesajı: “Niyetimiz yok”

Lavrov’dan Avrupa’ya savaş mesajı: “Niyetimiz yok”

A Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Lavrov'dan Avrupa'ya savaş mesajı: “Niyetimiz yok”

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, BM 81. Genel Kurulu kapsamında New York’ta gazetecilerle bir araya gelerek Avrupa, ABD, Ukrayna ve Gazze başta olmak üzere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Avrupa ile savaşmak gibi bir niyetlerinin olmadığını söyleyen Lavrov, “Ancak Avrupa bizimle savaşmaya hazırlanıyor ve her gün bunu yeniden teyit ediyor” ifadelerini kullandı. ABD’nin ise Rusya’yı küresel ekonomiden dışlamaya yönelik politika yürüttüğünü savundu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa ile savaş ihtimaline ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Lavrov, Rusya’nın Avrupa ile savaşma niyetinin bulunmadığını belirtti. Avrupa ülkelerinin ise savaşa hazırlandığını savundu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de bizzat Rusya’nın Avrupa’yla savaşmak gibi bir niyeti bulunmadığını dile getirdiğini anımsatan Lavrov, “Avrupa’yla savaşmaya girme niyetimiz yok. Bu tamamen saçmalık. Ancak Avrupa bizimle savaşmaya hazırlanıyor ve her gün bunu yeniden teyit ediyor. Avrupalılar en geç 2030’a kadar savaşa hazır olmaları gerektiğini söylüyor.” ifadelerini kullandı.

Bu tür bir yaklaşımın kendi kendini gerçekleştiren bir “kehanete dönüşebileceğine” işaret eden Lavrov, Avrupa’nın büyük miktarlarda parayı silah üretimine yatırdığını savundu.

Lavrov, “Belli bir noktada, maceralara atılmaya meraklı kişilerden biri çıkıp ‘Bu kadar silah biriktirdik, şimdi bunlarla ne yapacağız?’ diyebilir. ‘Evet, Rusya’ya saldıracağımıza söz vermiştik.’ Böyle bir senaryoda bize saldırırlar. Bizim ise onlara saldırmak gibi bir niyetimiz yok.” dedi.

RUSYA-UKRAYNA MÜZAKERELERİ

Rusya-Ukrayna müzakereleri bağlamında Moskova açısından herhangi bir güven eksikliğinin söz konusu olmadığına dikkati çeken Lavrov, “İstanbul’da ikili müzakerelere, ayrıca ABD’nin de dahil olduğu Abu Dabi’deki üçlü görüşmelere devam ettik. Tüm bu görüşme turları nihayetinde bizim tarafımızdan sona erdirilmedi. Bunları, şimdi Rusya’nın temaslardan kaçındığını ve söyleyecek hiçbir şeyi olmadığını iddia edenler sona erdirdi.” değerlendirmesinde bulundu.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin “Batı’nın tam kontrolü altında” olduğunu savunan Lavrov, “Avrupa’nın Ukrayna krizinin çözümüne yaptığı katkıya baktığımızda, bu kişilerle anlaşmaya varmak tamamen imkansız.” diye konuştu.

ABD İLE İLİŞKİLER

Lavrov, Rusya’nın ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle çeşitli formatlarda düzenli bir diyaloğu bulunduğunu ve bunun esasen normal bir durum olduğunu dile getirdi.

Rusya Dışişleri Bakanı, “(Rusya-ABD arasında) Benim ‘çok dostane’ olarak nitelendireceğim görüşmelere paralel olarak, (ABD) Rusya’yı küresel ekonomiden dışlamak yönünde kararlı bir politika yürütüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ukrayna meselesinin ortadan kaldırılması” gerektiğinin altını çizen Lavrov, bu meselenin Rusya ile ABD arasında karşılıklı faydaya dayalı yeni bir dönemin önünde engel teşkil ettiğini söyledi.

Lavrov, ABD gibi ülkelerle diyaloğu her zaman sürdüreceklerine dikkati çekerek, diğer taraftan ABD’nin Rusya’ya yaptırım uygulamayı sürdürdüğünü ifade etti.

ABD’nin ulusal çıkarlarının oldukça “kendine dönük” olduğunu kaydeden Lavrov, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Açık konuşalım ve böyle ifade edelim. Günümüz dünyasında, ABD gibi bir süper güç için dahi tüm küresel sorunları tek başına ve diğer ülkelerin çıkarları pahasına, kendi lehine olacak şekilde çözmek mümkün değildir. Hayatın ABD’li ortaklarımıza çok kutupluluk çerçevesinde düşünmeye başlamayı ve dünyadaki tek ekonomik, askeri ve genel anlamda tek güç, uluslararası arenadaki tek bağımsız aktör olmadıkları gerçeğini kabul etmeyi öğreteceğinden eminim.”

İRAN İLE MÜZAKERELER

Lavrov, Washington’ın İran tarafından önerilen 7 günlük planı reddetmesinin “bu tür bir davranışın ilk örneği” olmadığını belirtti.

İslamabad Mutabakatı’na değinen Lavrov, mutabakatın en üst düzeyde imzalandığını, adil ve dürüst bir anlaşma olduğunu anımsattı.

Lavrov, İslamabad Mutabakatı’na geri dönülmesi gerektiğini kaydetti.

GAZZE’YE İLİŞKİN BMGK KARARI

Gazze’ye ilişkin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) kabul edilen 2803 sayılı kararın tam olarak uygulanmamasının “haber değeri” bulunmadığını ifade eden Lavrov, “Bir Güvenlik Konseyi kararının uygulanmaması haber değil. Ne yazık ki durum bu ve her defasında uyulmamasının arkasında Batı’nın ilerlettiği kendi gizli gündemi bulunuyor.” diye konuştu.

Lavrov, Rusya ve Çin’in söz konusu karar oylamasında çekimser oy kullandığını anımsatarak, “Bunun çok basit bir nedeni vardı: ABD’li taslak hazırlayıcılarla görüştük ve Filistin konusundaki kararda BM’ye hiçbir şekilde atıfta bulunulmamasının garip göründüğünü söyledik. BM Güvenlik Konseyi’nin, bu kuruluşun onlarca yıldır Filistin meselesiyle ilgilenirken oynadığı role hiçbir şekilde değinmeyen bir metni kabul etmesi bize tuhaf geldi.” ifadelerini kullandı.

S-400’LERİN TRANSFER EDİLMESİ

Türkiye’deki S-400 sistemlerinin başka bir ülkeye transfer edilmesine ilişkin soruları da yanıtlayan Lavrov, “Her türlü teklifi değerlendireceğiz. Şu anda yorum yapmayacağım ancak evet, bunun imkanları var.” dedi.

Transfer için Rusya’nın onayının gerektiğine dikkati çeken Lavrov, “Sistemlerin gönderileceği ülkenin sorumlu hareket etmesi ve Rusya Federasyonu ile dostane ilişkilere sahip olması gerekiyor. Böylece bu sistemlerin o ülkeden başka bir yere gönderilmeyeceğinden emin olabiliriz. Bu kritik önem taşıyor.” diye konuştu.

Avrupalıların dünyanın dört bir yanında Afrika, Asya, Latin Amerika ve Arap dünyasındaki ülkelerden silah satın aldığı ve bu silahların daha sonra başka yerlere aktarılmayacağına dair güvence imzaladığı çok sayıda örnek bulunduğunu anlatan Lavrov, daha sonra bu silahları Ukrayna’ya aktardıklarının görüldüğünü söyledi.

Lavrov, bu tür ihlallerin yaşanmayacağına ilişkin güvence verilmesi gerektiğini kaydetti.

SURİYE’DE YENİ ANAYASA SÜRECİ

Suriye’deki Kürtlerin anayasal haklarına ilişkin Rusya’nın ne tür rol oynayacağına dair bir soruya cevaben Lavrov, “Ne zaman bir tür kriz yaşasalar, örneğin (ABD Başkanı) Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundan çekileceğini açıkladığı bir dönemde olduğu gibi, 25 Ağustos’ta feshedilen Suriye Demokratik Güçleri (SDG) derhal bize başvurarak bu süreçlere dahil olmamız için yardım istedi. Ardından ABD geri döndü ve SDG’nin bize olan ilgisi azaldı.” değerlendirmesinde bulundu.

Lavrov, SDG’nin Suriye hükümetiyle anlaşmayı imzalamayı gönüllü olarak kabul ettiğinin altını çizerek, “(Suriye’de) Kürtçenin yasaklandığına ilişkin herhangi bir şey duymadım. Böyle bir durum söz konusu değil. Bu, gerçekten milliyetçi ve Nazi ideolojilerini uygulayan Ukrayna rejiminin durumu gibi değil.” ifadelerini kullandı.

1200x675-44-ulkeden-714-firari-turkiyeye-getirildi-icisleri-bakani-ciftci-a-habere-acikladi-1790336125159

44 ülkeden 714 firari Türkiye’ye getirildi! İçişleri Bakanı Çiftçi A Haber’e açıkladı

44 ülkeden 714 firari Türkiye’ye getirildi! İçişleri Bakanı Çiftçi A Haber’e açıkladı

A Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
44 ülkeden 714 firari Türkiye'ye getirildi! İçişleri Bakanı Çiftçi A Haber'e açıkladı

Türkiye’nin sınır ötesindeki suç takibinin yılbaşından bu yana bilançosu açıklandı. Kırmızı bültenle ve uluslararası seviyede aranan 714 kişi, 44 ülkede yürütülen Kapan operasyonlarıyla Türkiye’ye getirilirken bu kişilerden 170’inin organize suç örgütü lideri veya üyesi olduğu belirtildi. İçişleri Bakanı Çiftçi A Haber’e yaptığı özel açıklamada, dikkat çeken detaylara yer verdi.

İçişleri Bakanlığı koordinesinde sınır ötesinde yürütülen Kapan operasyonlarıyla yılbaşından bu yana 44 ülkede aranan 714 kişi Türkiye’ye getirildi. Kırmızı bültenle ve uluslararası seviyede aranan kişiler arasında 170 organize suç örgütü lideri ve üyesinin bulunduğu açıklandı.

A Haber Ankara İstihbarat Şefi Arzu Fidanverdi, canlı yayında operasyonların bilançosunu ve firarilerin Türkiye’ye getirilmesi için yürütülen uluslararası temasları aktardı.

SUÇ ÖRGÜTLERİNDEN ZEHİR TACİRLERİNE UZANAN TAKİP

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin suç ve suçluyla mücadelenin Türkiye sınırlarının dışında da sürdürüldüğünü vurguladığını belirten Fidanverdi, şu ifadeleri kullandı:

“İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, suç ve suçluyla mücadelenin sınır ötesinde de tavizsiz bir kararlılıkla sürdüğünü ifade etti. Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana milletimizin huzuruna kasteden zehir tacirlerinden organize suç örgütlerine kadar hiçbir yapıya göz açtırmıyoruz mesajını verdi”

Emniyet birimleri, yurt dışına kaçan ve farklı suçlardan aranan kişilerin yakalanması için uluslararası kuruluşlarla iş birliği yürüttü. Yoğun diplomasi ve güvenlik trafiğinin ardından yüzlerce firari Türkiye’ye getirildi.

44 ÜLKEDEN 714 KİŞİ TÜRKİYE’YE GETİRİLDİ

Yılbaşından bu yana yürütülen operasyonların suç türlerine göre dağılımını açıklayan Fidanverdi, “Asayiş suçlarından 332, kaçakçılık ve organize suçlardan 271, narkotik suçlarından 99, terör suçlarından 12 kişi olmak üzere kırmızı bülten ve uluslararası seviyede aradığımız 44 ülkeden 714 şahsı sınır ötesi Kapan operasyonlarıyla enselerinden tutup getirdik. Bu kişilerin arasında 170’i organize suç örgütü lideri ve üyesidir” ifadelerini kullandı.

Operasyonlarda en yüksek sayıyı 332 kişiyle asayiş suçlarından arananlar oluşturdu. Kaçakçılık ve organize suçlar kapsamında 271, narkotik suçları kapsamında 99, terör suçları kapsamında ise 12 kişi Türkiye’ye getirildi.

SINIR ÖTESİ OPERASYONLARIN BİLANÇOSU

Suç türü Türkiye’ye getirilen kişi sayısı
Asayiş suçları 332
Kaçakçılık ve organize suçlar 271
Narkotik suçları 99
Terör suçları 12
Toplam 714

Operasyonların yürütüldüğü ülke sayısı 44 olarak açıklanırken, Türkiye’ye getirilen kişilerden 170’inin organize suç örgütü lideri veya üyesi olduğu belirtildi.

KARANLIK BAĞLANTILAR FİRARİLERİ KURTARAMADI

Yurt dışına kaçan şüphelilerin karanlık bağlantılara veya farklı ülkelere sığınarak takipten kurtulamayacağı mesajı verildi. Kırmızı bülten süreçleri, uluslararası iş birlikleri ve emniyet birimlerinin sınır ötesindeki çalışmalarıyla firarilerin izleri takip edildi.

İçişleri Bakanı Çiftçi’nin firarilere yönelik mesajını aktaran Fidanverdi, şu ifadeleri kullandı:

“Ülkemizde suç işleyip yurt dışına kaçanlar, karanlık bağlantılarına veya başka ülkelere sığınarak Türk polisinden kurtulabileceklerini asla sanmasınlar. Dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar, hangi karanlığa saklanırlarsa saklansınlar Türk devletinin nefesi enselerindedir. Takip edeceğiz, yakalayacağız ve adalete teslim edeceğiz”

170 ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ VE ÜYESİ GETİRİLDİ

Türkiye’ye getirilen 714 kişi arasında 170 organize suç örgütü lideri ve üyesinin bulunması, operasyonların organize suç yapılanmalarına uzanan boyutunu ortaya koydu.

Sınır ötesi Kapan operasyonlarının; asayiş, kaçakçılık, organize suç, narkotik ve terör dosyaları kapsamında aranan firarilerin yakalanarak Türk yargısına teslim edilmesi amacıyla sürdürüleceği mesajı verildi.