1200x675-bakan-ciftciden-emniyet-mudurlerine-30-gun-talimati-tehlike-okula-gelmeden-tedbir-alacagiz-1790171355736-2

Bakan Çiftçi’den emniyet müdürlerine 30 gün talimatı: Tehlike okula gelmeden tedbir alacağız

Bakan Çiftçi’den emniyet müdürlerine 30 gün talimatı: Tehlike okula gelmeden tedbir alacağız

A Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Bakan Çiftçi’den emniyet müdürlerine 30 gün talimatı: Tehlike okula gelmeden tedbir alacağız

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Manisa’da okul çevresinde meydana gelen silahlı saldırının ardından emniyet müdürlerine önemli talimatlar verdi. Çiftçi, şehirlerin huzur ve risk haritalarının ilk 30 gün içinde çıkarılmasını isteyerek, “Tehlike okulun kapısına gelmeden tedbirimizi alacağız” dedi.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Şehit Demet Sezen Konferans Salonu’nda “Göreve Yeni Atanan Emniyet Müdürleri Toplantısı”na katıldı.

Buradaki konuşmasına Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınında meydana gelen silahlı saldırıda yaralananlara geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Çiftçi, hadisenin bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli adli ve idari süreçler titizlikle yürütüldüğünü vurguladı.

“TEHLİKE OKULUN KAPISINA GELMEDEN TEDBİRİMİZİ ALACAĞIZ”

Emniyet müdürlerine hitabında Bakan Çiftçi, ilk olarak göreve başlanan ilde 30 gün içerisinde şehrin huzur ve risk haritasının çıkarılması ve risk bölgelerinin yakından takip edilmesi, ikinci olarak da çocukları ve gençleri hedef alan yapılara karşı tavizsiz olunması gerektiğini bildirdi.

Çiftçi, şöyle devam etti:

“Üçüncüsü, sokağı ve dijital dünyayı birlikte yöneteceksiniz. Suç artık sadece sokakta işlenmiyor. Sosyal medya, yasa dışı bahis, dijital dolandırıcılık, sanal platformlar ve suç örgütlerinin çevrim içi faaliyetlerini yakından takip edeceksiniz. Siber birimlerimiz, istihbaratımız ve operasyonel birimlerimiz koordineli çalışacak, sokaktaki suçun dijital izini, dijital tehdidin sokaktaki karşılığını takip edeceğiz. Dördüncüsü, mahallede ve sahada olacaksınız. Emniyet müdürümüzü makamında olduğu kadar sokakta, çarşıda, okul çevresinde ve riskli mahallelerde de görmek istiyorum. Vatandaşımızı dinleyecek muhtarlarımızla, okul yöneticilerimizle, esnafımızla ve ailelerimizle sürekli temas halinde olacaksınız. Turgutlu’da yaşanan hadise vesilesiyle özellikle altını çiziyorum, okul güvenliği konusunda çok hassas olacaksınız. Her okulun risk durumunu ayrı ayrı değerlendirecek, okul çevresini, öğrencilerimizin geliş-gidiş güzergahlarını, metruk yapıları, park ve bahçeleri ve şüpheli hareketliliği takip edeceksiniz. Silaha erişim, akran zorbalığı, tehdit ve şiddet eğilimleri ile sosyal medya üzerinden yapılan tehditleri ciddiyetle değerlendirecek, risklerin tespitinde mevzuatın verdiği yetkiler çerçevesinde siber birimlerimizi ve istihbarat imkanlarımızı etkin kullanacaksınız. İl milli eğitim müdürlüklerimizle koordinasyonunuzu güçlendirecek, okul irtibat görevlilerimizin etkinliğini artıracak, gerekli noktalarda devriye faaliyetlerini ve görünür polis varlığını güçlendireceksiniz. Tehlike okulun kapısına gelmeden tedbirimizi alacağız. Hiçbir emniyet müdürümüz bundan sonra okul güvenliğini rutin bir asayiş başlığı olarak görmemelidir. Çocuklarımızın güvenliği, milletimizin geleceğinin güvenliğidir. Beşincisi, mağdurun yanında devletin gücünü ve şefkatini hissettireceksiniz.”

Bakan Çiftçi’den emniyet müdürlerine 30 gün talimatı: Tehlike okula gelmeden tedbir alacağız - 1

Emniyet müdürlerine kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet, çocuklara karşı suçlar ve kayıp vakalarında hiçbir ihmale müsaade edilmemesi gerektiği yönünde seslenen Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Koruma kararlarını yakından takip edecek, tekrar mağduriyetin önüne geçeceksiniz. Karakolumuza gelen her vatandaşımız devletimizin adaletli, ilgili ve çözüm üreten yüzüyle karşılaşacak. Suçlu karşısında devletin kudretini, mağdur karşısında ise devletin merhametini göstereceğiz.

Altıncısı, devletin kudretini hukuk ve adaletle göstereceksiniz. Suçla mücadelede son derece kararlı olacağız ancak bütün gücümüzü hukuktan alacağız. Şartlar ne kadar zor olursa olsun hukuk bizim sınırımız, mevzuat bizim rehberimizdir. Ölçüsüz güce, kötü muameleye, ayrımcılığa, keyfiliğe ve kibre teşkilatımız içerisinde yer vermeyeceksiniz. Devletin kudreti hukuktan, polisin itibarı adaletten doğar. Yetki sorumlulukla, sorumluluk ise adaletle, hukukla ve vicdanla anlam kazanır. Yedincisi, personelinize sahip çıkacaksınız. Personelinizi tanıyacak, sorunlarını bilecek, sahadaki yükünü göreceksiniz. Başarıyı takdir edecek, hatayı zamanında düzeltecek, usulsüzlüğe kimden gelirse gelsin müsaade etmeyeceksiniz. Personelimizin çalışma şartlarını, aile hayatını ve görev kaynaklı yorgunluğunu yakından takip edeceksiniz. Personelinden disiplin isteyen yönetici, önce kendi kararında, dilinde ve davranışında disiplin gösterir.”

Bakan Çiftçi, sekizinci olarak illerde ortak güvenlik aklı ve kesintisiz koordinasyon kurulması gerektiğini şöyle ifade etti:

“Valilerimizin ortaya koyduğu güvenlik politikaları ve verdiği direktifler temel çerçevemizdir. Kaymakamlarımızla yakın istişare içinde çalışacak, emniyet, jandarma, sahil güvenlik, istihbarat, adli makamlar ve diğer kurumlarımız arasındaki bilgi akışını hızlandıracaksınız. Güvenlikte kurumlar arasında boşluk bırakmayacaksınız.

Dokuzuncusu, başarıyı sadece operasyon sayısıyla ölçmeyeceksiniz. Yakalanan suçlu, ele geçirilen uyuşturucu, çökertilen çete ve gerçekleştirilen operasyon elbette önemlidir. Ancak asıl hedefimiz, suçun azalması ve vatandaşımızın kendisini daha güvende hissetmesidir. Bizim başarı karnemizi vatandaşımızın huzuru ve güven duygusu belirleyecektir. Onuncusu, güvenlik iletişimini huzurun ve kamu güveninin bir parçası olarak yöneteceksiniz. Bilgi boşluğunu söylentiye, manipülasyona ve dezenformasyona bırakmayacaksınız. Soruşturmanın gizliliğini ve vatandaşımızın mahremiyetini koruyarak doğru, açık ve teyit edilmiş bilgiyi zamanında paylaşacaksınız. Güvenlik iletişiminin amacı korkuyu büyütmek değil, gerçeği açıklamak ve güveni korumaktır.”

Bakan Çiftçi’den emniyet müdürlerine 30 gün talimatı: Tehlike okula gelmeden tedbir alacağız - 2

Türkiye’nin Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde güvenlik alanında önemli bir mesafe kaydettiğinin altını çizen Çiftçi, sıradaki hedefin Terörsüz Türkiye olduğunu söyledi.

Çiftçi, terörün olmadığı, çetelerin sokaklara hakim olamadığı, uyuşturucu tacirlerinin gençlere ulaşamadığı, organize suç örgütlerinin vatandaşa korku salamadığı şehirler istediklerini, Türkiye Yüzyılı şehirlerinin huzurun hakim olduğu şehirler olacağını ifade etti.

Bakan Çiftçi, Manisa Turgutlu’daki saldırıda yaralanan öğrencilere yeniden geçmiş olsun dileklerini ileterek konuşmasını sonlandırdı.

tuvturk-te-polis-memurunun-hayatini-kaybettigi-olayda-2-tutuklama-1770491373

TÜVTÜRK’te 20 kişinin saldırısı ile vefat eden Polis Memurunun eşi konuştu

TÜVTÜRK'te 20 kişinin saldırısı ile vefat eden Polis Memurunun eşi konuştumask
ABONE OLGoogle News Sayfamız

Polis memuru Melih Okan Keskin’in eşi Emel Keskin, Melih Okan Keskin’in TÜVTÜRK araç muayenesi sırasında yaşanan darp sonrası beyin kanaması geçirerek hayatını kaybetmesine ilişkin yaşananları anlattı.

Emel Keskin’in aktardığına göre olay, muayene sırasında aracın park lambasının yanmadığı iddiasıyla başladı. Keskin, eşinin aracı yeniden çalıştırıp park lambasının yandığını gördüğünü ve durumu bildirmek için içeri döndüğünü söyledi. Ancak içerideki görevlilerin, kamera kaydı gerekçesiyle işlemin yapılamayacağını belirterek eşini geri gönderdiğini ifade etti.

“Yetkiliyle görüşmek istedi, tartışma çıktı”

Keskin, eşinin yetkili bir kişiyle görüşmek istemesi üzerine bir kadın mühendise yönlendirildiğini, bu görüşme sırasında sözlü tartışma yaşandığını belirtti. Tartışmanın büyümesiyle birlikte, iddiaya göre 20–30 kişinin eşinin etrafını sararak darbetmeye başladığını söyledi.

Eşinin çevredeki bazı vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışıldığını ancak bu sırada daha fazla darp edildiğini aktaran Emel Keskin, olayın ardından eşinin 112 Acil’i aramak için dışarı çıktığını, bu esnada bir aracın üzerine sürüldüğünü ve kamera kayıtlarında ayağının ezildiğinin görüldüğünü dile getirdi.

Hastane süreci ve acı veda

Olay sonrası hastaneye giden Emel Keskin, doktorların kendisine eşinin beyninde kanama ve 7 milimetrelik kayma olduğunu, acil ve riskli bir ameliyat gerektiğini söylediklerini aktardı. Ameliyatın ardından felç dahil her ihtimalin konuşulduğunu belirten Keskin, yaşadığı anları şu sözlerle anlattı:

“Ameliyata girerken elimi tuttu, ‘Seni seviyorum, kendine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Elimi öpe öpe ameliyata girdi.”

Melih Okan Keskin, geçirdiği ağır beyin kanaması sonrası yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Soruşturma sürüyor

Olayla ilgili adli soruşturmanın devam ettiği, kamera kayıtları ve tanık ifadelerinin incelendiği öğrenildi. Yetkililerin, saldırıya karıştığı iddia edilen kişilerle ilgili işlemleri sürdürdüğü bildirildi.

#
araç muayenesinde şiddet, Emel Keskin açıklama, TÜVTÜRK darp iddiası, polis memuru hayatını kaybetti, Melih Okan Keskin, soruşturma, ifade
1200x675-1790161850005-2

Ben Gvir’den skandal seçim vaadi! Gazzelileri sürme planını açıkladı

Ben Gvir’den skandal seçim vaadi! Gazzelileri sürme planını açıkladı

A Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Ben Gvir’den skandal seçim vaadi! Gazzelileri sürme planını açıkladı

İsrail’de 27 Ekim seçimleri öncesi hükümet programını açıklayan aşırı sağcı Itamar Ben Gvir, Savunma Bakanlığını şart koşarken dikkat çeken vaatlerini de sıraladı. Ben Gvir programında Gazzelileri sürme planını seçim vaadi olarak ilan etti.

The Times of Israel’in haberine göre, 27 Ekim seçimleri öncesinde Kudüs’te düzenlediği basın toplantısıyla partisinin hükümet programını kamuoyuna duyuran Ben Gvir, kendisi için Savunma Bakanlığını, partinin iki numaralı ismi Tally Gotliv için ise Adalet Bakanlığını şart koştu.

ETNİK TEMİZLİK VAADİ

Ben Gvir’in seçim vaatleri arasında Filistinlileri Gazze Şeridi ve Batı Şeria’yı terk etmeye “teşvik etme” adı altında etnik temizliğe tabi tutma, başsavcıyı derhal görevden alma, ordu üzerindeki hukuki kısıtlamaları gevşetme ve yargı bağımsızlığını kökten zayıflatma planları yer aldı.

Ben Gvir’den skandal seçim vaadi! Gazzelileri sürme planını açıkladı - 1

FİLİSTİNLİLERİ SÜRGÜN ETMENİN PEŞİNDE

Habere göre, Ben Gvir askeri güç kullanımındaki kısıtlamaların kaldırılması ve Filistinlilerin sürgün edilmesi yönündeki hedeflerini hayata geçirmeyi amaçlarken, bu ayın başlarında Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Likud partisinden istifa ederek Yahudi Gücü’ne katılan Gotliv ise yürütmenin üzerindeki en önemli denetim mekanizmaları sayılan yüksek yargıyı ve başsavcılığı zayıflatmayı hedefliyor.

Ben Gvir’in güvenlik doktrini, Filistinlilerin sözde “gönüllü göçünün” teşvik edilmesini, Filistin yönetiminin tamamen silahsızlandırılmasını ve İsrail ordusunun, akademisyen Asa Kasher tarafından hazırlanan ve Yahudi Gücü partisi tarafından “askerin elini kolunu bağlayan aşırı liberal kurallar” olarak nitelendirilen mevcut çatışma ve “ahlak” ilkelerinin değiştirilmesini kapsıyor.

Ben Gvir’den skandal seçim vaadi! Gazzelileri sürme planını açıkladı - 2

NE OLMUŞTU?

Gençlik yıllarında aşırı sağcı ve ırkçı hareketlere katıldığı gerekçesiyle askerlik yapmaya elverişsiz bulunan ve orduda hiç görev almayan Ben Gvir, ay başında yaptığı açıklamada, “gönüllü göç” kılıfıyla “etnik temizlik” planını duyurmuştu.

İsrail basını, Ben-Gvir’in “Bağı koparma 710” adını taşıyan planı kapsamında 2 milyon 200 bin kişinin yaşadığı Gazze’den ilk yıl 250 bin Filistinlinin, 3 yıl içinde 1,11 milyon kişinin ve 7 yılın sonunda 1 milyon 860 bin civarında kişinin zorla göç ettirilmesinin hedeflendiğini bildirmişti.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da Filistinlilerin Gazze’den sürgün planının iptal edilmediğini, hala görüşüldüğünü ancak şu anda dondurulduğunu kaydetmişti. Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Katz’ın Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarını şiddetle kınamıştı.

1200x675-siber-suc-operasyonlarinda-826-supheli-yakalandi-1790158504211-2

Siber suç operasyonlarında 826 şüpheli yakalandı

Haberler Gündem Haberleri Siber suç operasyonlarında 826 şüpheli yakalandı Siber suç operasyonlarında 826 şüpheli yakalandıGiriş Tarihi:23 Eylül 2026 13:37Son Güncelleme:23 Eylül 2026 16:53 ahaber.com.tr Haber Merkezi PAYLAŞABONE OLYAZIA Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında 36 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 826 şüpheliden 444’ünün tutuklandığını, 254’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığını duyurdu.İçişleri Bakanlığı, Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 5 günde 36 ilde operasyonlar düzenlendiğini açıkladı. Yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi, nitelikli dolandırıcılık ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik operasyonlarda 826 şüpheli yakalandı.Bakanlığın açıklamasına göre, yakalanan şüphelilerden 444’ü tutuklandı, 254’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin ise devam ettiği belirtildi.Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinasyonunda; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yürütülen çalışmalar sonucunda gerçekleştirilen operasyonlarda şüphelilerin,- Yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları,- Yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri,- Yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları,- Vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları,- Müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, Sosyal medya platformları üzerinden vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi.İçişleri Bakanlığı açıklamasında, güvenlik güçlerinin siber suçlarla mücadelesinin ülke genelinde sürdürüldüğü belirtildi. Açıklamada ayrıca operasyonlarda görev alan polisler, ilgili kurumlar, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve emeği geçenler tebrik edildi.

WhatsAppTwitlePaylaşPaylaş–+ABONE OLVan İl Milli Eğitim Müdürlüğü, okullarda istihdam edilmek üzere 1.200 personel alımı yapılacağını açıkladı. Alımlar, İŞKUR koordinasyonunda yürütülen İş Gücü Uyumu Programı (İUP) kapsamında gerçekleştirilecek.Başvurular İŞKUR Üzerinden AlınacakYapılan duyuruya göre adaylar, başvurularını 9–13 Şubat 2026 tarihleri arasında İŞKUR sistemi üzerinden yapabilecek. Başvuruların tamamlanmasının ardından hak sahipleri noter huzurunda yapılacak kura ile belirlenecek.Kura sonucunda ismi çıkan adaylar, 2 Mart 2026 tarihinde görevlerine başlayacak. Programın 30 Kasım 2026 tarihine kadar devam etmesi planlanıyor.Günlük Ödeme ve Maliyet Detayları Açıklandıİş Gücü Uyumu Programı kapsamında çalışacak personelin 2026 yılına ait mali koşulları da netleşti. Yönetmelik çerçevesinde belirlenen tutarlar şöyle:Günlük cep harçlığı: 1.375 TLGünlük sigorta prim maliyeti: 75,625 TLToplam günlük maliyet: 1.450,625 TLKatılımcılara, çalıştıkları her gün için net 1.375 TL ödeme yapılacak. Sigorta primleri ise program bütçesi kapsamında karşılanacak. Başvuru Şartları Neler?Programa katılmak isteyen adayların aşağıdaki şartları taşıması gerekiyor:18 yaşını doldurmuş olmakProgram kapsamında istenen belgeleri eksiksiz sunmakBelirlenen kontenjanlar dahilinde özel durum şartlarını (yeşil kart vb.) karşılamak#
Van MEM iş ilanı, 1200 personel alımı, İUP personel alımı, Van personel alımı, İŞKUR okul alımı, başvuru

1200x675-netanyahunun-new-york-yolculugunda-rota-bilmecesi-1790227788870-2

Netanyahu’nun New York yolculuğunda rota bilmecesi! Hangi güzergahtan gidip nereye ineceğini şaşırdı

Netanyahu’nun New York yolculuğunda rota bilmecesi! Hangi güzergahtan gidip nereye ineceğini şaşırdı

A Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Netanyahu'nun New York yolculuğunda rota bilmecesi! Hangi güzergahtan gidip nereye ineceğini şaşırdı

Gazze Şeridi’nde soykırım ve savaş suçları işlediği gerekçesiyle hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından tutuklama emri bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, BM Genel Kurulu’nda konuşmak üzere New York’a hareket etti. Netanyahu’nun uçağının hangi hava sahalarını kullanacağı ise dikkat çekiyor. Kanada, uçağın kendi hava sahasından geçip geçmeyeceğini araştırırken İsrail basını Netanyahu’nun geçmişte UCM kararı nedeniyle alışılmadık rotalara yöneldiğini yazmıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılmak üzere ABD’ye gerçekleştirdiği ziyaret, daha New York’a ulaşmadan güzergâh bilmecesine dönüştü.

Netanyahu’nun resmi uçağı Wing of Zion, 24 Eylül’de İsrail’den New York’a hareket etti. The Times of Israel, uçağın güvenlik gerekçesiyle İsrail’in güneyindeki bir hava üssünden kalktığını bildirdi.

Ancak Netanyahu’nun New York’a ulaşmak için hangi rotayı kullanacağı, hangi hava sahalarından geçeceği ve uçağın nerede konuşlandırılacağı konusunda dikkat çeken gelişmeler yaşandı.

JFK YERİNE NEWARK’A KAÇIŞ

İsrail basınında yer alan haberlere göre Netanyahu’nun uçağının alışılmış New York JFK Havalimanı yerine New Jersey’deki Newark Liberty Havalimanı’na veya New Jersey’deki bir askeri havaalanına indirilmesi planlandı.

Yedioth Ahronoth’un aktardığına göre değişikliğin arkasında, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin Netanyahu’ya yönelik açıklamaları ve uçağın JFK’de bekletilmesiyle ilgili güvenlik ve koordinasyon endişeleri bulunuyor.

İsrail basınındaki haberlere göre Netanyahu’nun ziyaretinin de birkaç saatle sınırlandırılması, New York’ta gecelememesi ve BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının ardından doğrudan İsrail’e dönmesi planlandı. Teksas’ta Elon Musk ile yapılması planlanan görüşme de iptal edildi.

Böylece Netanyahu’nun ABD ziyareti, diplomatik temaslarla dolu uzun bir programdan BM kürsüsünde yapılacak konuşma ve ardından ülkeden ayrılmaya dönüştü.

Netanyahu ve eşi Sara, ABD'ye uçmadan önce Ben Gurion havaalanında. (Arşiv)Netanyahu ve eşi Sara, ABD’ye uçmadan önce Ben Gurion havaalanında. (Arşiv)

KANADA HAVA SAHASI BİLE SORU İŞARETİ

Güzergâhtaki belirsizliğin boyutunu gösteren bir başka gelişme ise Kanada’dan geldi.

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, Netanyahu’nun uçağının Kanada hava sahasından geçip geçmeyeceğini öğrenmek için bakanlığından bilgi istediğini açıkladı.

Anand, New York’taki BM Genel Merkezi önünde yaptığı açıklamada, söz konusu uçuş hakkında daha önce kendisinde bulunmayan bilgileri talep ettiğini söyledi.

Kanada Başbakanı Mark Carney ise daha önce Netanyahu’nun ülkeye girmesi halinde UCM’nin tutuklama emri doğrultusunda gözaltına alınacağını söylemişti. Kanada’ya ait hava sahasından geçişler için de yabancı devlet uçaklarının önceden diplomatik izin alması gerekiyor.

Bu nedenle Netanyahu’nun New York yolculuğunda Kanada üzerinden geçip geçmeyeceği dahi ayrı bir diplomatik ve hukuki başlık haline geldi.

UCM KARARI NETANYAHU’NUN ROTASINI DAHA ÖNCE DE DEĞİŞTİRMİŞTİ

Bu durum Netanyahu açısından ilk kez yaşanmıyor.

İsrail basını, Netanyahu’nun 2025’teki New York yolculuğunda Wing of Zion uçağının Avrupa üzerinden ilerleyen normal güzergâh yerine Akdeniz’in güneyinden geçen çok daha uzun bir rota kullandığını ortaya çıkarmıştı.

Israel Hayom ve The Times of Israel, uçuş takip verilerine göre uçağın yalnızca Yunanistan ve İtalya hava sahalarını kullanarak Akdeniz üzerinden Cebelitarık Boğazı’na yöneldiğini ve Atlantik üzerinden ABD’ye ilerlediğini bildirmişti. Bu rota uçuşu yaklaşık 600 kilometre uzatmıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun rotasını gösteren temsili görsel (Arşiv)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun rotasını gösteren temsili görsel (Arşiv)

İsrail basını, resmi bir gerekçe açıklanmamasına rağmen bu tercihin UCM’nin Netanyahu hakkındaki tutuklama emri nedeniyle Avrupa ülkelerinin hava sahalarından kaçınma kaygısıyla bağlantılı olabileceğini yazmıştı. The Times of Israel, Fransa’nın Netanyahu’nun uçağına hava sahasını kullanması için izin verdiğini ancak uçağın bu izni kullanmadığını da aktarmıştı.

Yani mesele “hiçbir ülke hava sahasını açmıyor” kadar basit değil. Ancak UCM kararının Netanyahu’nun uluslararası seyahatlerinde güzergâh hesaplarını ciddi biçimde etkilediği yönündeki haberler uzun süredir gündemde.

UCM’NİN TUTUKLAMA EMRİ GÖLGESİNDE NEW YORK’A GİDİYOR

UCM, Kasım 2024’te Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze’deki savaş kapsamında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara ilişkin suçlamalar nedeniyle tutuklama emri çıkarmıştı.

Mahkeme, Netanyahu bakımından suçlara ilişkin cezai sorumluluk bulunduğuna inanmak için makul gerekçeler olduğunu belirtmişti. İsrail ise suçlamaları reddediyor ve UCM’nin yargı yetkisine itiraz ediyor.

Bu hukuki süreç, Netanyahu’nun uluslararası seyahatlerini de siyasi tartışmanın merkezine taşıdı.

NEW YORK’TA DA NETANYAHU ALARMI

Netanyahu’nun rotası kadar New York’taki programı da tartışmalı.

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Netanyahu’nun UCM tarafından çıkarılan tutuklama emrinin uygulanması gerektiğini savundu. Mamdani aynı zamanda Netanyahu’yu savaş suçları ve Gazze’deki İsrail politikaları nedeniyle sert biçimde eleştirdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD-İran anlaşmasının ardından işgal altındaki Kudüs'te basın toplantısı düzenledi. 15 Haziran 2026 (REUTERS/Ronen Zvulun/Pool/Dosya Fotoğrafı)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD-İran anlaşmasının ardından işgal altındaki Kudüs’te basın toplantısı düzenledi. 15 Haziran 2026 (REUTERS/Ronen Zvulun/Pool/Dosya Fotoğrafı)

Ancak önemli bir hukuki ayrıntı var: Mamdani, New York Belediye Başkanı olarak UCM’nin tutuklama emrini tek başına uygulama yetkisine sahip olmadığını kabul etti.

Buna rağmen Mamdani’nin açıklamaları Netanyahu’nun New York ziyaretinin güvenlik boyutunu daha da tartışmalı hale getirdi.

İsrail basını, Netanyahu’nun ziyaretinin protestolar nedeniyle kısaltıldığını ve New York’ta gecelememe kararının güvenlik endişeleriyle bağlantılı olduğunu bildirdi.

NETANYAHU’NUN NEW YORK MACERASI BİRKAÇ SAATE SIKIŞTI

Tüm bu gelişmelerin ardından Netanyahu’nun ABD programı oldukça daraldı.

İsrail basınındaki haberlere göre Netanyahu’nun perşembe günü New York’a ulaşması, BM Genel Kurulu’nda konuşması ve aynı gün İsrail’e dönmesi planlanıyor.

Trump ile görüşme de programda yer almıyor. Teksas’ta Elon Musk ile yapılması planlanan görüşmenin iptal edilmesi ve New York’taki konaklamanın kaldırılmasıyla Netanyahu’nun ABD ziyareti neredeyse tamamen BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasına indirgenmiş durumda.

Netanyahu ise BM kürsüsünde İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını savunacağını ve kendisine yönelik eleştirilere yanıt vereceğini açıkladı. Reuters’ın aktardığına göre Netanyahu, Mamdani’ye yönelik eleştirilerini de BM konuşmasında gündeme getirmeyi planlıyor.

1200x675-sanliurfa-merkezli-4-ilde-yasa-disi-bahis-operasyonu-37supheli-yakalandi-1790167937362-2

Şanlıurfa merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 3,9 milyar TL’lik işlem hacmi ortaya çıktı

Şanlıurfa merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 3,9 milyar TL’lik işlem hacmi ortaya çıktı

A Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Şanlıurfa merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 3,9 milyar TL'lik işlem hacmi ortaya çıktı

Şanlıurfa merkezli 4 ilde yasa dışı bahis operasyonu düzenlendi. Şanlıurfa, Antalya, Balıkesir ve Hatay’daki operasyonlarda 37 şüpheli yakalandı. MASAK incelemesinde şüphelilerin banka hesaplarında 3 milyar 915 milyon TL işlem hacmi tespit edildi. Operasyonda yaklaşık 11 milyon 750 bin TL değerinde 8 araç ve 3 taşınmaza el koyma tedbiri uygulanırken, çok sayıda dijital materyal ve silah da ele geçirildi.

İçişleri Bakanlığı, Şanlıurfa merkezli 4 ilde yasa dışı bahse yönelik düzenlenen operasyonun detaylarını açıkladı.

Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı ve MASAK koordinesinde, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyonlar; Şanlıurfa’nın yanı sıra Antalya, Balıkesir ve Hatay’da gerçekleştirildi.

37 ŞÜPHELİ YAKALANDI

Operasyonlarda şüphelilerin internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları, yasa dışı bahisten elde edilen paranın nakline aracılık ettikleri ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini akladıkları tespit edildi.

Çalışmalar kapsamında 37 şüpheli yakalandı.

HESAPLARDA 3 MİLYAR 915 MİLYON TL’LİK HAREKET

MASAK tarafından yapılan incelemelerde, şüphelilerin banka hesaplarında 3 milyar 915 milyon TL işlem hacmi bulunduğu belirlendi.

Operasyon kapsamında şüphelilerin banka hesaplarına yönelik de işlem yapıldı. Ayrıca yaklaşık 11 milyon 750 bin TL değerindeki 8 araç ve 3 taşınmaza el koyma tedbiri uygulandı.

Şanlıurfa merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 3,9 milyar TL'lik işlem hacmi ortaya çıktı - 1

SİLAHLAR VE YÜKLÜ MİKTARDA NAKİT PARA ELE GEÇİRİLDİ

Aramalarda çok sayıda dijital materyalin yanı sıra 2 kuru sıkı tabanca, 1 av tüfeği, 2 şarjör ve 10 kartuş ele geçirildi.

Operasyonda ayrıca 339 bin 455 TL nakit para bulundu.

İçişleri Bakanlığı açıklamasında, operasyona katkı sağlayan Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı, MASAK ve emeği geçenlere teşekkür edildi.

WhatsAppTwitlePaylaşPaylaş–+ABONE OLYargıtay 9. Hukuk Dairesi, kurum ve kuruluşlarda görev yapan merkezi denetim elemanlarının sendika üyesi ya da sendika kurucusu olamayacağına hükmetti. Kararda, belediye müfettişlerinin de merkezi denetim elemanı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.Uyuşmazlığın konusu neydi?Dava, Kartal Belediye Başkanlığı ve Buca Belediye Başkanlığı bünyesinde görev yapan bazı kamu görevlilerinin sendika üyeliklerinin, sendika üye sayılarının tespiti açısından dikkate alınıp alınamayacağına ilişkin açıldı. Davacı sendika, belediyede görev yapan 4 müfettişin üye sayısına dahil edilmesi gerektiğini savundu.İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, belediye müfettişlerinin doğrudan belediye başkanına bağlı çalıştıkları gerekçesiyle merkezi denetim elemanı sayılmayacakları yönünde karar verdi.Yargıtay: Belediye müfettişi merkezi denetim elemanıdırDosyayı inceleyen Yargıtay, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 15. maddesine dikkat çekti. Kanunun ilgili hükmünde, merkezi denetim elemanlarının sendika üyesi ve kurucusu olamayacağı açıkça düzenleniyor.Yargıtay, Kartal Belediyesi Teftiş Kurulu Müdürlüğü Yönetmeliği ile birlikte yapılan değerlendirmede, belediye müfettişlerinin görev ve yetkileri itibarıyla merkezi denetim elemanı sayılması gerektiğini belirtti. Bu nedenle söz konusu müfettişlerin sendika üyesi olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar verildi.Alt mahkeme kararları bozulduYargıtay 9. Hukuk Dairesi;Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırdı,İlk derece mahkemesi kararını bozdu,Dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetti.Karar bilgileriEsas No: 2025/6069Karar No: 2025/7705Karar Tarihi: 13.10.2025Bu karar, özellikle belediye müfettişleri ve denetim yetkisi bulunan kamu görevlilerinin sendikal hakları açısından emsal nitelik taşıyor.#
merkezi denetim elemanı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Yargıtay sendika kararı, 4688 sayılı Kanun, belediye müfettişi sendika, KAMU, karar, 2025