1200x675-1767504697364

Terörsüz Türkiye’ye ilmi katkı! Mütefekkir Sadık Albayrak ‘Son Devir Osmalı Uleması’nda belgeledi

Mütefekkir, Gazeteci ve Yazar Sadık Sadık Albayrak’ın “Son Devir Osmanlı Uleması” isimli eseri hem geçmişimizin kültür hazinesine hem de günümüzdeki toplumsal sorunlara tarihi ışık tutuyor.

Sabah Gazetesi yazarı Bercan Tutar, Sadık Albayrak’ın Son Devir Osmanlı Uleması serisiyle ilgili bir yazıyı köşesine taşıdı.

Gazeteci, yazar, mütefekkir Sadık Albayrak (Foto: ahaber.com.tr arşiv)Gazeteci, yazar, mütefekkir Sadık Albayrak (Foto: ahaber.com.tr arşiv)

İşte Tutar’ın “Fırtınalı zamanlarda topluma yön veren hafıza” başlıklı yazısından detaylar:

Kimse ‘tarih tekerrür etmez’ demesin. Eder. 2026’ya girdik. Ama devran dönüyor. Çünkü dünya devran devrandır. Bundan yaklaşık yüz yıl önce sahnede olan ne varsa bugün yine karşımızda. Zaman makinesine girmiş gibiyiz. Almanlar’ın ‘zeiten wenden’ dediği ‘değişen zamanlar’da yaşıyoruz. Ülkemiz, bölgemiz ve dünya hızla dönüşüyor. Batılı statüko çözülüyor. Batı imgesinin taşıyıcı kolonu konumundaki ‘Pax Americana/ Amerikan hegemonyası’ tarihe karışıyor. İnsanlık çok kutuplu bir dünya düzenine doğru ilerliyor. Yeni Türkiye, jeo-stratejik açıdan bariz bir şekilde içinde yer aldığımız küresel ve bölgesel değişime en çok etki eden aktörlerden biri konumunda. Zira hem farklı kutuplar ve kıtaların merkezinde yer alıyor hem de ayrı bir burç olarak yükseliyor.
Türkiye’nin Garp ile Şark arasında Mavi Vatan olarak ilan ettiği ‘Mare Nostrum’da yani Akdeniz’de hegemonyasını yeniden tesis etme hamlesi bölgesel ve küresel dengeleri sarsıyor. Afrika, Asya ve Avrupa gibi farklı coğrafyalarda attığımız ezber bozan adımlar ülkemizi yenidünya düzeninin en etkili güç odaklarından birine dönüştürmüş durumda.
Şimdi yapılması gereken bu yeni düzenin nasıl kurulacağı ve nereye evrileceği üzerine düşünmektir. Kuşku yok ki kırılgan ve bir o kadar da agresif hassasiyetlerin yoğunlaştığı bir dönemden geçiyoruz.

Gazeteci, yazar, mütefekkir Sadık Albayrak (Foto: ahaber.com.tr arşiv)Gazeteci, yazar, mütefekkir Sadık Albayrak (Foto: ahaber.com.tr arşiv)

İşte bu tür kritik süreçlerde en büyük sorun yön tayinidir. Rotamızın belirlenmesinde en belirleyici aktörler ise siyasi iradenin aldığı kararların toplumsallaşmasında hayati rol oynayan fikri ve kültürel dünyamızın mimarlarıdır.
Bu bağlamda Sadık Albayrak yazdığı 40’ı aşan eserle düşünce dünyamızı şekillendiren ve ‘fırtınalı zamanlar’da yönümüzü tayin etmemize kılavuzluk eden öncü münevverlerin başında geliyor. Nitekim yazdığı belgeli her eserle ‘görkemli tarihimizin geri dönüşü’nü müjdeledi. Zihinlerdeki ideolojik mayınları birer birer etkisiz hale getirdi.
Geçen yüzyılın kütüphanelerini bir kez daha okumamızı sağladı. Loş raflarda kaderine terk edilen cihanşümul uygarlığımızın hazinelerini bin bir zahmetle yeniden gün ışığına çıkardı. Böylece çoğunun ‘bulut depoları’nda unutulmasının veya yangınlarda küle dönüşmesinin önüne geçti.

ÜÇ MESELE ÜZERİNDE TEFEKKÜR

Sayın Albayrak’ın bu destansı emeğinin hakkını ancak iki şekilde ödeyebiliriz. İlki İslam dünyasının ‘çelik çekirdeği’ni temsil eden tarihsel Türkiye’ye odaklanarak.
İkincisi de köklerimizden hareketle istikbaldeki büyük Türkiye’ye doğru yürüyerek. Çünkü Sayın Albayrak bütün eserlerinde okuyucusunu mütefekkir ve âlim hüviyetiyle hep şu üç mesele üzerinde tefekkür etmeye teşvik ediyor.
Birincisi Türkiye’nin Batı ile ilişkisi üzerine… İkincisi İslam dünyası ve Müslüman halklarıyla ilişkisi üzerine… Üçüncüsü kapitalizmin ve liberal yaşam tarzının bugünkü sureti ile kurduğu ilişki üzerine… Bu üç unsurun birbiriyle iç içe geçtiğini görmemek mümkün değil. Yani Türkiye kendini yeniden bulmak istiyorsa Batı’dan ve Batılı serbest piyasa uygarlığından yüz çevirip kendi değerler sistemiyle dünyaya bakmalıdır. Ve kendi dünyasını inşa etmelidir.

Gazeteci, yazar, mütefekkir Sadık Albayrak (Foto: ahaber.com.tr arşiv)Gazeteci, yazar, mütefekkir Sadık Albayrak (Foto: ahaber.com.tr arşiv)

Bunun yolu da Atina, Brüksel, Paris, Washington, Pekin, Moskova ve Roma’ya karşı İstanbul, Kudüs, Bağdat, Şam, Mogadişu, Bosna Hersek, Bağdat, Musul, Halep, Beyrut, Bakü, Priştine, Erbil, Kerkük, Bişkek, Kabil ve Semerkand’ı öne çıkarmaktan geçiyor.
Bu bağlamda devletten medeniyete doğru yürüyen Yeni Türkiye’nin en büyük refiki adalet, bilgi ve hikmetle beslenen Osmanlı’nın evrensel asabiyesi ve kozmolojisi olacaktır. Unutmayalım ki narsizm, yalan, kibir ve rehavetle kimse istediği gayeye ulaşamaz. Atomize topluluklara dönüşerek değil ancak özümüze dönerek birlik ve beraberlikle hedeflerimizi gerçekleştirebiliriz.

Gazeteci, yazar, mütefekkir Sadık Albayrak'ın ʺSon Devir Osmanlı Ulemasıʺ isimli eseriGazeteci, yazar, mütefekkir Sadık Albayrak’ın ʺSon Devir Osmanlı Ulemasıʺ isimli eseri

ANADOLU’DAKİ ‘SESSİZ DEVRİM’İN FİKRİ MİMARLARINDAN

Ülkemizin imparatorluk reflekslerinin harekete geçmesinde Sayın Sadık Albayrak’ın ilmi ve fikri eserlerinin payı çok büyük. Bu yönüyle Sayın Albayrak hem 2002’de AK Parti’nin iktidara geldiği Anadolu’daki ‘Sessiz Devrim’in kültürel ve fikri altyapısının mimarlarından hem de Türkiye’nin yeni hedeflerine ulaşması için en ön cephede savaşan akıncılardan biridir. Çünkü eserlerinde fikri ve kültürel temellerini attığı Yeni Türkiye artık siyaseten de ayağa kalkıyor. Eskilerin deyişiyle ‘mükevvenat’ yani oluş tevhid ile terkibat, birleşme ve bir araya gelmeyle başlar. Dolayısıyla her farklılık bir engel değil bizi birliğe ve menzile ulaştıran birer vesiledir. Geçmişin zenginliğinin yeniden yeşermesi tıpkı fikir, sanat ve edebiyat ekollerinde görüldüğü üzere onu keşfeden, şerh eden, tanıtan ve günümüz nesillerine aktaran Sayın Albayrak gibi âlim ve mütefekkir münevverler eliyle mümkün olabiliyor.
Ömrünü âlemşümul geleneğimizin tekâmülüne adayan Sayın Albayrak bize günümüzün sorunlarını çözebilecek her tür mayayı Osmanlı’nın hamurundan rahatlıkla elde edebileceğimizi gösteriyor. Zira eserlerinde Millet-i Osmaniye’yi teşkil eden bütün unsurları görüyoruz. Bu yönüyle Son Devir Osmanlı Uleması, imparatorluğun evrensel kozmolojisini yani kesretteki tevhidi resmeden bir tablo niteliğinde.

Gazeteci, yazar, mütefekkir Sadık Albayrak (Foto: ahaber.com.tr arşiv)Gazeteci, yazar, mütefekkir Sadık Albayrak

TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNE TARİHİ ESERLERLE DESTEK

İşte tam da burada Sayın Albayrak’ın eserleri gönül ve zihin coğrafyamızı yeniden inşa etmemizde hayati bir rol oynuyor. Milletimizin ve ülkemizin Terörsüz Türkiye ve Türkiye Yüzyılı projeleriyle tanımlanan hedeflerine ulaşmasında en stratejik ve tarihi eserlerden biri de Sayın Albayrak’ın 1980-81’de yayımladığı Son Devir Osmanlı Uleması/İlmiye Ricâlinin Terâcim-i Ahvâli adlı dokuz ciltlik abidevi külliyattır.
Mart 2024’te Medrese Yayınları tarafından yeniden basılan külliyat üç kıtadaki Osmanlı’nın son dönem âlimlerinin hayatlarına, eserlerine, ilmi, fikri, kültürel ve siyasi çalışmalarına ışık tutuyor. Hopalı Mustafa Efendi’den Trablusşamlı Mustafa Abdülkerim Efendi’ye Çemişgezekli Mustafa Hazmi Efendi’den Nabluslu Şeyh Ed-Dari Efendi’ye, Gümülcineli Osman Nuri Efendi’den Bağdatlı Ömer Hüsameddin Efendi’ye Şamlı Ragıp Efendi’den Bosnalı Salih Efendi’ye, Pirlepeli Salih Efendi’den Cebel-i Lübnanlı Yusuf El Hatip Efendi’ye, Erbilli Sıbgatullah Efendi’den Kafkasyalı Zekeriya Efendi’ye ve Mardinli Yusuf Sıdkı Efendi’den Prizrenli Zeynelabidin Efendi’ye kadar binlerce müderris ve âlim Osmanlı’nın üç kıtaya yayılmış coğrafyasında adeta resmigeçit yapıyor.
Bu göz kamaştıran zenginlik, renklilik ve derinlik insanı mest ediyor. Mardinli bir müderris bakıyorsunuz Kuzey Afrika’ya gidiyor.
Balkanlardan Kafkasya’ya Filistin’den Edirne’ye Şam’dan Priştine’ye akan âlimler inanılmaz bir hareketlilik sergiliyor. Hem eğitim hem de görev için.
Kişi gayri ihtiyari kıyas yapıyor. Koca bir imparatorluktan Anadolu parantezine hapsedilmek ister istemez insana şairin “çoğalmak neyse ne azalmak zor” mısraını tekrarlatıyor.
Fakat olumlu tarafından bakınca ‘Son Devir Osmanlı Uleması’ külliyatındaki her cildin ‘Terörsüz Türkiye’ ve ‘Türkiye Yüzyılı’ projelerine destek veren birer abidevi eser olduğunu yakından görüyoruz.

Kavaid-i Lisan-i Kürdi (Foto: ahber.com.tr ekran görüntüsü)Kavaid-i Lisan-i Kürdi (Foto: ahber.com.tr ekran görüntüsü)

GÖNÜLLERE DE TAŞA DA İŞLENEN BESMELEDEKİ TEVHİDİ ANLAYIŞ

Sahra Altı Afrikası’ndaki bir camide de Bağdat’daki bir medresede de Mağrib’deki bir evliya türbesi veya Türkistan’daki bir mezarda da Bosna’daki bir handa veya Arabistan’daki bir köprü ile İstanbul’daki bir sarayda da hep aynı Osmanlı mayasını, aynı tevhidi ışığı ve toplumsal bütünlüğü görüyoruz.
Osmanlı ruhu bir bakıma Besmele’nin ve Besmele’deki tevhidi anlayışın sadece zihinlere ve gönüllere değil taşa, toprağa, ilme, sanata, şiir, müzik ve mimariye de işlenmesidir
Sadık Albayrak’ın eserleri bu kapsamda İslam dünyasının âlim, arif ve sanatkârlarının Anadolu’ya akarak nasıl birer Osmanlı müridânı olduklarını da gösteriyor bize. Bu hakikat farklı milletler için de geçerli. Çünkü adil sultanlar, gönüller fatihi veliler, sanat kutbu arifler ve irfan sahibi âlimler sayesinde Osmanlı’nın siyasi formu ile farklı milletlerin sosyo-kültürel muhtevası arasında sarsılmaz bir bütünlük oluştuğunu görüyoruz. İşte kesret içerisindeki vahdete açılan bu anlayış Osmanlı’nın ulaştığı evrenselliği simgeliyor. Yeni Türkiye’nin hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemesini sağlayan lokomotif güçlerden biri de Sayın Albayrak’ın eserleriyle yeni nesillere aktardığı işte bu evrensel asabiyedir.

Kavaid-i Lisan-i Kürdi (Foto: ahber.com.tr ekran görüntüsü)Kavaid-i Lisan-i Kürdi (Foto: ahber.com.tr ekran görüntüsü)
ÇIĞIR AÇAN BİR ESER

Mütefekkir ve âlim Sadık Albayrak’ın Son Devir Osmanlı Uleması külliyatında günümüzdeki sosyolojik, kültürel ve siyasi sorunlara ayna tutan birçok şahsiyet, risale, belge ve örnek çalışma var. Bunlardan biri de dördüncü cildin sonunda 471 ila 518’inci sayfalar arasında ‘Vesika: 43’ adı altında Osmanlıca aslıyla yayımlanan 47 sayfalık orijinal Kavâid-i Lisan-ı Kürdî eseridir.

Kavaid-i Lisan-i Kürdi (Foto: ahber.com.tr ekran görüntüsü)Kavaid-i Lisan-i Kürdi (Foto: ahber.com.tr ekran görüntüsü)

MEDYADAN YOĞUN İLGİ: TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE İLMİ KATKI

Sayın Albayrak’ın keşfedip gün yüzüne çıkardığı ‘Kavâid-i Lisânı Kürdî’ çalışması, geçen asrın başında 1901 yılında yazılmış bir karşılaştırmalı Kürtçe-Osmanlıca dilbilgisi kitabı. Osmanlıca ve Kürtçe gramer kurallarını karşılıklı olarak aktarıyor kitap.
Kimileri için bir hazine niteliğinde. İlk kez gün yüzüne Sayın Albayrak sayesinde çıkan bu kitap günümüz için çığır açıcı bir niteliğe de sahip. Gün yüzüne çıkar çıkmaz da büyük yankı uyandırdı zaten. Bazı medya organları daha şimdiden bu eseri “Sadık Albayrak’tan Terörsüz Türkiye’ye ilmi katkı” başlığıyla verdi. ‘Kavâid-i Lisânı Kürdî’, Kürt Dilinin Kaideleri yani gramer kuralları demek.
Kürtçenin Kurmancî lehçesine dair bir gramer kitabı. Ama eser bir Kürtçe-Türkçe karşılaştırmalı dil bilgisi ders kitabı niteliğinde. Askeri Rüştiye (ortaokul öğrencileri) için hazırlanmış. Öğrencilere Osmanlıca ve Kürtçeyi karşılaştırmalı şekilde öğretiyor. Yazarı Harputlu Ömer Avni Efendi. 1901 yılında telif edilen eser 1912 yılında Mamüretül Aziz’de El-Hac Hurşid Efendi Matbaasında basılmış.

1200x675-abd-venezuelada-dugmeye-basti-yeni-hedef-panama-ve-kolombiya-1767494321594

ABD Venezuela’da düğmeye bastı! Yeni hedef Panama ve Kolombiya

ABD ve Venezuela arasında aylardır uyuşturucuya yönelik gerilimler sürerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Caracas yönetimine karşı saldırıya geçmesi Latin Amerika’da gerilimi tırmandırdı. Washington yönetimi dün Venezuela’daki 7 noktaya hava saldırısı düzenlemesinin ardından Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores alıkonuldu. Trump operasyonun oldukça başarılı olduğunu ifade ederken Maduro’nun New York Mahkemesi’nde “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma” suçlamasıyla yargılanacağını bildirdi.

Nicolas Maduro’nun eşi ile birlikte New York’taki gözlem tesisine getirilmesi ile Pazartesi günü hakim karşısına çıkacağı belirtilirken gözler ABD’nin operasyonu genişletme riskine çevrildi. Latin Amerika’da tansiyon her geçen dakika yükselirken Trump’ın yeni hedefi “Küba ve Kolombiya’ya operasyon mu?” sorularını akıllara getirdi. Sinan Tatlı’nın sunduğu A Haber Gece programına katılan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. İlyas Bozkurt konuya ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“ABD’NİN BÜTÇE GELİRİNİ ARTIRMASI İÇİN VENEZUELA’DAKİ PETROLLER VELİNİMET”

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. İlyas Bozkurt, ABD’nin 37 trilyon dolarlık borcunun bulunduğu ve 1.8 milyon dolarlık bütçe açığı olduğuna dikkat çekerken yönetimin nakit kaynağını sağlaması için 2 yöntemi olduğunu vurguladı. Bozkurt ilk olarak askeri giderlerin kısıtlanması ve gelirlerin artırılması gerektiğini belirterek, Trump’ın NATO’ya uyguladığı askeri harcamaları kesmesi, Orta Doğu’dan çekilmeye çalışması, hava ve deniz kuvvetlerinin çekilerek yerini kara kuvvetlerine bırakması gibi prosedürleri izlemesiyle gerçekleşebileceğini ifade etti.

A Haber - Ekran GörüntüsüA Haber – Ekran Görüntüsü
İlyas Bozkurt ABD’nin gelirlerinin artırılması noktasında Venezuela’daki petrol rezervlerinin önemli bir kaynak olduğuna dikkat çekerken “Trump’ın bir yandan giderleri kısması ve bir taraftan da gelirleri artırması gerekiyor. Gelirleri nasıl artırabilirsiniz? İşte Venezuela petrolleri sizin arayıp da bulamayacağınız bir velinimet. Yani şimdi Venezuela’da bir rejim değiştirdiğinizde ve size yakın, yani size yakın bir rejim kurduğunuzda ve o rejim de size o iktidarın teşekkürü için Venezuela petrollerini Amerikan şirketlerine açtığı zaman işte siz oradan elde edeceğiniz gelirlerle çok güzel bir gelir artırma yoluna girmiş olacaksınız. ” dedi.

A Haber - Ekran GörüntüsüA Haber – Ekran Görüntüsü

“ABD’NİN UYUŞTURUCU KONUSUNU BAHANE EDİYOR”

Bozkurt, ABD’nin Nicolas Maduro’ya yönelik kartel lideri iddialarının bir bahaneden ibaret olduğunu belirterek; “Venezuela harekatını bu şekilde okumak lazım. Yani uyuşturucu muşturucu hikaye. Yani şu soruyu sormak lazım seyircilerimize: Şimdi Maduro yakalandı, uyuşturucu bitecek mi? Bundan sonra Amerikan sokaklarında kokain satılmayacak mı? Mesela dünya piyasası, dünyanın tüm kokain piyasası Güney Amerika’nın kuzeyinden yönetilir, yani özellikle Kolombiya’dan. Kolombiya, Venezuela doğrudan uyuşturucu satıcısı değildir. Uluslararası raporlarda biz bunu görüyoruz, yani kokain trafiğinin yüzde 90’ına yakını Kolombiya’dan yönetiliyor ama Kolombiya tek ekici değil. Kolombiya, Venezuela topraklarında da ekiyor. Bakın Kolombiya ile Venezuela arasındaki sınır aşağı yukarı 2000 kilometreye yakın bir sınır.” dedi.

A Haber - Ekran GörüntüsüA Haber – Ekran Görüntüsü

“SIRADA KOLOMBİYA VE PANAMA VAR”

Trump’ın seçim sürecindeki açıklamalarını hatırlatan Bozkurt; Panama, Meksika ve Kolombiya’yı işaret ederek bu üç ülkenin ABD’nin hedefinde olduğunu vurguladı.

“Trump seçim konuşmalarında bile bunları açık açık söyledi: “Venezuela bizimdi, oradaki haklarımıza el koydular, gidip alacağız” dedi. Bakın yaptı. İki “Kolombiya” dedi, üç “Panama” dedi bakın. Sıra Panama’ya gelecek. Nihai hedef Meksika zaten. Ne dedi Panama’ya? “Biz o Panama Kanalı’nı yapıp size verirken bu amaçla vermemiştik” dedi. Bugün Panama limanlarında Çin’in hakimiyeti var bakın. Çin’in hakimiyeti var ve Amerika Birleşik Devletleri bundan çok rahatsız. Şimdi Kolombiya ve Panama’nın sırada olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

A Haber - Ekran GörüntüsüA Haber – Ekran Görüntüsü

“NİHAİ HEDEF MEKSİKA”

İlyas Bozkurt, ABD’nin Venezuela’ya yönelik başlattığı operasyon çerçevesinde Kolombiya ve Panama’nın ardından asıl hedefin Meksika olduğunu belirtti.

“Kolombiya ve Panama üçgenini çözmeden Meksika’ya sıra gelmez. Ama burası çözülüp burada istediği hedefe ulaşırsa Amerika, yani Amerika’ya yakın rejimler kurabilirse bu üç ülkede, o zaman Meksika’yı kuzeyden ve güneyden preslemiş olur ve nihai hedefi Meksika’dır ama Meksika öyle Kolombiya gibi, efendim Venezuela gibi küçük bir ülke değil. Yani Meksika ile uğraşacaksanız ciddi bir altyapı hazırlığınız olması gerekiyor. “

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
ABD Venezuela’da düğmeye bastı! Yeni hedef Panama ve KolombiyaABD Venezuela’da düğmeye bastı! Yeni hedef Panama ve KolombiyaABD Venezuela’da düğmeye bastı! Yeni hedef Panama ve Kolombiya
1200x675-ingiltere-ve-fransadan-suriyede-operasyon-deasa-ortak-hava-saldirisi-duzenlendi-1767488231336

İngiltere ve Fransa’dan Suriye’de operasyon! DEAŞ’a ortak hava saldırısı düzenlendi

İngiltere ve Fransa, Suriye’de terör örgütü DEAŞ’a yönelik ortak hava saldırısı düzenlediklerini duyurdu. İngiltere Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) uçaklarının, Fransa ile ortak operasyonda DEAŞ’a karşı saldırıları gerçekleştirdiği bildirildi.

Açıklamada, RAF uçaklarının, Mart 2019’da Suriye’nin Baghuz kasabında askeri yenilgi yaşayan terör örgütü DEAŞ’ın yeniden canlanmasını önlemek için Suriye üzerinde devriye uçuşlarına devam ettiği kaydedildi.

Dikkatli istihbarat analizlerinin, antik Palmira kentinin birkaç mil kuzeyindeki dağlarda bir yeraltı tesisi tespit ettiğine işaret edilen açıklamada, bu tesisin, büyük olasılıkla silah ve patlayıcı depolamak için DEAŞ tarafından işgal edildiğine dikkat çekildi. Açıklamada, tesisin çevresinde herhangi bir sivil yerleşimin bulunmadığı aktarıldı.

“İLK GÖSTERGELER HEDEFİN BAŞARIYLA VURULDUĞUNU GÖSTERİYOR”

Açıklamada, RAF uçaklarının Voyager yakıt ikmal tankeri tarafından desteklenerek, Fransız uçaklarıyla yeraltı tesisine ortak saldırısı düzenlediği bildirildi.

Uçakların, tesise inen bir dizi erişim tünelini hedef almak için Paveway IV güdümlü bombalar kullandığına aktarılan açıklamada, ayrıntılı değerlendirmenin halen sürdüğü ve ilk göstergelerin hedefin başarıyla vurulduğunu gösterdiği bildirildi. Açıklamada, saldırının sivillere herhangi bir risk oluşturduğuna dair gösterge bulunmadığı ve tüm uçakların güvenli şekilde geri döndüğü belirtildi.

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen İngiltere Savunma Bakanı John Healey, “Bu eylem, İngiltere’nin liderliğini ve müttefiklerimizle omuz omuza durarak DEAŞ’ın ve onların tehlikeli ve şiddet içeren ideolojilerinin Orta Doğu’da yeniden canlanmasını engelleme kararlılığımızı gösteriyor.” ifadesini kullandı.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
İngiltere ve Fransa’dan Suriye’de operasyon! DEAŞ’a ortak hava saldırısı düzenlendiİngiltere ve Fransa’dan Suriye’de operasyon! DEAŞ’a ortak hava saldırısı düzenlendiİngiltere ve Fransa’dan Suriye’de operasyon! DEAŞ’a ortak hava saldırısı düzenlendi
1200x675-guney-kore-ve-japonyadan-ortak-deneme-kuzey-koreye-fuze-firlatildi-1767489875466

Güney Kore ve Japonya duyurdu: Kuzey Kore balistik füze fırlattı

Güney Kore ve Japonya, Kuzey Kore’nin Japon Denizi (Doğu Denizi) yönüne balistik füze fırlattığını açıkladı.

Yonhap ajansının Güney Kore Genelkurmay Başkanlığının açıklamasına dayandırdığı haberine göre, Kuzey Kore füze denemesi yaptı.

Buna göre yerel saatle 08.00 sularında Japon Denizi yönüne balistik füze fırlatıldı.

Japonya Savunma Bakanlığı da füzenin ulusal Münhasır Ekonomik Bölgenin dışına düştüğünün tahmin edildiğini açıkladı.

Pyongyang yönetimi, Japon Denizi bölgesi yönüne son balistik füze denemesini 7 Kasım’da gerçekleştirmişti.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Güney Kore ve Japonya duyurdu: Kuzey Kore balistik füze fırlattıGüney Kore ve Japonya duyurdu: Kuzey Kore balistik füze fırlattıGüney Kore ve Japonya duyurdu: Kuzey Kore balistik füze fırlattı