1200x675-usulsuz-vatandaslik-operasyonunda-2-dalga-bakan-gurlek-acikladi-72-supheli-gozaltinda-1789976535211

Usulsüz vatandaşlık operasyonunda 2. dalga! Bakan Gürlek açıkladı: 30 şirkete kayyum atandı

Usulsüz vatandaşlık operasyonunda 2. dalga! Bakan Gürlek açıkladı: 30 şirkete kayyum atandı

A Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Usulsüz vatandaşlık operasyonunda 2. dalga! Bakan Gürlek açıkladı: 30 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşlık hukukunu istismar ederek kamu kurumlarını yanıltan ve sahtecilik yöntemleriyle haksız menfaat sağlayan yapılara yönelik soruşturmanın genişletildiğini belirterek, düzenlenen yeni operasyonla 1.070 kişinin usulsüz vatandaşlık edindiğinin tespit edildiğini, 30 şirkete kayyum atandığını açıkladı. Operasyon yapılan şirketlerden Gül İnşaat AŞ ve Beyaz İnşaat, İBB davasında İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü ile rüşvet ilişkisine girmekle suçlanıyor. Öte yandan İçişleri Bakanlığı, toplam 6.134 kişinin vatandaşlık kazanma kararının iptal edildiğini veya geri alındığını açıkladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik yürütülen soruşturmada, ikinci dalga operasyonun gerçekleştirildiğini bildirdi. Bakan Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, vatandaşlık hukukunu istismar eden, kamu kurumlarını yanıltarak haksız menfaat sağlayan ve sahtecilik yöntemlerine başvuran yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.

VATANDAŞLIKLARI İPTAL EDİLDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturmanın ikinci dalgasının bu sabah gerçekleştirildiğini ifade eden Gürlek, ilk dalgada “Babacan İnşaat” bağlantılı işlemlerde, düşük bedelli gayrimenkullerin gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporlarıyla satıldığını ve 687 kişinin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığının tespit edildiğini ve vatandaşlıklarının iptaline yönelik sürecin başlatıldığını hatırlattı.

Operasyon İstanbul merkezli olarak 13 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.Operasyon İstanbul merkezli olarak 13 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

Bakan Gürlek, şöyle devam etti:

“İkinci dalgada ise “Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat” üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışları incelenmiş; bu kapsamda 734 yabancı uyruklu şahsa yapılan satışlar değerlendirilmiş, 274 satış işleminin muvazaalı olduğu tespit edilmiştir. Yapılan incelemelerde, söz konusu işlemler sonucunda aile bireyleriyle birlikte 1.070 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiği, 11 kişinin ise vatandaşlık edinme sürecinin devam ettiği belirlenmiştir. Ayrıca 3,5 milyar TL’yi aşkın tutardaki işlemin muvazaalı şekilde gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.”

30 ŞİRKETE KAYYUM ATANDI

“Bu sabah gerçekleştirilen operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış; 73 şüpheli gözaltına alınmıştır. Şüphelilere ait adresler ve şirketlerde dijital materyallere el konulmuştur. 2.011 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulanmış; 30 şirkete el konularak kayyum atanmıştır. Usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari süreç başlatılmıştır. Bu önemli soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızı, operasyonu başarıyla gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerimizi tebrik ediyorum. Kamu zararının ortaya çıkarılması, suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürülmesi ve vatandaşlık hukukumuzun korunması için hukukun bütün imkanları kararlılıkla kullanılacaktır.”

6.134 USULSÜZ VATANDAŞLIK İÇİN KARAR

Öte yandan konuyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Toplam 1.413 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte 6.134 kişinin vatandaşlık kazanma kararı iptal edilmiş veya geri alınmıştır.” denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bu süreçte sahte ve usulsüz ekspertiz raporlarıyla vatandaşlık sürecini suistimal etmeye çalışanlara yönelik Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünce yürütülen incelemeler sonucunda; 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesi iptal edilmiş, aile fertleriyle birlikte toplam 5.391 kişinin vatandaşlık kararı iptal edilmiştir. Ayrıca, vatandaşlık kazandıktan sonra kamu düzeni ve milli güvenlik bakımından sakıncalı olduğu tespit edilen 263 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte toplam 743 kişinin vatandaşlık kararı geri alınmıştır. Böylelikle toplam 1.413 yatırımcı ve aile fertleriyle birlikte 6.134 kişinin vatandaşlık kazanma kararı iptal edilmiş veya geri alınmıştır. 11 Şubat 2026 tarihinden itibaren ise yatırım uygunluk belgesi iptal edilen 458 yatırımcı ve aile fertleri olmak üzere toplam 1.393 kişinin vatandaşlığı iptal edilmiş, 7 kişinin vatandaşlığı ise milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakınca bulunması nedeniyle geri alınmıştır.

21 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ise muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırıldığı belirlenen aile bireyleriyle birlikte 1.070 kişi ile vatandaşlık edinme süreci devam eden 11 kişi tespit edilmiştir. Yapılan incelemede bu kişilerin 263’ünün yatırımcı, 807’sinin aile ferdi olduğu, 1.015 kişinin karar tarihinde, 55 çocuğun ise karar tarihinden sonra Türk vatandaşlığını kazandığı anlaşılmıştır. Vatandaşlık süreci devam eden 11 kişiden 1’i hakkında geri alma, 3’ü hakkında ret işlemi gerçekleştirilmiş, 7 kişinin ise vatandaşlık başvurusunda bulunmadığı tespit edilmiştir. Soruşturmaya konu hususlar, başvuru öncesi belgelere ilişkin sahtecilik girişimleri olup Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelimizin görev ve yetkileri kapsamında herhangi bir zafiyet veya ihmal bulunmamaktadır. Suç teşkil eden tüm usulsüzlükler adli makamlara intikal ettirilmektedir.”

SORUŞTURMADA DİKKAT ÇEKEN İSİMLER

İkinci dalga operasyon yapılan şirketlerden Gül İnşaat AŞ ve Beyaz İnşaat’ın, Silivri’de görülen İBB davasında İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü ile rüşvet ilişkisine girdiği biliniyor. Şüpheli şahıslar listesinde Gül İnşaat’tan Ali Gül, Mehmet Gül, Çetin Gül, Osman Gül, Metin Gül, Ahmet Gül, Mustafa Kubilay Gül, Yalçın Gül, Sönmez Aydın ve Gülsüm Aydın bulunuyor. Beyaz İnşaat’tan Muzaffer Beyaz da listenin ilk sırasında bulunuyor. Muzaffer Beyaz geçtiğimiz günlerde verdiği ifadede milyon dolarlık rüşvet çarkını tek tek anlatmıştı. Beyaz, imar ve iskan izinlerinden otopark ruhsatlarına kadar pek çok işlemde kendisinden milyonlarca dolar ve euro rüşvet talep edildiğini belirterek bu talepleri reddettiğinde projelerinin engellendiğini ve haksız cezalarla yıldırılmaya çalışıldığını açıklamıştı.

Şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.Şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.

DÖVİZ TÜRKİYE’YE GİRMEDEN SATIŞ YAPILMIŞ GİBİ GÖSTERİLDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen usulsüz vatandaşlık soruşturmasının ikinci dalgasında, işlemlerin ekonomik boyutuna ilişkin dikkat çeken bulgular da ortaya çıktı. İncelemelerde, vatandaşlık için gerekli dövizin Türkiye’ye fiilen getirilmediği, bunun yerine şirketlerin kendi kaynaklarının gayrimenkul satışından kaynaklanan para hareketi gibi gösterildiği belirlendi. Muvazaalı işlemler nedeniyle 72 milyon 250 bin dolarlık döviz girişinin gerçekleşmediği tespit edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, yabancıların Türk vatandaşlığı kazanabilmesi için gerekli tutardaki dövizin Türkiye’ye fiilen girişi sağlanmadan finansal işlemler oluşturulduğu belirlendi.

OPERASYON KAPSAMINDAKİ ŞÜPHELİLERİN LİSTESİOPERASYON KAPSAMINDAKİ ŞÜPHELİLERİN LİSTESİ

Tespitlere göre aracı şirketler veya gayrimenkul satıcıları, kendi kaynaklarını kullanarak para hareketlerini taşınmaz alım satımından kaynaklanıyormuş gibi gösterdi. Taşınmazların değerlerinin de gerçeğin üzerinde gösterilmesi amacıyla yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendi. Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre organizasyon kapsamında Türk vatandaşlığı edinmek isteyen yabancılardan gerçekleştirilen işlemler karşılığında kişi başına ortalama 50 bin dolar civarında menfaat sağlandı.

İkinci dalgada Gül İnşaat AŞ ve bağlantılı 24 paravan şirket, Beyaz İnşaat Petrol Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ ve bağlantılı 2 paravan şirket ile LİV Yapı Gayrimenkul Yatırım AŞ ve bağlantılı 1 paravan şirket üzerinden gerçekleştirilen işlemler incelemeye alındı.

734 SATIŞ İNCELENDİ, 274’Ü MUVAZAALI

Mali ve tapu kayıtları üzerinden yapılan incelemelerde 734 yabancı uyruklu kişiye gerçekleştirilen gayrimenkul satışının 274’ünün muvazaalı olduğu tespit edildi. Bu işlemler sonucunda aile bireyleriyle birlikte 1.070 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiği, 11 kişinin ise vatandaşlık sürecinin devam ettiği belirlendi. İncelemelere göre muvazaalı işlemler nedeniyle Türkiye’ye girmesi gereken 72 milyon 250 bin dolarlık döviz girişi gerçekleşmedi.

Operasyon kapsamında gözaltılar devam ediyor.Operasyon kapsamında gözaltılar devam ediyor.

2 BİN 11 TAŞINMAZ VE 42 BANKA HESABINA TEDBİR

Soruşturmanın ekonomik ayağında geniş kapsamlı malvarlığı tedbirleri de uygulandı. Suçtan elde edildiği veya suç faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen 2 bin 11 taşınmaz, 1 otel, 86 motorlu araç, 2 lüks tekne ve 42 banka hesabı hakkında tedbir kararı verildi. Ayrıca soruşturma kapsamındaki 30 ana ve paravan şirkete el konularak kayyum atandı.

13 İLDE İKİNCİ DALGA OPERASYON

Soruşturma kapsamında 21 Eylül saat 06.00’da İstanbul merkezli 13 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilere ait 78 ikamet, iş yeri ve şirket adresinde arama gerçekleştirildi. Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmada para hareketleri, paravan şirketler, gayrimenkul satışları ve bağlantılı malvarlıklarına yönelik incelemeler sürüyor.

6995b047111bf1771417671-1771428314-2

Eğitim-Bir-Sen: İslam Âleminin Ramazan-ı Şerifi Mübarek Olsun

Eğitim-Bir-Sen: İslam Âleminin Ramazan-ı Şerifi Mübarek Olsunmask
ABONE OLGoogle News Sayfamız

Eğitim-Bir-Sen tarafından yapılan açıklamada, Ramazan ayının rahmet, mağfiret ve arınma iklimi olduğu vurgulanarak İslam âleminin Ramazan-ı Şerif’i tebrik edildi. Açıklamada, bu mübarek ayın yalnızca bireysel ibadet değil; toplumsal dayanışma, kardeşlik ve paylaşma bilincini güçlendiren bir dönem olduğuna dikkat çekildi.

“Ramazan, Kulluk Bilincinin Merkezde Olduğu Aydır”

Açıklamada, Ramazan ayının dua, yakarış, ibadet ve manevi arınma ayı olduğu belirtilerek; orucun, hayatın merkezine kulluk bilincini yerleştirdiği ifade edildi. Ramazan’ın başının rahmet, ortasının mağfiret, sonunun ise cehennem azabından kurtuluş olduğu hatırlatıldı.

Bu ayda müminlerin sabır, tevekkül, paylaşma ve affetme gibi değerleri hayatın merkezine taşıdığı; toplumsal barış ve kardeşliğin güç kazandığı kaydedildi.

“ Maarifin Kalbinde Ramazan” Faaliyetlerine Destek

Açıklamada, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından “Maarifin Kalbinde Ramazan” temasıyla okullarda hayata geçirilmesi planlanan etkinliklerin değerler eğitimi açısından önemli olduğu ifade edildi. Çocukların Ramazan iklimini yaşayarak öğrenmesinin, manevi gelişimlerine katkı sağlayacağı vurgulandı.

Eğitim-Bir-Sen, söz konusu faaliyetleri desteklediklerini ve bu yaklaşımı isabetli bulduklarını belirtti.

Kur’an Ayı Vurgusu

Ramazan ayının aynı zamanda Kur’an ayı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Kadir Gecesi’nin bu ay içinde yer almasının ayrı bir anlam taşıdığı ifade edildi. Müslümanların bu dönemi Kur’an’ı anlama, idrak etme ve hayatlarına rehber edinme fırsatı olarak değerlendirmeleri gerektiği belirtildi.

Mukabele geleneği, sahur ve iftar sofralarının birlik ve beraberliği güçlendiren yönüne de değinildi.

Filistin ve Doğu Türkistan Mesajı

Açıklamanın sonunda, başta Filistin ve Doğu Türkistan olmak üzere zulüm altında bulunan Müslümanlar için dua edildi. Ramazan ayının İslam âlemine huzur, barış ve esenlik getirmesi temenni edildi.

Eğitim-Bir-Sen, tüm Müslümanların Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ederek, bu mübarek ayın insanlığa iyilik, merhamet ve kardeşlik bilinci kazandırmasını diledi.

#
Maarifin Kalbinde Ramazan, Doğu Türkistan dua, Eğitim-Bir-Sen Ramazan mesajı, Ramazan-ı Şerif tebrik, değerler eğitimi, Filistin mesajı, ifade, Eğitim-Bir-Sen
1200x675-ahmed-saradan-new-yorkta-suriyeli-toplumuyla-gorusme-1790067704693

Ahmed Şara, New York’ta ABD’deki Suriyeli toplumuyla buluştu ve Suriye’nin yeniden yapılanma sürecini değerlendirdi

Ahmed Şara, New York’ta ABD’deki Suriyeli toplumuyla buluştu ve Suriye’nin yeniden yapılanma sürecini değerlendirdi

A Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Ahmed Şara, New York’ta ABD’deki Suriyeli toplumuyla buluştu ve Suriye’nin yeniden yapılanma sürecini değerlendirdi

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ABD’deki Suriyeli toplumunun temsilcileriyle bir araya gelerek Suriye’deki son gelişmeleri, yeniden yapılanma sürecini ve Washington ile ilişkileri ele aldı.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na katılmak üzere geldiği New York’ta ABD’deki Suriyeli toplumunun üyeleriyle bir araya geldi.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, salı günü gerçekleştirilen toplantıya Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanı Raid es-Salih ile çok sayıda yetkili katıldı.

SURİYE’DEKİ SON GELİŞMELER ELE ALINDI

Görüşmede Şara, Suriye’deki son gelişmeler, son dönemde elde edilen kazanımlar ile ülkenin yeniden yapılanma ve toparlanma sürecini değerlendirdi.

Şara ayrıca toplantıya katılanların çeşitli konulara ilişkin görüş ve önerilerini dinledi.

WASHINGTON İLE İLİŞKİLERE VURGU

Şara, ABD’deki Suriyeli toplumunun Şam ile Washington arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve ilerletilmesinde önemli bir rol oynadığını belirtti.

Suriye dışında yaşayan Suriyelilerin sahip olduğu bilgi, deneyim ve uzmanlıktan yararlanmanın önemine de dikkat çeken Şara, diaspora üyelerinin ülkenin yeniden yapılanma çalışmalarına katkı sunabileceğini ifade etti.

BM GENEL KURULU’NA İKİNCİ KEZ KATILACAK

Görüşme, Şara’nın 81. BM Genel Kurulu’na katılmak üzere New York ziyaretine başlamasının ardından gerçekleşti. Şara, pazartesi günü New York’a geldi.

Bu ziyaret, Şara’nın BM Genel Kurulu’na üst üste ikinci katılımı olma özelliğini taşıyor.

Şara, Eylül 2025’te düzenlenen 80. BM Genel Kurulu’na da katılmış ve 1967’den bu yana BM Genel Kurulu toplantısına katılan ilk Suriye Cumhurbaşkanı olmuştu.

1200x675-diyarbakirda-uyusturucu-operasyonu-99-kenevir-ekim-alani-imha-edildi-1789978732774

Diyarbakır’da nefes kesen uyuşturucu operasyonu: 99 kenevir ekim alanı imha edildi

Haberler Gündem Haberleri Diyarbakır’da nefes kesen uyuşturucu operasyonu: 99 kenevir ekim alanı imha edildi Diyarbakır’da nefes kesen uyuşturucu operasyonu: 99 kenevir ekim alanı imha edildiGiriş Tarihi:21 Eylül 2026 11:21Son Güncelleme:21 Eylül 2026 11:28 ahaber.com.tr Haber Merkezi PAYLAŞABONE OLYAZIA Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!Diyarbakır’ın Lice ve Kulp ilçelerinde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 217 bin 608 kök kenevir ve skunk imha edildi. Operasyonlarda 99 yasa dışı ekim alanı tespit edilirken, 5 ton toz esrar elde edilebilecek miktarda kenevir ele geçirildi.İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Lice ve Kulp Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerince Diyarbakır’ın Lice ve Kulp ilçelerinde “Yasa Dışı Kenevir Ekimi İle Mücadele Eylem Planı” kapsamında operasyonlar düzenlendiğini açıkladı.99 KENEVİR EKİM ALANI İMHA EDİLDİBakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre operasyonlara 64 operasyonel tim, 570 personel ve uzaktan algılama sistemleri destek verdi.Operasyonlar sonucunda 99 yasa dışı kenevir ekim alanı tespit edilerek imha edildi, 15 kg esrar ele geçirildi.İÇİŞLERİ BAKANLIĞI: “MÜCADELEMİZE KARARLILIKLA DEVAM EDİYORUZ”Bakanlıktan yapılan paylaşımda şu açıklamalara da yer verildi:”Sokak satıcılarına, uyuşturucu imalatçılarına ve yasa dışı uyuşturucu ekim faaliyetlerine yönelik mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.”Midesinden 39 kapsül uyuşturucu çıktı!MİDESİNDEN 39 KAPSÜL UYUŞTURUCU ÇIKTI!

WhatsAppTwitlePaylaşPaylaş–+ABONE OL Eğitim-İş öncülüğünde alınan servis taşımacılığı eylem kararına katıldığı için disiplin cezası verilen bir üyeye ilişkin süreçte, Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı verdi. Kararda, sendikal faaliyete yönelik müdahalenin demokratik toplum düzeninde gerekli olduğunun yeterli gerekçeyle ortaya konulamadığı vurgulandı.Disiplin Cezası Süreci Nasıl Başladı?Nöbetçi öğretmenlere servis kontrollerinin yaptırılmasına ilişkin alınan eylem kararına uyan bir üyeye, verilen servis kontrolü görevini yerine getirmediği gerekçesiyle disiplin cezası tesis edildi.İdare mahkemelerinde açılan davaların olumsuz sonuçlanmasının ardından sendika tarafından bireysel başvuru yoluna gidildi.Anayasa Mahkemesi: “Sendika Hakkına Müdahale Zorunlu İhtiyaca Dayanmıyor”Yüksek Mahkeme kararında, idari ve yargısal makamların başvurucuların esaslı itirazlarını karşılayacak ilgili ve yeterli gerekçe sunmadığı belirtildi.Kararda özetle şu değerlendirmeye yer verildi:Sendika hakkına yapılan müdahalenin demokratik toplumda gerekli olduğuna dair yeterli gerekçe ortaya konulmadı.Aylıktan kesme cezasının zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık geldiği ispatlanamadı.Bu nedenle Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğine karar verildi.Eğitim-İş’ten Açıklama: “Sendikal Mücadeleye Devam”Kararın ardından yapılan açıklamada, sendikal faaliyetlere yönelik disiplin cezalarının kabul edilemez olduğu vurgulandı.Eğitim-İş, sendikal mücadele alanını daraltmaya yönelik girişimlere karşı hukuki süreci sürdüreceklerini ve sendikal hak ve özgürlükleri savunmaya devam edeceklerini belirtti. Ayrıca kararın Milli Eğitim Bakanlığı’na yol gösterici nitelikte olduğu ifade edildi.#
anayasa mahkemesi, servis taşımacılığı eylemi, disiplin cezası, hak ihlali, sendika hakkı, Eğitim-İş, ifade, karar, başvuru, açıklama, sendikal mücadele

1200x675-arakciden-abdye-savas-kayiplari-uzerinden-tepki-1790068982084-2

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD’nin İran açıklamalarına tepki gösterdi: Yüzlerce askeri tesis hasar gördü

Haberler Dünya Haberleri İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD’nin İran açıklamalarına tepki gösterdi: Yüzlerce askeri tesis hasar gördü İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD’nin İran açıklamalarına tepki gösterdi: Yüzlerce askeri tesis hasar gördüGiriş Tarihi:22 Eylül 2026 12:23 ahaber.com.tr Haber Merkezi PAYLAŞABONE OLYAZIA Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin İran’ın savunmasız kaldığı yönündeki açıklamalarıyla alay ederek, ABD Savunma Bakanlığı’nın savaş sırasında yaşanan mühimmat sıkıntısı ve ABD askeri unsurlarındaki hasara ilişkin raporuna dikkat çekti.Arakçi, salı günü X hesabından yaptığı paylaşımda, “Kurgu: İran savunmasız. Gerçek: Yüzlerce ABD askeri tesisi yerle bir edildi, onlarca uçak kül oldu.” ifadelerini kullandı.Arakçi, bu açıklamasında ABD Savunma Bakanlığı’nın pazartesi günü Kongre’ye sunduğu rapora atıfta bulundu. İranlı bakan, raporda açıklanan kayıpların yalnızca “buzdağının görünen kısmı” olduğunu savundu.ABD’NİN BÖLGEDEKİ ÜSLERİNDE YÜZLERCE YAPI HASAR GÖRDÜRaporda, İran’ın saldırılarının Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün’deki ABD askeri üslerinde yüzlerce bina ve yapıya hasar verdiği veya bunları yok ettiği belirtildi.Raporda ayrıca savaş sırasında onlarca ABD savaş uçağı ve diğer askeri hava aracının hasar gördüğü veya imha edildiği ifade edildi.TRUMP “HİÇBİR SAVUNMASI YOK” DEMİŞTİÇatışmanın 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlamasının ardından ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın “kesinlikle hiçbir savunmasının kalmadığını” söylemiş ve ülkenin liderliği, donanması ve hava kuvvetlerinin yok edildiğini ileri sürmüştü.Savaşın üzerinden 6 aydan fazla süre geçti.MÜHİMMAT STOKLARINDA “STRATEJİK AÇIK”ABD Savunma Bakanlığı bünyesindeki bir denetim kuruluşu da “Epic Fury Operasyonu” sırasında yoğun mühimmat kullanımının, ABD’nin stratejik mühimmat stoklarında açık oluşturduğunu ve savunma sanayisinin mühimmat stoklarını yeniden doldurma kapasitesinde darboğazlar ortaya çıkardığını tespit etti.Çatışmalar sırasında aralarında Patriot ve THAAD füzelerinin de bulunduğu çok sayıda maliyetli önleme füzesi kullanıldı.THAAD ya da Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunması, kısa ve orta menzilli balistik füzeleri havada önlemek üzere tasarlanmış bir sistem olarak biliniyor.İRAN, 500 MİLYON DOLARLIK THAAD RADARINI DA VURDURapora göre İran ayrıca yaklaşık 500 milyon dolar değerindeki bir THAAD radar istasyonunu imha etti.ABD Savunma Bakanlığı, savaş çabalarının haziran ayı sonuna kadar olan maliyetini 33,4 milyar dolar olarak tahmin etti. Bu miktarın 22 milyar dolardan fazlasının mühimmat için harcandığı belirtildi.Trump’tan İran ve Husiler açıklamasıTRUMP’TAN İRAN VE HUSİLER AÇIKLAMASIABDden yeni katliamlar için silah sevkiyatıABD’DEN YENİ KATLİAMLAR İÇİN SİLAH SEVKİYATIABD’den İran’a BM öncesi vize izniABD’DEN İRAN’A BM ÖNCESİ VİZE İZNİTrump’tan İran’a yok etme çıkışıTRUMP’TAN İRAN’A “YOK ETME” ÇIKIŞIİran savaşı için gizli zirveİRAN SAVAŞI İÇİN GİZLİ ZİRVE

1200x675-1790002874405-2

Okullarda yeni güvenlik dönemi başladı! Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlığından iş birliği: İşte alınan tüm önlemler…

Haberler Gündem Haberleri Okullarda yeni güvenlik dönemi başladı! Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlığından iş birliği: İşte alınan tüm önlemler… Okullarda yeni güvenlik dönemi başladı! Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlığından iş birliği: İşte alınan tüm önlemler…Giriş Tarihi:21 Eylül 2026 18:04Son Güncelleme:21 Eylül 2026 20:19 ahaber.com.tr Haber Merkezi PAYLAŞABONE OLYAZIA Haber’i Google’a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı, milyonlarca öğrenci ve veliyi yakından ilgilendiren yeni eğitim-öğretim dönemine ilişkin okul güvenliği yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Ankara’da imzalanan Okul Güvenliği Protokolü ile okul ve çevrelerindeki denetimler artırılırken veli randevu sisteminin zorunlu hale getirilmesi, okul forması ve öğretmen önlüğü uygulamaları, dijital güvenlik tedbirleri, akran zorbalığıyla mücadele ve yapay zekâ destekli disiplin analizleri gibi uygulamalar hayata geçirildi.Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara’da düzenlenen Okul Güvenliği Protokolü İmza Töreni’nde bir araya geldi. İmzalanan protokolle öğrencilerin huzurlu ve güvenli bir ortamda eğitim görmelerini sağlamak amacıyla okul içi ve çevresindeki güvenlik tedbirlerinin kapsamı genişletildi.OKUL GÜVENLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI! BAKANLAR TÖRENDE KONUŞTUOKUL ÇEVRELERİNDE SIKI DENETİM VE VELİLERE ÇAĞRIİçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, okullar ve çevrelerinde yapılan risk analizlerinin ardından gerekli güvenlik tedbirlerinin alındığını belirterek denetimlerin artırılacağını söyledi.Çiftçi, velilere de çocuklarının okul dışındaki faaliyetlerini ve dijital ortam kullanımını yakından takip etmeleri çağrısında bulunarak şu ifadeleri kullandı:“Risk analizleri yapılarak gerekli önlemler alındı. Okul çevrelerinde denetimler artacak. Velilerimize sesleniyorum. Onlar da çocuklarını takip etsinler. Çocuk okuldan eve geldiğinde, odasına çekildiğinde hangi internet sitesine giriyor, kimlerle arkadaşlık ediyor, bunları mutlaka gözlemlesinler.”BAKAN TEKİN: TÜM TEDBİRLER ALINDIMilli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde gerekli hazırlıkların tamamlandığını belirtti. Tekin, Türkiye’nin eğitim alanında uluslararası ölçekte başarı grafiği yakaladığını ifade ederek Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.Bakan Tekin, “Yeni eğitim-öğretim yılında gerekli tüm tedbirler alındı. Türkiye, her alanda olduğu gibi eğitim-öğretimde de uluslararası boyutta başarıya sahip. Sayın Cumhurbaşkanımızın, bu ülkede çocuklarımızın hak ettiği konforda ve hak ettiği nitelikte eğitim alması için çeyrek asırdır verdiği mücadelenin neticesinde bu güzel günleri gördük. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımıza bu açıdan Milli Eğitim Bakanı olarak şükranlarımı sunuyorum.” dedi.4 ANA BAŞLIKTA SAĞLIKLI OKUL İKLİMİGüvenlik tedbirlerinin yalnızca asayiş odaklı olmadığını belirten Tekin, öğrencilerin ve öğretmenlerin huzurlu bir eğitim ortamında bulunmasını hedeflediklerini söyledi.Tekin, “Güvenlikçi bir perspektiften ziyade okul ikliminin sağlıklı hale getirilmesi anlamında tedbirlerimizi kategorik olarak oluşturduk. Bu tedbirlerle ilgili dört başlıkta sıralayabileceğimiz, kategorize edeceğimiz hususları bizi dinleyen velilerimiz, öğrenci ve öğretmen arkadaşlarımız açısından dikkat çekici olması için ifade etmek istiyorum.” ifadelerini aktardı.SİBER TEHDİTLERE KARŞI DİJİTAL OKURYAZARLIKÖğrencilerin sanal dünyadaki risklerden korunmasına yönelik çalışmaların da yeni dönemin önemli başlıklarından biri olduğunu belirten Tekin, dijital okuryazarlık konusunda öğrencilere yönelik çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.Tekin, “Çocuklarımızın siber âlemde, sanal âlemde kendi lehlerine ve aleyhlerine olabilecek durumları, başkalarının hak ve hürriyetlerini ihlal etmeye yönelik eylemlerin neler olduğunu ve bunları birbirinden ayırt edebilme kapasitesini dijital okuryazarlık faslı altında çocuklarımızla paylaşmaya özen gösterdik.” dedi.Tekin, ikinci başlıkta ise okul içerisinde mevzuat ve pedagojik ilkeler doğrultusunda alınan tedbirlerin bulunduğunu belirtti.VELİ RANDEVU SİSTEMİ ZORUNLU HALE GETİRİLDİOkul binalarına giriş ve çıkışların daha kontrollü hale getirilmesi amacıyla veli randevu sisteminin zorunlu hale getirildiğini belirten Tekin, uygulamanın okul güvenliği açısından önemine dikkat çekti.Tekin, “Genelge ile zorunlu hale getirdiğimiz veli randevu sistemimiz var. Okullarda şiddet başta olmak üzere birçok konuyu birbirinden ayırt etmekte, kimin veli olduğunu ve kimin okullardaki herhangi bir iş ve işlemini takip etmek için gelip gelmediğini görebilmemiz açısından ben bunu çok önemsiyorum.” ifadelerini kullandı.FORMA VE ÖĞRETMEN ÖNLÜĞÜ UYGULAMASI DEVREDESerbest kıyafet uygulamasının sona erdirilerek okul forması uygulamasına geçilmesinin okul güvenliği açısından da önem taşıdığını belirten Tekin, uygulamanın okul dışından gelen kişilerin ayırt edilmesini kolaylaştıracağını söyledi.Tekin, “Çocuklarımızın aidiyetlerini ortaya koyacak şekilde okul formalarının yeniden gündeme alınması, serbest kıyafet uygulamasının sonlandırılarak okullara yabancı kişilerin girmesinin ayırt edilebilirliğini artırabilmek açısından çok önemli.” dedi.Eğitimciler için getirilen önlük uygulamasına da değinen Tekin, “Bu yaz zorunlu hale getirdiğimiz eğitimciler, öğretmen arkadaşlarımız için önlük uygulaması da bu sürecin bir parçası.” açıklamasında bulundu.“AKRAN NEZAKETİ” VE YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ ANALİZOkullarda şiddet ve zorbalıkla mücadele kapsamında yeni çalışmalar yürütüldüğünü belirten Tekin, “Okullarımızda kamuoyunda akran zorbalığı diye tanımlanan, bizim akademik literatüre ‘akran nezaketi’ olarak geçmesini istediğimiz akran nezaketi ve sosyal iyileştirme projesi bu anlamda önemli.” ifadelerini kullandı.Disiplin süreçlerinin de bilimsel yöntemlerle analiz edildiğini belirten Tekin, disiplin cezalarının yıl içerisindeki dağılımı üzerinden yapay zekâ destekli analizler gerçekleştirildiğini söyledi.Tekin, “Disiplin cezalarının yıl içerisindeki dağılımı üzerinden yapay zekâ destekli analizler yaptık. Bunun sonuçlarına göre rehber öğretmenlerimizle paylaşımlarda bulunduk.” dedi. #Milli Eğitim Bakanlığı #İçişleri Bakanlığı

WhatsAppTwitlePaylaşPaylaş–+ABONE OLYükseköğretim Kurulu (YÖK), 19 Şubat Perşembe günü başlayacak Ramazan ayı dolayısıyla personeline yönelik çalışma saatlerinde düzenlemeye gitti. Kurum tarafından yayımlanan bilgilendirme yazısında, Ramazan ayının sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulunuldu.Kadın Personel Saat 16.00’dan İtibaren İzinliYÖK tarafından personele gönderilen bilgilendirme e-postasına göre, Ramazan ayı süresince kurumda görev yapan tüm kadın çalışanlar saat 16.00 itibarıyla izinli sayılacak.Ayrıca kadın personelin ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla Bilkent Metro istasyonuna kadar kurum servis imkânı sağlanacağı belirtildi.Servis Saatlerinde DüzenlemeAkşam mesai bitiminde kuruma erken gelen personel servislerinin, saat 17.00 itibarıyla yolcularını alarak kurumdan ayrılabileceği bildirildi. Böylece iftar saatine yetişme konusunda personelin mağduriyet yaşamaması hedefleniyor.4/D Statüsündeki İşçiler İçin Ulaşım İmkânıDuyuruda, kurum bünyesinde görev yapan 4/D statüsündeki işçi personelin de işlerini aksatmamak kaydıyla sabah servislerinden yararlanabileceği ifade edildi.#
kadın personele izin, Ramazan çalışma saatleri, YÖK servis düzenlemesi, 4D işçi personel, YÖK Ramazan mesaisi, kamu mesai saatleri, ifade